Lektin Nedir?
Lektin en fazla tohumlarda bulunmaktadır. Bunun sebebi ise bitkinin tohumlarını koruma isteğidir. Çünkü bu madde zararlı böcekleri tohumlardan uzak tutmaktadır. Lektinin tohumlarda bol miktarda bulunmasının onlar için bir diğer avantajı ise hayvanlar tarafından yenildiğinde sindirilmeden tekrar boşaltım sisteminden çıkmasıdır. Bu sayede bitki soyunu devam ettirmektedir.
Lektin maddesi ise protein yapısında olan bir maddedir. Canlı hücrelerinin neredeyse tamamında bulunan bu madde, bazı bitkilerde %30 oranında daha fazla bulunmaktadır ve sorunu da bu oran oluşturmaktadır.
Lektin Neden Bu Kadar Zararlıdır?
Lektin de gluten gibi yapışkan bir yapıya sahip olmaktadır. Bu sebeple sindirim sürecinde bağırsak duvarlarına yapışmaktadır. Bağırsak duvarına yapışmasıyla ile birlikte de bu bölgede bulunan savunma hücrelerinin harekete geçmesine sebep olmaktadır.
Nadiren lektin tüketilmesi durumunda bunun büyük bir zararı bulunmaz. Ancak lektin tüketme sıklığının artması, savunma hücrelerinin bağırsak duvarına zarar vermesine sebep olur.
Uzun süreli olarak zarar gören bağırsak duvarları ise sindirilen maddelerin zararlı ya da zararsız olduğu fark etmeksizin vücut içerisine sızdırılmasına sebep olur. Bunun sonucu ise tüm vücudun etkilenmesidir. Bu etkilerin başında ise eklem ağrıları bulunur.
Bağırsak duvarının zarar görmesi ile vücut içerisinde daha fazla alerjen madde ve lektin geçer. Bu durum da otoimmün hastalıkların yaşanmasına sebebiyet verebilir. Lektinin sadece besinlerde değil kendi hücrelerimizde de bulunması ise sorunun başlangıcını oluşturur. Bu durumda bağışıklık hücreleri sadece lektine değil kendi dokularına da saldırmaya başlar.
Lektinin bir diğer zararı ise insülin hücreleri gibi davranmasından kaynaklanmaktadır. Bu şekilde davranması ise insülin direncine sebep olmaktadır. Bunun sonucu ise kilo alımı veya yağların yakılamamasıdır.
Lektin tüketiminin yol açtığı bir diğer sorun ise leptin direncidir. Leptin direnci ise büyüme hormonlarını etkileyen ve obeziteye sebep olan bir durumdur. Bu açıdan bakıldığında insülin direncinden daha ciddi problemlere yol açmaktadır.
Lektin tüketilmesinin bağırsak üzerinde ki bir diğer etkisi ise, bağırsak florasında bulunan kötü bakterilerin sayısını arttırmasıdır. Bu durumda bağırsaklarda enfeksiyon oluşmasının önünü açmaktadır.
Lektin Hassasiyeti Nasıl Anlaşılır?
Lektin hassasiyetinin semptomları ile gıda alerjilerinin semtomları birbirine benzerlik göstermektedir. Bu semptomların içerisinde; yorgunluk, lektin içeren besinler tüketildikten sonra oluşan kaşıntı ve diğer alerjik belirtiler, otoimmün hastalıklar, bulantı, kusma, eklem ağrıları bulunur.
Ne Kadar Lektin Tüketmek Zarara Yol Açar
Tükettiğimiz neredeyse bütün besinlerin içerisinde bir miktar lektin bulunmaktadır. Bu sebeple lektinden tamamen uzak durmak neredeyse imkansızdır. Bu noktada tüketilen lektin miktarına dikkat etmek gerekmektedir.
Aşırı lektin tüketiminden uzak durmak için dikkat edilmesi gereken besinler şunlar olmaktadır:
- Buğday,
- Buğdaydan elde edilen ürünler,
- Baklagiller,
- Yer fıstığı,
- Domates,
- Kaju,
- Patlıcan,
- Patates,
- Süt ve süt ürünleri,
Lektinden Nasıl Kurtulunabilir?
Tohumlarda yüksek miktarda bulunan lektin bu sebeple en çok buğday ve baklagillerde bulunmaktadır. Bu besin maddelerinde ki lektin miktarını azaltmak için ise çimlendirme yönteminin kullanılması gerekmektedir. Çimlenen bu tohumlar artık tehlikenin geçtiğini düşünerek kabuklarında ki lektin miktarını düşürürler.
Lektin miktarını azaltmada kullanılacak bir başka yöntem ise mayalamadır. Bu yöntemde turşu yapar gibi lektin içeren besinler mayalanır.
Suda bekletme yöntemi de lektinin azaltılması açısından etkilidir. Özellikle baklagillerin bir gece öncesinden suya konulması ve sık sık sularının değiştirilmesi gerekmektedir.
Lektinden kurtulmanın son yöntemi ise özellikle düdüklü tencerede besinlerin pişirilmesidir. Özellikle düdüklü tencere tercih edilmesinin sebebi ise basıncın lektini parçalamasıdır.
