Akılsızlık, Tembellik ve Bilgeliğin Uyarıları
Süleyman’ın Özdeyişleri 26. bölüm, akılsız davranışların birey ve toplum üzerindeki yıkıcı etkilerini çarpıcı benzetmelerle anlatır. Bilgelikten yoksun kişiye onur verilmesinin, mevsimsiz yağan kar ya da yaz ortasında düşen yağmur kadar uygunsuz olduğu belirtilir. Bu benzetmeler, liyakatin önemini ve yanlış kişilerin yüceltilmesinin doğuracağı sorunları açıkça ortaya koyar.
Bölümde tembellik sert bir dille eleştirilir. Tembel kişinin hayali bahanelerle sorumluluktan kaçtığı, hatta basit işleri bile abartılı korkularla ertelediği anlatılır. Akılsızlığın tekrar eden bir döngü olduğu, kişinin hatalarından ders almadığında aynı yanlışlara geri döndüğü vurgulanır. Bu durum, bilgelik öğrenmenin süreklilik gerektirdiğini gösterir.
Süleyman’ın Özdeyişleri 26, sözlerin gücüne de dikkat çeker. Gereksiz tartışmalar, dedikodu ve kışkırtıcı konuşmalar ateşe atılan odun gibidir; yangını büyütür. Bilgelik ise susmayı, ölçülü konuşmayı ve doğru zamanda doğru söz söylemeyi öğretir. Bölüm, akılsızlıktan uzak durmanın ve sorumluluk bilinciyle yaşamanın huzur getirdiğini vurgular.
SÜLEYMAN'IN ÖZDEYİŞLERİ 26
1 Yaz ortasında kar, hasatta yağmur uygun olmadığı gibi,
Akılsıza da onur yakışmaz.
2 Öteye beriye uçuşan serçe
Ve kırlangıç gibi,
Hak edilmemiş lanet de tutmaz.
3 Ata kırbaç, eşeğe gem,
Akılsızın sırtına da değnek gerek.
4 Akılsıza ahmaklığına göre karşılık verme,
Yoksa sen de onun düzeyine inersin.
5 Akılsıza ahmaklığına uygun karşılık ver,
Yoksa kendini bilge sanır.
6 Akılsızın eliyle haber gönderen,
Kendi ayaklarını kesen biri gibi,
Kendine zarar verir.
7 Akılsızın ağzında özdeyiş,
Kötürümün sarkan bacakları gibidir.
8 Akılsızı onurlandırmak,
Taşı sapana bağlamak gibidir.
9 Sarhoşun elindeki dikenli dal ne ise,
Akılsızın ağzında özdeyiş de odur.
10 Oklarını gelişigüzel fırlatan okçu neyse,
Yoldan geçen akılsızı ya da sarhoşu ücretle tutan da öyledir.
11 Ahmaklığını tekrarlayan akılsız,
Kusmuğuna dönen köpek gibidir.
12 Kendini bilge gören birini tanıyor musun?
Akılsız bile ondan daha umut vericidir.
13 Tembel, “Yolda aslan var,
Sokaklarda aslan dolaşıyor” der.
14 Menteşeleri üzerinde dönen kapı gibi,
Tembel de yatağında döner durur.
15 Tembel elini sahana daldırır,
Yeniden ağzına götürmeye üşenir.
16 Tembel kendini,
Akıllıca yanıt veren yedi kişiden daha bilge sanır.
17 Kendini ilgilendirmeyen bir kavgaya bulaşan kişi,
Yoldan geçen köpeği kulaklarından tutana benzer.
18-19 Ateşli ve öldürücü oklar savuran bir deli neyse,
Komşusunu aldatıp, “Şaka yapıyordum”
Diyen de öyledir.
20 Odun bitince ateş söner,
Dedikoducu yok olunca kavga diner.
21 Kor için kömür, ateş için odun neyse,
Çekişmeyi alevlendirmek için kavgacı da öyledir.
22 Dedikodu tatlı lokma gibidir,
İnsanın ta içine işler.
23 Okşayıcı dudaklarla kötü yürek,
Sırlanmış toprak kaba benzer.
24 Yüreği nefret dolu kişi sözleriyle niyetini gizlemeye çalışır,
Ama içi hile doludur.
25 Güzel sözlerine kanma,
Çünkü yüreğinde yedi iğrenç şey vardır.
26 Nefretini hileyle örtse bile,
Kötülüğü toplumun önünde ortaya çıkar.
27 Başkasının kuyusunu kazan içine kendi düşer,
Taşı yuvarlayan altında kalır.
28 Yalancı dil incittiği kişilerden nefret eder,
Yaltaklanan ağızdan yıkım gelir.