Yakaran Bir Halk ve İlahi Merhamet Umudu
Yeşaya 64, Tanrı’ya yöneltilmiş içten bir yakarış ve derin bir pişmanlık ifadesiyle öne çıkar. Bölüm, Tanrı’nın gökleri yararak yeryüzüne inmesi ve kudretini açıkça göstermesi için yapılan güçlü bir çağrıyla başlar. Halk, geçmişte Tanrı’nın gerçekleştirdiği büyük işleri hatırlatarak, O’nun yeniden müdahale etmesini arzular. Bu yaklaşım, umudun hâlâ tamamen kaybolmadığını gösterir.
Metin ilerledikçe, İsrail halkı kendi günahlarını açıkça kabul eder. İtaatsizlik, adaletsizlik ve manevi duyarsızlık, yaşanan yıkımın temel nedenleri olarak dile getirilir. İnsan doğruluğunun, Tanrı’nın kutsallığı karşısında yetersiz kaldığı vurgulanır; yapılan iyi işlerin bile lekeli bir giysi gibi olduğu ifade edilir. Bu sözler, insanın kendi gücüyle kurtuluşa erişemeyeceğini güçlü biçimde anlatır.
Bölümün son kısmında ise merhamet talebi öne çıkar. Halk, Tanrı’yı bir baba, kendilerini ise çamur; O’nu da çömlekçi olarak tanımlar. Bu benzetme, Tanrı’nın şekillendiren ve yeniden inşa eden gücüne duyulan güveni yansıtır. Yeşaya 64, yargı ile umut arasında duran samimi bir dua niteliği taşır.
YEŞAYA 64
1-2 Ya RAB, adını düşmanlarına duyurmak için
Keşke gökleri yarıp insen!
Dağlar önünde sarsılsa!
Gelişin, ateşin çalıları tutuşturmasına,
Suyu kaynatmasına benzese!
Uluslar senin önünde titrese!
3 Beklemediğimiz olağanüstü işler yaparak
Yeryüzüne indin, dağlar önünde sarsıldı.
4 Çünkü kendisine umut bağlayanlar için
Etkin olan tek Tanrı sensin;
Senden başkasını hiçbir zaman hiç kimse işitmedi,
Hiçbir kulak duymadı, hiçbir göz görmedi.
5 Doğru olanı sevinçle yapanların,
Senin yollarından yürüyüp seni unutmayanların yardımına koşarsın.
Ama onlara karşı uzun süre günah işlediğimizde öfkelendin.
Nasıl kurtuluruz?
6 Hepimiz murdar olanlara benzedik,
Bütün doğru işlerimiz kirli paçavra gibi.
Yaprak gibi soluyoruz,
Suçlarımız rüzgar gibi sürükleyip götürüyor bizi.
7 Adınla seni çağıran, sana tutunmak için çaba gösteren yok;
Çünkü bizden yüz çevirdin,
Suçlarımız yüzünden bizi tükettin.
8 Yine de Babamız sensin, ya RAB,
Biz kiliz, sen çömlekçisin.
Hepimiz senin ellerinin eseriyiz.
9 Ya RAB, fazla öfkelenme,
Suçlarımızı sonsuza dek anma.
Lütfen bak bize, hepimiz senin halkınız.
10 Kutsal kentlerin çölleşti,
Siyon çöl oldu,
Yeruşalim viraneye döndü.
11 Atalarımızın sana övgü sunduğu
Kutsal ve görkemli tapınağımız yandı,
Değer verdiğimiz her yer yıkıntıya döndü.
12 Bunlara karşın, ya RAB,
Hâlâ kendini tutacak mısın,
Suskun kalıp bize alabildiğine eziyet çektirecek misin?