Lektin en fazla tohumlarda bulunmaktadır. Bunun sebebi ise bitkinin tohumlarını koruma isteğidir. Çünkü bu madde zararlı böcekleri tohumlardan uzak tutmaktadır. Lektinin tohumlarda bol miktarda bulunmasının onlar için bir diğer avantajı ise hayvanlar tarafından yenildiğinde sindirilmeden tekrar boşaltım sisteminden çıkmasıdır. Bu sayede bitki soyunu devam ettirmektedir.
Lektin maddesi ise protein yapısında olan bir maddedir. Canlı hücrelerinin neredeyse tamamında bulunan bu madde, bazı bitkilerde %30 oranında daha fazla bulunmaktadır ve sorunu da bu oran oluşturmaktadır.
Lektin Neden Bu Kadar Zararlıdır?
Lektin de gluten gibi yapışkan bir yapıya sahip olmaktadır. Bu sebeple sindirim sürecinde bağırsak duvarlarına yapışmaktadır. Bağırsak duvarına yapışmasıyla ile birlikte de bu bölgede bulunan savunma hücrelerinin harekete geçmesine sebep olmaktadır.
Nadiren lektin tüketilmesi durumunda bunun büyük bir zararı bulunmaz. Ancak lektin tüketme sıklığının artması, savunma hücrelerinin bağırsak duvarına zarar vermesine sebep olur.
Uzun süreli olarak zarar gören bağırsak duvarları ise sindirilen maddelerin zararlı ya da zararsız olduğu fark etmeksizin vücut içerisine sızdırılmasına sebep olur. Bunun sonucu ise tüm vücudun etkilenmesidir. Bu etkilerin başında ise eklem ağrıları bulunur.
Bağırsak duvarının zarar görmesi ile vücut içerisinde daha fazla alerjen madde ve lektin geçer. Bu durum da otoimmün hastalıkların yaşanmasına sebebiyet verebilir. Lektinin sadece besinlerde değil kendi hücrelerimizde de bulunması ise sorunun başlangıcını oluşturur. Bu durumda bağışıklık hücreleri sadece lektine değil kendi dokularına da saldırmaya başlar.
Lektinin bir diğer zararı ise insülin hücreleri gibi davranmasından kaynaklanmaktadır. Bu şekilde davranması ise insülin direncine sebep olmaktadır. Bunun sonucu ise kilo alımı veya yağların yakılamamasıdır.
Lektin tüketiminin yol açtığı bir diğer sorun ise leptin direncidir. Leptin direnci ise büyüme hormonlarını etkileyen ve obeziteye sebep olan bir durumdur. Bu açıdan bakıldığında insülin direncinden daha ciddi problemlere yol açmaktadır.
Lektin tüketilmesinin bağırsak üzerinde ki bir diğer etkisi ise, bağırsak florasında bulunan kötü bakterilerin sayısını arttırmasıdır. Bu durumda bağırsaklarda enfeksiyon oluşmasının önünü açmaktadır.
Lektin Hassasiyeti Nasıl Anlaşılır?
Lektin hassasiyetinin semptomları ile gıda alerjilerinin semtomları birbirine benzerlik göstermektedir. Bu semptomların içerisinde; yorgunluk, lektin içeren besinler tüketildikten sonra oluşan kaşıntı ve diğer alerjik belirtiler, otoimmün hastalıklar, bulantı, kusma, eklem ağrıları bulunur.
Ne Kadar Lektin Tüketmek Zarara Yol Açar
Tükettiğimiz neredeyse bütün besinlerin içerisinde bir miktar lektin bulunmaktadır. Bu sebeple lektinden tamamen uzak durmak neredeyse imkansızdır. Bu noktada tüketilen lektin miktarına dikkat etmek gerekmektedir.
Aşırı lektin tüketiminden uzak durmak için dikkat edilmesi gereken besinler şunlar olmaktadır:
- Buğday,
- Buğdaydan elde edilen ürünler,
- Baklagiller,
- Yer fıstığı,
- Domates,
- Kaju,
- Patlıcan,
- Patates,
- Süt ve süt ürünleri,
Lektinden Nasıl Kurtulunabilir?
Tohumlarda yüksek miktarda bulunan lektin bu sebeple en çok buğday ve baklagillerde bulunmaktadır. Bu besin maddelerinde ki lektin miktarını azaltmak için ise çimlendirme yönteminin kullanılması gerekmektedir. Çimlenen bu tohumlar artık tehlikenin geçtiğini düşünerek kabuklarında ki lektin miktarını düşürürler.
Lektin miktarını azaltmada kullanılacak bir başka yöntem ise mayalamadır. Bu yöntemde turşu yapar gibi lektin içeren besinler mayalanır.
Suda bekletme yöntemi de lektinin azaltılması açısından etkilidir. Özellikle baklagillerin bir gece öncesinden suya konulması ve sık sık sularının değiştirilmesi gerekmektedir.
Lektinden kurtulmanın son yöntemi ise özellikle düdüklü tencerede besinlerin pişirilmesidir. Özellikle düdüklü tencere tercih edilmesinin sebebi ise basıncın lektini parçalamasıdır.