İtaatsizliğin Sonuçları ve Tanrı’nın Merhameti
Yunus 1. bölüm, Tanrı’nın Ninova kentine giderek halkı tövbeye çağırması için Yunus’a verdiği buyrukla başlar. Ancak Yunus, Tanrı’nın isteğine karşı çıkar ve Tarsis’e doğru bir gemiye binerek görevden kaçar. Bu itaatsizlik, kısa sürede Tanrı’nın müdahalesini getirir: denizde büyük bir fırtına kopar. Gemideki denizciler, korku içinde kime dua edeceklerini bilemezken, Yunus suçun kendisinde olduğunu itiraf eder.
Yunus, fırtınanın dinmesi için kendisini denize atmalarını ister. Denizciler başlangıçta tereddüt etseler de sonunda onu denize bırakır ve fırtına hemen diner. Bu olay, Tanrı’nın doğa üzerindeki mutlak egemenliğini gösterir. Denizciler Tanrı’ya derin saygı duyarak O’na kurban sunar ve adaklar adar.
Tanrı, Yunus’u yutması için büyük bir balık gönderir. Yunus balığın karnında üç gün üç gece kalır. Bu dramatik bölüm, Tanrı’nın çağrısından kaçmanın mümkün olmadığını ve ilahi amacın her koşulda gerçekleşeceğini vurgular. Aynı zamanda Tanrı’nın merhametini de ortaya koyar; çünkü Yunus ölümle değil, dönüşüm fırsatıyla karşılaşır.
YUNUS 1
Yunus Rab'den Kaçıyor
1-2 RAB bir gün Amittay oğlu Yunus'a, “Kalk, Ninova'ya, o büyük kente git ve halkı uyar” diye seslendi, “Çünkü kötülükleri önüme kadar yükseldi.”
3 Ne var ki, Yunus RAB'bin huzurundan Tarşiş'e kaçmaya kalkıştı. Yafa'ya inip Tarşiş'e giden bir gemi buldu. Ücretini ödeyip gemiye bindi, RAB'den uzaklaşmak için Tarşiş'e doğru yola çıktı.
4 Yolda RAB şiddetli bir rüzgar gönderdi denize. Öyle bir fırtına koptu ki, gemi neredeyse parçalanacaktı.
5 Gemiciler korkuya kapıldı, her biri kendi ilahına yalvarmaya başladı. Gemiyi hafifletmek için yükleri denize attılar. Yunus ise teknenin ambarına inmiş, yatıp derin bir uykuya dalmıştı.
6 Gemi kaptanı Yunus'un yanına gidip, “Hey! Nasıl uyursun sen?” dedi, “Kalk, tanrına yalvar, belki halimizi görür de yok olmayız.”
7 Sonra denizciler birbirlerine, “Gelin, kura çekelim” dediler, “Bakalım, bu bela kimin yüzünden başımıza geldi.” Kura çektiler, kura Yunus'a düştü.
8 Bunun üzerine Yunus'a, “Söyle bize!” dediler, “Bu bela kimin yüzünden başımıza geldi? Ne iş yapıyorsun sen, nereden geliyorsun, nerelisin, hangi halka mensupsun?”
9 Yunus, “İbrani'yim” diye karşılık verdi, “Denizi ve karayı yaratan Göklerin Tanrısı RAB'be taparım .”
10 Denizciler bu yanıt karşısında dehşete düştüler. “Neden yaptın bunu?” diye sordular. Yunus'un RAB'den uzaklaşmak için kaçtığını biliyorlardı. Daha önce onlara anlatmıştı.
11 Deniz gittikçe kuduruyordu. Yunus'a, “Denizin dinmesi için sana ne yapalım?” diye sordular.
12 Yunus, “Beni kaldırıp denize atın” diye yanıtladı, “O zaman sular durulur. Çünkü biliyorum, bu şiddetli fırtınaya benim yüzümden yakalandınız.”
13 Denizciler karaya dönmek için küreklere asıldılar, ama başaramadılar. Çünkü deniz gittikçe kuduruyordu.
14 RAB'be seslenerek, “Ya RAB, yalvarıyoruz” dediler, “Bu adamın canı yüzünden yok olmayalım. Suçsuz bir adamın ölümünden bizi sorumlu tutma. Çünkü sen kendi istediğini yaptın, ya RAB.”
15 Sonra Yunus'u kaldırıp denize attılar, kuduran deniz sakinleşti.
16 Bu olaydan ötürü denizciler RAB'den öyle korktular ki, O'na kurbanlar sundular, adaklar adadılar.
17 Bu arada RAB Yunus'u yutacak büyük bir balık sağladı. Yunus üç gün üç gece bu balığın karnında kaldı.