Ezgiler Ezgisi’nin 2. bölümü, sevginin uyanışı ve karşılıklı çağrıyla şekillenen romantik coşkusunu anlatır. Bu bölümde bahar imgeleri öne çıkar; doğanın canlanışı, aşkın tazelenen gücüyle paralel sunulur. Çiçekler, kuş sesleri ve üzüm bağları, sevginin umut dolu ve yaşam veren yönünü simgeler. Aşk, gizli kalmış bir duygu olmaktan çıkarak açıkça dile getirilen bir çağrıya dönüşür.
Bahar, Davet ve Karşılık
Sevgilinin “kalk ve gel” çağrısı, sevginin cesaret isteyen bir adım olduğunu vurgular. Aralarındaki bağ, korkuyla değil; güven ve istekle ilerler. Metinde geçen gölgeler ve sığınak imgeleri, aşkın huzur veren yönünü ortaya koyar. Aynı zamanda küçük tilkiler benzetmesi, sevgiye zarar verebilecek ihmallere karşı bir uyarı niteliği taşır. Ezgiler Ezgisi 2, aşkın yalnızca duygusal bir heyecan değil, dikkat ve özen gerektiren canlı bir bağ olduğunu şiirsel bir dille ifade eder.
EZGİLER EZGİSİ 2
1 Ben Şaron çiğdemiyim,
Vadilerin zambağıyım.
2 Dikenlerin arasında zambak nasılsa
Kızların arasında öyledir aşkım.
3 Orman ağaçları arasında bir elma ağacına benzer
Delikanlıların arasında sevgilim.
Onun gölgesinde oturmaktan zevk alırım,
Tadı damağımda kalır meyvesinin.
4 Ziyafet evine götürdü beni,
Üzerimdeki sancağı aşktı.
5 Güçlendirin beni üzüm pestiliyle,
Canlandırın elmayla,
Çünkü aşk hastasıyım ben.
6 Sol eli başımın altında,
Sağ eli sarsın beni.
7 Dişi ceylanlar,
Yabanıl dişi geyikler üstüne
Ant içiriyorum size, ey Yeruşalim kızları!
Aşkımı ayıltmayasınız, uyandırmayasınız diye,
Gönlü hoş olana dek.
8 İşte! Sevgilimin sesi!
Dağların üzerinden sekerek,
Tepelerin üzerinden sıçrayarak geliyor.
9 Sevgilim ceylana benzer, sanki bir geyik yavrusu.
Bakın, duvarımızın ardında duruyor,
Pencerelerden bakıyor,
Kafeslerden seyrediyor.
10 Sevgilim şöyle dedi:
“Kalk, gel aşkım, güzelim.
11 Bak, kış geçti,
Yağmurların ardı kesildi,
12 Çiçekler açtı,
Şarkı mevsimi geldi,
Kumrular ötüşmeye başladı beldemizde.
13 İncir ağacı ilk meyvesini verdi,
Yeşeren asmalar mis gibi kokular saçmakta.
Kalk, gel aşkım, güzelim.”
14 Kaya kovuklarında,
Uçurum kenarlarında gizlenen güvercinim!
Boyunu bosunu göster bana,
Sesini duyur;
Çünkü sesin tatlı, boyun bosun güzeldir.
15 Yakalayın tilkileri bizim için,
Bağları bozan küçük tilkileri;
Çünkü bağlarımız yeşerdi.
16 Sevgilim benimdir, ben de onun,
Zambaklar arasında gezinir durur.
17 Ey sevgilim, gün serinleyip gölgeler uzayana dek,
Engebeli dağlar üzerinde bir ceylan gibi,
Geyik yavrusu gibi ol!