Kara Delik Nedir? Kara Delik Nasıl Oluşur?

Kara delikler genel olarak ışık yaymadıkları için bu isme sahiptirler. Çekim alanının gücü sayesinde her türlü madde ve ışığın kendisinden kaçmasına izin vermeyen bir oluşumdur.

Kara Delik Nedir? Kara Delik Nasıl Oluşur?
07 Mayıs 2021 - 00:52
Kara deliklerin buluşu ise Einstein'ın genel görelilik kuramı sayesinde saptanmıştır. Bu yazımızda kara delik nedir ve kara delik nasıl oluşur gibi soruların cevaplarını vereceğiz.

Evrenin Başlangıcı
Ünlü bilim insanları içinde yaşadığımız evrenimizin, enerji ve ışığın büyük bir patlaması sonucuyla oluştuğuna inanmaktadır. Bu patlama, bugün var olan her türlü şeyin tekil bir başlangıcı olarak kabul edilmektedir. 1920’li yılların başında Edwin Hubble, kullandığı teleskobuyla birlikte uzak galaksileri incelediği bir vakit, birbirlerinden yüksek hızda uzaklaşan ışık kümelerinin ilk başta olan patlamanın etkisiyle halen daha hareket ettiklerini görmüştür. Yıldızların oluşumuyla birlikte gittikçe aydınlanan evren, hayata dair büyük sırları barındırmakla birlikte yıldızların ölümüyle de ilgili yepyeni serüvenler vaat etmektedir.

Kara Delik Nedir?
Güneşin 10 katı büyüklüğünde olan bir yıldızı, yaşadığınız şehrin büyüklüğünde bir alana sıkıştırdığınızı hayal edin. Bu sıkışmadan dolayı ortaya çıkacak yer çekimi o kadar kuvvetli olacaktır ki, hiçbir madde hatta ışık bile onun çekim alanından kurtulamayacaktır. Bir kara deliğin doğuşuyla birlikte etrafında bulunan bütün objeler, onun çekim alanının içerisine girer ve adeta kara delik tarafından yutulurlar. Bu fikir yüzyıllardır konuşulmaktadır. Hatta ilk defa Einstein’ın genel görelilik kuramının da bir parçası olmuştur. Eisntein'in bu kuramına göre ölen bir yıldız, arkasında oldukça küçük ve yoğun bir merkez bırakıyor. Eğer bu merkez, güneşin büyüklüğünün 3 katı kadar büyüklükteyse  oluşan yer çekimi, diğer bütün güçleri elimine eder ve bir kara delik oluşturur.

Kara Delikler Nerede?
Bilim insanları kara delikleri, ışığı ve x ışınlarını iyi bir şekilde tespit edebilen teleskoplarla birlikte doğrudan inceleyemezler, lakin kara delikler tarafından etkilenmiş olan başka gök cisimlerini inceleyerek kara deliklerin bulundukları yerleri tespit edebilirler. Örnek olarak; eğer bir yıldız kara deliğe yakın bir mesafeden geçerse boşluğa doğru çekilecektir ve böylelikle kara delik yıldızı parçalarına ayıracaktır. Çekilen parçalar da hızlarından dolayı ısınarak boş uzaya x ışınları yayacaktır. Bilimin, kara deliklerin oluşumuyla ilgili ciddi oranda bilgi sahibi olmasının yanı sıra, iki farklı boyutta oluşuyor olmaları önemli araştırma konularından birisidir. Bir tarafta sayısı oldukça fazla ve büyük boyuttaki yıldızların ardına kalmış olarak oluşan yıldız kaynaklı kara delikler mevcuttur. Bu oluşumlar mevcut güneşimizden 10 ila 24 kat büyüklüğe sahiptirler. Çoğu yıldız kaynaklı kara deliğin, bize olan uzak mesafelerinden kaynaklı olarak tespit edilmesi neredeyse imkansızdır. Fakat bilim insanları, sadece samanyolu galaksisinde, tüm kapasite göz önüne alındığında 10 milyona hatta milyara yaklaşan sayılarda kara deliğin var olabileceğini belirtmektedir. Diğer tarafta ise, güneşten milyonlarca hatta milyarlarca kat büyük olan ve süper kütleli kara delikler olarak adlandırılan karadelikler bulunur. Astronomlar bu kara deliklerin yeterince büyük olan her galaksinin merkezinde bulunduğuna inanmaktadırlar. Hatta bizim galaksimiz olan samanyolunun merkezinde bulunan süper kütleli bir kara deliğin var olabileceği düşünülmektedir. Astronomlar ilk defa, Sagittarius A  isimli bu cisme doğru çekilen küçük bir yıldızı tespit edebilmiştir. S2 adı verilen yıldızın, kara deliğe doğru ışık hızının %30 oranında, yani 347.618 milyon km süratle çekildiği ortaya atılmıştır.

Kara Delikler Nasıl Oluşur?
Yıldızlar özetle kendi yer çekimleri yoluyla kendi içlerine çökerek oluşan devasa gaz bulutlarıdır. Merkezde açığa çıkan nükleer füzyonla birlikte hidrojen atomları helyuma dönüşürler ve merkezin yapısı belirlenir. Çekirdekteki füzyon, yer çekimi karşısında itici bir güç oluşturur ve yıldızın genel dengesini sağlamaktadır. Diğer bir deyişle, merkezde füzyon olduğu sürece yıldız istikrarlı bir biçimde varlığını sürdürmeye devam edecektir. Güneşimiz aksine füzyon, boyutu çok daha büyük olan yıldızların çekirdeklerinde, ısı ve basınç yoluyla ağır elementlerin oluşmasına sebep olmaktadır. Demir elementinin herhangi bir itici güce sahip olmaması ve giderek büyümesiyle birlikte yıldız, füzyon ve çekim etkisi arasındaki dengesini yitirmeye başlar. Çekim gücü karşısında yenilen merkez çöker ve çok kısa bir sürede içine yüksek miktarda kütleyi sıkıştırarak süpernova adı verilen bir patlamaya sebep olur. En sonunda ise bütün kütle bir kara deliğe çökmüş olur. Madde ve ışığın içine çekildiği aşırı yoğunluktaki bu bölge, evrenin en önemli sırlarından biri olan tekilliği barındırmaktadır. Bu oluşumların da bizleri ışık hızından daha hızlı seyahat edebilen galaksiler arası bir türe dönüştürecek bilgiyi taşıdığına inanılmaktadır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
  • Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapınız.