İçtenliksiz İman ve Boş Güvenlik Arayışının Çöküşü
Hoşea 7. bölüm, İsrail’in içtenlikten uzak ruhsal durumu ve siyasal kargaşasını çarpıcı benzetmelerle anlatır. Tanrı, halkının suçlarını iyileştirmek isterken onların kötülükte ısrar ettiğini belirtir. Hırsızlık, soygun ve saray entrikaları ülkede düzeni bozmaktadır. Kral ve önderler, halkın günahlarından keyif alır, böylece yöneticiler de halkla birlikte suça ortak olur.
Peygamber, halkı “ısıtılmış fırın”a benzetir: şehvet ve kinle yanan, ancak Tanrı’ya yönelmeyen bir topluluk. Aynı zamanda İsrail “dönmemiş ekmek” gibidir; yani bir tarafı yanmış, öteki pişmemiş, dengesiz ve yarım kalmış bir imana sahiptir. Dış politikada da benzer bir dengesizlik vardır: Mısır ve Asur’la yapılan ittifaklar, Tanrı’ya güvenmek yerine insan gücüne yaslanmanın göstergesidir.
Hoşea, bu ruhsal ve siyasal çürümüşlüğün Tanrı’nın yargısıyla sonuçlanacağını bildirir. Halk, felaket anında bile Rab’be içtenlikle dönmez; bu yüzden Tanrı’nın korumasını kaybedecektir.
Hoşea 7, günümüzde de Tanrı’dan uzaklaşıp sadece insan planlarına güvenmenin tehlikesini hatırlatır. Gerçek güven ve istikrar, yalnızca Tanrı’ya sadık bir yaşamda bulunur.
HOŞEA 7
1 “İsrail'e şifa vermek istesem,
Efrayim'in suçları,
Samiriye'nin kötülükleri ortaya çıkıyor.
Çünkü hile yapıyorlar,
Evlere hırsız giriyor,
Dışarda haydut çeteleri soygun yapıyor.
2 Ne var ki, düşünmüyorlar,
Kötülüklerini unutmadığımı.
Günahları kuşatıyor onları,
Gözümün önündeler.
3 “Kralı kötülükleriyle,
Önderleri yalanlarıyla sevindiriyorlar.
4 Hepsi zinaya düşkün,
Yoğrulan hamur ekşiyinceye dek
Fırıncının ateşini karıştırmaya gerek duymadığı fırın gibi kızgınlar.
5 Kralımızın şenlik gününde,
Önderler şarabın ateşinden hastalandılar,
Kral da alaycılarla elele verdi.
6 Fırın gibidir yürekleri,
Dolap çevirerek ona yaklaşırlar.
İçin için yanar öfkeleri
Gece boyunca.
Alevli ateş gibi parlar
Sabah olunca.
7 Hepsi fırın gibi kızgındır,
Yutar yöneticilerini.
Bütün kralları düştü,
Kimse yardıma çağırmıyor beni.
8 “Efrayim öteki halklarla karışıyor,
Çevrilmemiş pideye döndü.
9 Gücünü yabancılar yedi,
Farkında değil;
Saçlarına ak düştü,
Farkında değil.
10 İsrail'in gururu kendine karşı tanıklık ediyor;
Bütün bunlara karşın
Yine de dönmüyorlar bana, Tanrıları RAB'be,
Aramıyorlar beni.
11 “Efrayim bön, akılsız bir güvercin gibi,
Ya Mısır'ı yardıma çağırıyor,
Ya Asur'a gidiyor.
12 Gittiklerinde ağımı üzerlerine atacak,
Gökte uçan kuşlar gibi onları yere indireceğim.
Topluluklarına bildirildiği gibi,
Onları yola getireceğim.
13 Vay onların haline,
Çünkü benden uzaklaştılar!
Felaket gelecek başlarına,
Çünkü başkaldırdılar bana!
Ben onları kurtarmak istiyorum,
Onlarsa iftira ediyor bana.
14 Yürekten yakarmıyorlar,
Uluyorlar yataklarının üzerinde.
Tahıl ve yeni şarap için kendilerini yaralıyor ,
Bana sırt çeviriyorlar.
15 Ben onları eğittim, bileklerine güç verdim,
Onlarsa bana düzen kuruyor.
16 Dönüyorlar,
Ama Yüce Olan'a değil;
Kusurlu yay gibiler.
Arsız dilleri yüzünden
Önderleri kılıçtan geçirilecek.
Mısır'da gülünç duruma düşecekler bu yüzden.”