Çaldıran Savaşının Bilinmeyenleri

Sene 1514 Tahta yeni çıkmış Yavuz Sultan Selim devlette bozulan asayiş ve otoriteyi tamir etmeye çalışıyordu.

Çaldıran Savaşının Bilinmeyenleri
25 Ocak 2021 - 21:11
Yanı başındaki Safevi Devleti ‘’Kızılbaşlık Hareket’’i adı altında binlerce Sünni’ yi mezhebi Sünni olduğu için kızgın yağ kazanlarında yakıyor, Sünniler çeşitli işkenceler ile katlediliyordu. Safevi Devleti sultanı Şah İsmail, kendini adeta Mehdi ilan ederek İslamiyete hizmet ettiği gerekçesiyle katliamlar gerçekleştiriyordu. Osmanlı Devleti ‘ nin içine sızarak Kızılbaşlığı ve Osmanlı’ ya karşı düşmanlığı yaymaya çalışan Şah İsmail fedaileri iş başında idi. Devletin her yerinde mezhep ayrımcılığı ile insanları bölmeye çalışanlar kol geziyordu. 



Yavuz Sultan Selim olanların farkında ve kontrolü ele almak istiyordu. Ona göre insanlar mezheplerine göre değil, devletlerine bağlılıklarına göre değerlendirilmeli idi. Zira vatana ihanetin Osmanlı Devleti’nde affedilir yanı yoktu.  Gel gelelim Sultan Selim de Osmanlı Devleti’ ni ele geçirmeyi planlayan yanı başındaki Şah İsmail tehdidinin farkındaydı. Devlet adamları olası bir savaşa karşı iken Sultan Selim oldukça kararlı idi. Şah İsmail ile olan mektuplaşmalar açıkça bir savaşın göstergesiydi.

İşte sene 1514’ te başlarında Yavuz Sultan Selim olan Osmanlı ordusu Safevi’ nin kalbine, Tebriz’ e doğru yol almaya başlamıştı. Başlarda her şey iyiydi. Bilindik bir coğrafyada uzun yol gitmek ve bu coğrafyaya uyum sağlamak zor olmamıştı. Ancak Anadolu geçilmeye başlandığında sırada alışılmadık çöl koşulları vardı. Osmanlı ordusunu aç ve sıkıntıda bırakmak isteyen Safevi askerleri su ve yiyecek kaynaklarını yok etmiş, gerçekten de Yeniçerileri yemek sıkıntısına sokmayı başarmışlardı. Çölün ağır iklim koşulları, vahşi hayvanların varlığı, yiyecek ve içecek kısıtlılığı çöllerde ilerlemeyi oldukça zorlaştırıyordu. Nitekim askerler tüm bu olumsuz koşullardan rahatsız olup kimi zaman isyan çıkarmaya yeltense de Sultan Selim’in dehası ve güvenilirliği ile tüm bunlara göğüs geriyordu.

Osmanlı Ordusu ilerliyordu ilerlemesine, ama Şah İsmail yazdığı mektupların aksine savaş meydanına çıkmıyordu. Aylardır süren bu bekleme orduyu da Sultan Selim’ i de oldukça yormuştu. Bu zamanlarda Şah İsmail ile Yavuz Sultan Selim arasındaki mektupların içeriği ikisi arasındaki gerginliği gitgide artırıyordu. Bir rivayete göre Şah İsmail’ in, Yavuz Sultan Selim’e hakaret ve ağır laflar içeren mektubunun yanında hayvan pisliği de gönderdiği, bu mektuba karşılık olarak Sultan Selim’ in Şah İsmail’e bal göndererek ‘’herkesin kendi yediklerinden karşısındakine ikram ettiğini’’  yazdığı söylenir.

Tüm bu mektuplaşmalar sonrası Şah İsmail, vezirlerinin uyarılarını dinlemeyerek Osmanlı Ordusu’ nun karşısına çıkıp savaşma kararı aldı.  Bu sırada Osmanlı ordusu Çaldıran Ovası’ na kadar ilerlemişti bile. Toplar konuşlandı, asker düzeni tertip edildi. Yavuz Sultan Selim ve Osmanlı Ordusu’ nun dehası ile Safevi Devleti’ nin askeri taktikleri önceden tahmin edilmiş ve savaş planı buna göre düzenlenmişti.

Savaş zamanı geldiğinde her iki tarafta da ağır kayıplar verildi. Yaklaşık yüz bin askerin Çaldıran Savaşı’nda şehit olduğu söylenir. Safevi Devleti, Osmanlı’ nın askeri dehası karşısında savaşta mağlup oldu. Bu savaş Osmanlı Devleti açısından Safevi tehdidinden kurtularak sonuçlanmış, ordunun ve devletin Yavuz Sultan Selim’ e olan güvenini artırmıştır.
Reklam

YORUMLAR

  • 0 Yorum
  • Yorum yazabilmek için lütfen üye girişi yapınız.