Günahın Ayrılığı ve Kurtarıcı Müdahale
Yeşaya 59, Tanrı ile insan arasındaki kopuşun nedenlerini açıkça ortaya koyan çarpıcı bir bölümdür. Metin, Tanrı’nın kurtarma gücünün azalmadığını, fakat halkın günahlarının O’nunla aralarına duvar ördüğünü vurgulayarak başlar. Adaletsizlik, yalan, şiddet ve hile, toplumun her katmanına yayılmıştır; bu yüzden barış ve doğruluk bulunamaz hâle gelmiştir.
Bölüm ilerledikçe halk, kendi suçlarını açıkça itiraf eder. Doğruluk uzakta, adalet erişilmez durumdadır. Işık beklenirken karanlıkla karşılaşılır; bu benzetmeler, manevi çöküşün derinliğini anlatır. İnsan eliyle bir kurtuluşun mümkün olmadığı net biçimde ortaya konur.
Yeşaya 59’un son kısmında ise umut belirir. Tanrı, adaletin yokluğunu görür ve bizzat müdahale eder. Zırhını kuşanan bir savaşçı gibi betimlenen Tanrı, kurtuluşu sağlar ve kötülüğe karşı hükmünü verir. Siyon’a gelecek Kurtarıcı, tövbe edenler için yeni bir başlangıç sunar. Bölüm, Tanrı’nın Ruhu ve sözüyle kurulan kalıcı antlaşma vaadiyle güçlü bir şekilde sona erer.
YEŞAYA 59
Günah ve İtiraf
1 Bakın, RAB'bin eli kurtaramayacak kadar kısa,
Kulağı duyamayacak kadar sağır değildir.
2 Ama suçlarınız sizi Tanrınız'dan ayırdı.
Günahlarınızdan ötürü O'nun yüzünü göremez,
Sesinizi işittiremez oldunuz.
3 Çünkü elleriniz kanla,
Parmaklarınız suçla kirlendi.
Dudaklarınız yalan söyledi,
Diliniz kötülük mırıldanıyor.
4 Adaletle dava açan,
Davasını dürüstçe savunan yok.
Boş laflara güveniyor, yalan söylüyorlar.
Fesada gebe kalıp kötülük doğuruyorlar.
5 Engerek yumurtaları üzerinde kuluçkaya yatıyor,
Örümcek ağı dokuyorlar.
Onların yumurtalarından yiyen ölür,
Kırılan yumurtadan engerek yavrusu çıkar.
6 Dokudukları ağdan giysi olmaz,
Elleriyle yaptıklarıyla örtünemezler.
Eylemleri kötü eylemlerdir,
Elleri zorbalığın araçlarıdır.
7 Ayakları kötülüğe koşar,
Çekinmeden suçsuz kanı dökerler.
Akılları fikirleri hep kötülükte,
Şiddet ve yıkım var yollarında.
8 Esenlik yolunu bilmezler,
İzledikleri yolda adalet yoktur.
Kendilerine çarpık yollar yaptılar,
O yoldan gidenlerin hiçbiri esenlik nedir bilmez.
9 Diyorlar ki, “Bu yüzden adalet bizden uzak,
Doğruluk bize erişemiyor.
Işık bekliyoruz, yalnız karanlık var;
Parıltı bekliyor, koyu karanlıkta yürüyoruz.
10 Kör gibi duvarı el yordamıyla arıyor,
Yolumuzu bulmaya çalışıyoruz.
Öğle vakti alaca karanlıktaymış gibi tökezliyoruz,
Güçlüler arasında ölüler gibiyiz.
11 Hepimiz ayı gibi homurdanıyor,
Güvercin gibi inim inim inliyoruz.
Adalet bekliyoruz, ortada yok;
Kurtuluş bekliyoruz, bizden uzak.
12 Çünkü sana çok kez başkaldırdık,
Günahlarımız bize karşı tanıklık ediyor,
İsyanlarımız hep yanıbaşımızda.
Suçlarımızı kabul ediyoruz.
13 Başkaldırıp RAB'bi yadsıdık,
Tanrımız'ı izlemez olduk.
Zorbalık, isyan dolu sözler söyledik,
Yüreğimizde tasarladığımız yalanları mırıldandık.
14 Adalet püskürtüldü, doğruluk bizden uzak duruyor.
Çünkü gerçek, kent meydanında sendeleyip düştü,
Dürüstlük aramıza giremez oldu.
15 Hiçbir yerde gerçek yok,
Kötülükten çekinen soyuluyor!”
RAB olanları gördü ve adaletin yokluğuna üzüldü.
Rab Halkını Kurtaracak
16 Kimsenin olmadığını gördü,
Aracılık edecek birinin olmadığına şaştı.
Kendi gücüyle kurtuluş sağladı,
Doğruluğu O'na destek oldu.
17 Doğruluğu göğüslük gibi kuşandı,
Kurtuluş miğferini başına taktı,
Öç giysisini giydi,
Gayreti kaftan gibi sarındı.
18 Herkese yaptıklarının karşılığını verecek.
Düşmanlarına öfkeyle,
Hasımlarına ve kıyı halklarına cezayla karşılık verecek.
19 Böylece batıdan doğuya kadar insanlar
RAB'bin adından ve yüceliğinden korkacak.
Çünkü düşman azgın bir ırmak gibi geldiğinde,
RAB'bin Ruhu onu kaçırtacak.
20 RAB diyor ki, “Kurtarıcı Siyon'a,
Yakup soyundan olup başkaldırmaktan vazgeçenlere gelecek.
21 Bana gelince, onlarla yapacağım antlaşma şudur:
Üzerindeki Ruhum, ağzına koyduğum sözler
Şimdiden sonsuza dek senin, çocuklarının,
Torunlarının ağzından düşmeyecek.”