Dostoyevski Sözleri

Dostoyevski, eserleriyle ve kişiliğiyle arkasında kocaman bir nesil bırakmıştır. Yaptığı tahliller insanların ufkunu açar niteliktedir. Rus edebiyatının ünlü isimleri arasında yer almaktadır.

Dostoyevski Sözleri
22 Ocak 2021 - 20:27 - Güncelleme: 23 Ocak 2021 - 00:05
Yaşam ile ilgili insanları sorgulatmayı çok iyi başarmış olan yazar, her kesimden insana yol gösterebilecek niteliğe sahiptir. Yazmış olduğu eserlerle dünya üzerinde tanınmış ve en bilinen isimdir. Birçok insanın hayatında derince bir izler bırakan Dostoyevski sözleri ve eserleri önem arz etmektedir. Bu yazımızda sizleri Dostoyevski sözleri ile baş başa bırakmak isteriz. Ama öncesinde ünlü dünya yazarı olan Dostoyevski'den biraz bahsedelim.

Dostoyevski Kimdir?
Karamazov Kardeşler, Suç ve Ceza, İnsancıklar gibi tanınmış eserlerin yazarı olan Dostoyevski 1821 senesinde Moskova'da dünyaya gelmiştir. Çocukluk dönemi oldukça zor geçen bir yazardır. Babası içki içen sarhoş bir baba iken, anne de sürekli ezilen ve hor görülen biriydi. Annesinin yaşamış oldukları kendi iç dünyasını derinden etkilemiş ve bu yüzden eserinde ailesinin üzerinde bırakmış olduğu izlere yer vermiştir. Maddi ve manevi sıkıntılar hiçbir zaman peşini bırakmamıştır. Yaşamış olduğu acıları ve sevinci bir arada yaşamıştır.

Editörlerin seçtiği engüzel 5 Dostoyevski sözü
1- Aşık olmayı denedim ve bu yüzden olmadık acılar çektim.
2- Çünkü insanlar kendileri mutsuz olmadıkça, başkalarının mutsuzluğunu asla anlayamazlar.
3- Bir insanın en iyi tarifi, iki ayaklı ve nankör olmasıdır.
4- Dünya mı yıkılsın yoksa bir bardak çay mı içersin? Deseler. Ben çayımı içtikten sonra dünyanın canı cehenneme derdim.
5- Affet beni. Seni sevdiğim, aşkımla seni mahvettiğim için.



Her şeyi çok fazla ciddiye alıyorsunuz, bu yüzden de çok uutsuz oluyorsunuz.

Sırf kalp kırmamak, kendime yakışanı yapmak için cevap vermediğim herkes, kendini haklı zannetti.

İnanır mısın kimseye acımaz oldum, akıllandım mı dersin?



Hayır, hayallerim beni kandırmadı! seviyorum, seviyorum dizginsizce, çılgınca, delice!

İnsan elinde olmaksızın sükunetini kaybediyor.

Hem her şey insanın kendi elinde, hem de insan yalnızca korkaklığı yüzünden ne fırsatlar kaçırıyor.



Hepimiz alınyazımıza dargınız, yaşamdan bıkıp bezmişiz.

Açıkça nefret etmek yalancı bir övgüden daha soyludur.

Belki ömrümüzce sevemeyeceğimiz birini yağmurlu bir havada güzel bulup sevivereceğiz.



İlk yapılan yanlışa kaza, ikincisine hata, üçüncüsüne ise tercih denir.

İnsan bile ölürken, düşüp kırılan bir kil çanak için mi üzüleceğiz!

Zekayla güzellik birlikte olunca birbirlerine o kadar yakışıyorlardı ki.



Zeki insanlar hiç bir şey beceremezler, becerenler yalnızca aptallardır.

Zenginlerde buzağı, fakirlerde çocuk boldur!

Zira hepimiz yaşamla bağını az ya da çok kaybetmiş insanlarız.

Yoksul olmak günah değildir ama, varlıklı olup da başkalarını küçümseyip kırmak günahtır.

Yüzünden, gözlerinden ruhunu okumaya az mı uğraştım?

Yüzünüz kızarıyor, bu tertemiz bir kalbinizin olduğunu gösteriyor.

Zaten aptallar olmasa akıllılar kimin sırtından geçinecek!

Zeka, bence parlak bir varlık, tabiatı güzelleştiren bir süs, hayatın bir tesellisidir.

Hiçbir şey için üzülmeyin, tanrı yardım eder, her şey düzelir.

Hüküm vermek insanların değil, tanrının işidir.
Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum
  • Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapınız.