İnsan beyninin diğer canlılara göre daha büyük bir beyne sahip olması onlardan hem daha fazla işleve sahip olan hem de daha anlaşılması zor bir yapıyı çıkartıyor karşımıza. İnsan beyninin gizemi hâlâ tam olarak keşfedilmiş değil. Beyin üzerindeki araştırmalar şimdiye kadar hep beyin üzerindeki araştırmalar tıp alanında olmuştur. İnsan beyninin bu karmaşıklığı içerisinde bilim insanları insan beyinin nasıl çalıştığı, hareketlerimize nasıl yön verdiği, zihnimizin ve aklımızın nasıl oluştuğu gibi konular üzerinde sürekli çalışılmış fakat yeteri kadar cevap bulunamamıştır.
İnsan Beyninin Keşfi
İnsanın sahip olduğu beynin farkına varması belki de insanlığın var olması kadar eskidir. İnsanın kafasının içerisindeki beynin farkına ne zaman vardığı bile kesin bilinmiyor. Büyük ihtimalle insanın kafasına aldığı bir darbe sonucu öğrenmesi muhtemeldir. Yaralanma sonucu kafatasının sert yapısıyla korunan gizemin farkına varabilmişte olabilir ilk çağlara ait kalıntılarda insan beyni üzerine yapılmış olan ilk ameliyat olan trepanasyon’a ait buluntular mevcuttur. Ki bu operasyon çok önceye dayanan bir tarih sahip ve yaklaşık on bin yıl öncesine kadar gider.
Trepanasyon adını verdikleri bu yöntemle insanlar beklide kafatasının içerisini merak edip kafatasına açtıkları deliklerdir. İlk çağlarda insanlar kafatasının içerisinde kötü olan ruhların yaşadığına inanıyordu ve bu yöntemle bu deliklerden onların çıkacağına inandıkları için de bu delikleri açmıştır. Hatta bu işlemi ölülere yapmakla kalmayıp canlılara da yapmıştır.
Milattan önceki dönemlerde canlıların beyni ve sinir sistemi ile ilgili yazılı olarak ulaşabildiğimiz ilk kaynakların Sümerlerden kaldığı bilinmektedir. Yapılan kazı çalışmalarında anlaşıldığına göre birçok olağan üstü gücün sebep olduğu davranışında olağan dışı hareket olanlar için reçete yazıldığı görülmüştür. İnsanın beyinin insan davranışları üzerindeki en önemli etkinin beyinden kaynaklandığını anlamsı ise milattan önce dört yüz ile üç yüz elli yılları arasında olmuştur. Ve günümüze kadar sürekli araştırma yapılmış beyin üzerine fakat hala keşfedilmemmiş birçok sırrı vardır.
Beynin İlginç Özellikleri
İnsan beyninin çok gizemli bir yapısı olduğu çok açıktır. İnsandaki sol beyin insanın planlar yapmasına, düşünmesinde rol oynarken sağ beyin daha çok duygularımızın kontrolünde etkindir. İnsanın yeni öğrendiği bir bilgiyi bir gün içersinde tekrar eder ve kalıcı bir bellek oluşturur bu ise insan beyninin muhteşemliğini ortaya koyar. İnsan beyni sinir sisteminin başkanı olarak göreve yapmasına rağmen beyin de hiç sinir olmaması da beynin acıyı hiç hissetmediğini gösterir. İnsan vücudunun ürettiği enerjinin çoğunu beynin kendisi için kullandığı ve insan vücudunda kapladığı yerin çok az olmasına rağmen bunu yapması da beynin çok işlevsel olduğunu gösterir. Dünyadaki insan sayısından on beş kat fazla olan nöronların insan beyninde olması da bir o kadar ilginçtir. İnsan beyni sürekli çalışıyor hatta bunu uyurken bile yapıyordur. Beynimizde bulunan hücrelerin hepsi birbirinden farklıdır ve bu da milyonlarca farklı hücrenin olduğunu gösteriyor. İnsan beyni muazzam bir yapıya sahiptir ve hala tam anlamıyla keşfedilmemiştir.
İnsan Beyninin Keşfi
İnsanın sahip olduğu beynin farkına varması belki de insanlığın var olması kadar eskidir. İnsanın kafasının içerisindeki beynin farkına ne zaman vardığı bile kesin bilinmiyor. Büyük ihtimalle insanın kafasına aldığı bir darbe sonucu öğrenmesi muhtemeldir. Yaralanma sonucu kafatasının sert yapısıyla korunan gizemin farkına varabilmişte olabilir ilk çağlara ait kalıntılarda insan beyni üzerine yapılmış olan ilk ameliyat olan trepanasyon’a ait buluntular mevcuttur. Ki bu operasyon çok önceye dayanan bir tarih sahip ve yaklaşık on bin yıl öncesine kadar gider.
Trepanasyon adını verdikleri bu yöntemle insanlar beklide kafatasının içerisini merak edip kafatasına açtıkları deliklerdir. İlk çağlarda insanlar kafatasının içerisinde kötü olan ruhların yaşadığına inanıyordu ve bu yöntemle bu deliklerden onların çıkacağına inandıkları için de bu delikleri açmıştır. Hatta bu işlemi ölülere yapmakla kalmayıp canlılara da yapmıştır.
Milattan önceki dönemlerde canlıların beyni ve sinir sistemi ile ilgili yazılı olarak ulaşabildiğimiz ilk kaynakların Sümerlerden kaldığı bilinmektedir. Yapılan kazı çalışmalarında anlaşıldığına göre birçok olağan üstü gücün sebep olduğu davranışında olağan dışı hareket olanlar için reçete yazıldığı görülmüştür. İnsanın beyinin insan davranışları üzerindeki en önemli etkinin beyinden kaynaklandığını anlamsı ise milattan önce dört yüz ile üç yüz elli yılları arasında olmuştur. Ve günümüze kadar sürekli araştırma yapılmış beyin üzerine fakat hala keşfedilmemmiş birçok sırrı vardır.
Beynin İlginç Özellikleri
İnsan beyninin çok gizemli bir yapısı olduğu çok açıktır. İnsandaki sol beyin insanın planlar yapmasına, düşünmesinde rol oynarken sağ beyin daha çok duygularımızın kontrolünde etkindir. İnsanın yeni öğrendiği bir bilgiyi bir gün içersinde tekrar eder ve kalıcı bir bellek oluşturur bu ise insan beyninin muhteşemliğini ortaya koyar. İnsan beyni sinir sisteminin başkanı olarak göreve yapmasına rağmen beyin de hiç sinir olmaması da beynin acıyı hiç hissetmediğini gösterir. İnsan vücudunun ürettiği enerjinin çoğunu beynin kendisi için kullandığı ve insan vücudunda kapladığı yerin çok az olmasına rağmen bunu yapması da beynin çok işlevsel olduğunu gösterir. Dünyadaki insan sayısından on beş kat fazla olan nöronların insan beyninde olması da bir o kadar ilginçtir. İnsan beyni sürekli çalışıyor hatta bunu uyurken bile yapıyordur. Beynimizde bulunan hücrelerin hepsi birbirinden farklıdır ve bu da milyonlarca farklı hücrenin olduğunu gösteriyor. İnsan beyni muazzam bir yapıya sahiptir ve hala tam anlamıyla keşfedilmemiştir.
