Hastalıktan Şifaya ve Şükran Duasına
Yeşaya 38, Kral Hizkiya’nın hastalığı, duası ve Tanrı’nın merhametiyle gelen iyileşmeyi anlatan kişisel ve öğretici bir bölümdür. Metin, Hizkiya’nın ölümcül bir hastalığa yakalanmasıyla başlar. Peygamber Yeşaya aracılığıyla ölüm haberini alan kral, yüzünü duvara çevirerek içten bir dua eder; Tanrı’ya sadakatle yürüdüğünü hatırlatır ve gözyaşlarıyla yakarır. Bu samimiyet, ilahi karşılığın kapısını aralar.
Tanrı, Hizkiya’nın duasını işitir ve yaşamına on beş yıl ekler. Ayrıca Yeruşalim’in düşmanlardan korunacağı vaadi verilir. İyileşmenin işareti olarak güneş gölgesinin geri çekilmesi, Tanrı’nın doğa üzerindeki mutlak egemenliğini vurgular. Bu olağanüstü işaret, Tanrı sözünün güvenilirliğini pekiştirir.
Bölümün devamında Hizkiya’nın şükran ilahisi yer alır. Kral, ölüm korkusunu, umutsuzluğu ve ardından gelen sevinci samimi sözlerle ifade eder. Yaşamın değerini ve Tanrı’yı yüceltmenin önemini vurgular. Yeşaya 38, duanın gücünü, Tanrı’nın merhametini ve hayata yeniden tutunmanın getirdiği derin şükranı güçlü bir anlatımla sunar.
YEŞAYA 38
Hizkiya'nın Hastalığı
1 O günlerde Hizkiya ölümcül bir hastalığa yakalandı. Amots oğlu Peygamber Yeşaya ona gidip şöyle dedi: “RAB diyor ki, ‘Ev işlerini düzene sok. Çünkü iyileşmeyecek, öleceksin.’ ”
2 Hizkiya yüzünü duvara dönüp RAB'be yalvardı:
3 “Ya RAB, yürekten bir sadakatle önünde nasıl yaşadığımı, gözünde iyi olanı yaptığımı anımsa lütfen.” Sonra acı acı ağlamaya başladı.
4 Bunun üzerine RAB Yeşaya'ya seslendi:
5 “Git, Hizkiya'ya şunu söyle: ‘Atan Davut'un Tanrısı RAB diyor ki: Duanı işittim, gözyaşlarını gördüm. Bak, ömrünü on beş yıl daha uzatacağım.
6 Bu kenti savunacak, seni de kenti de Asur Kralı'nın elinden kurtaracağım.
7 Sözümü gerçekleştireceğime ilişkin sana vereceğim belirti şu olacak:
8 RAB, batmakta olan güneşin Ahaz'ın inşa ettiği basamakların üzerine düşen gölgesini on basamak kısaltacak.’ ” Böylece batmakta olan güneşin gölgesi on basamak kısaldı.
9 Yahuda Kralı Hizkiya hastalanıp iyileştikten sonra şunları yazdı:
10 “Hayatımın baharında ölüler diyarının kapılarından geçip
Ömrümün geri kalan yıllarından yoksun mu kalmalıyım?” demiştim,
11 “Yaşayanlar diyarında RAB'bi, evet, RAB'bi bir daha görmeyeceğim,
Bu dünyada yaşayanlar gibi insan yüzü görmeyeceğim bir daha.
12 Evim bir çoban çadırı gibi bozuldu, alındı elimden.
Dokumacı gibi dürdüm yaşamımı, RAB tezgahtan beni kesti,
Bir gün içinde sonumu getiriverdi.
13 Sabırla bekledim sabaha kadar,
RAB bir aslan gibi kırdı bütün kemiklerimi,
Bir gün içinde sonumu getiriverdi.
14 Kırlangıç gibi, turna gibi acı acı öttüm,
Güvercin gibi inledim, gözlerim yoruldu yukarı bakmaktan.
Ya Rab, eziyet çekiyorum,
Yardım et bana.
15 “Ne diyeyim? Bana seslenen de bunu yapan da Rab'dir.
Tattığım bu acılardan sonra daha dikkatli yaşayacağım.
16 Ya Rab, insanlar bunlarla yaşarlar.
Canım da bunların sayesinde yaşıyor.
İyileştirdin, yaşattın beni!
17 Çektiğim bunca acı esenlik bulmam içindi.
Beni sevdiğin için yıkım çukuruna düşmekten alıkoydun,
Günahlarımı arkana attın.
18 Çünkü ölüler diyarı sana şükredemez,
Ölüm övgüler sunmaz sana.
Ölüm çukuruna inenler senin sadakatine umut bağlayamaz.
19 Diriler, yalnız diriler
Bugün benim yaptığım gibi sana şükreder;
Babalar senin sadakatini çocuklarına anlatır.
20 Beni kurtaracak olan RAB'dir.
Ömrümüz boyunca O'nun tapınağında
Telli çalgılarımızı çalacağız.”
21 Yeşaya, “İncir pestili getirin, Hizkiya'nın çıbanına koyun, iyileşir” demişti.
22 Hizkiya da, “RAB'bin Tapınağı'na çıkacağıma ilişkin belirti nedir?” diye sormuştu