Akran İlişkileri
“Onlar, Allah’ın korunmasını emrettiği bağları gözetirler, Rablerinden korkarlar ve kötü hesabın sonucundan çekinirler.”
Ardından gelen hadis-i şerifin anlamı:
“Mümin; insanlarla ünsiyet kuran ve kendisiyle ünsiyet kurulan kimsedir. İnsanlarla yakınlık kurmayan ve kendisiyle yakınlık kurulamayan kimsede hayır yoktur.”
Bu ifadeler Kur’an-ı Kerim’de Ra’d Suresi 21. ayete ve Peygamber Efendimizin müminin sosyal ilişkilerdeki ahlakını anlatan hadis-i şerifine dayanmaktadır.

Tarih: 23.01.2026
Muhterem Müslümanlar!
İnsanlar arasındaki iletişimin özü sevgi ve saygıya dayanır. Zira kalpler sevgiyle yumuşar, saygıyla huzura erer. Dostluklar sevgiyle kurulur, saygıyla devam ettirilir. Ailede güven, toplumda muhabbet sevgi ve saygıyla tesis edilir.
Sevgi ve saygının olmadığı yerde ise huzursuzluk, baskı ve dışlanma ortaya çıkar. Küçük anlaşmazlıklar büyük tartışmalara dönüşür. Sabır ve tahammül zayıflar, öfke kontrol edilemez. Merhamet yerini şiddete, muhabbet yerini nefrete bırakır.
Aziz Müminler!
Yaşadığımız çağın önemli sorunlarından biri de sevgi ve saygıdan mahrum kalan gençlerin birbirlerine karşı kaba, sert ve aşağılayıcı tavırlar sergilemesidir.
Akran zorbalığı olarak karşımıza çıkan bu kötü davranış; alay etmek ve kırıcı sözler söylemekten çok daha ileri boyutlara ulaşarak fiziksel şiddete, hatta cana kıymaya kadar varabilmektedir. Tek tip giyinmeyi, aynı görünüşe sahip olmayı, suça bulaşmayı, aklı örten uyuşturucu maddeler kullanmayı veya cezaevine girip çıkmayı bir başarı gibi gösteren anlayış, gençlerimiz arasında daha görünür hâle gelmektedir.
Şiddet içerikli sinema, diziler, oyunlar ve dijital mecralar da bu olumsuz davranışların yaygınlaşmasına zemin hazırlamaktadır.
Oysa Peygamber Efendimiz (s.a.s) şöyle buyurmuştur:
“Her Müslüman’ın diğer Müslüman’a canı, malı ve namusu haramdır; dokunulmazdır.”
Kıymetli Gençler!
Duygularınızı istismar ederek sizi kendi kötülüklerine alet etmek isteyenlere karşı dikkatli olunuz. Hayallerinizi karartmak ve umutlarınızı çalmak isteyenlere fırsat vermeyiniz.
Allah’a kulluk, aileye hürmet ve insanlığa faydalı olmak sizler için en büyük hedef olmalıdır. Unutmayınız ki korku, baskı ve şiddet üzerine bir gelecek inşa edilemez.
Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) şöyle buyurmuştur:
“Mümin cana yakındır. İnsanlarla yakınlık kurmayan ve kendisiyle yakınlık kurulamayan kimsede hayır yoktur.”
Zorbalık güç değil, acizliktir. Alay etmek eğlence değil, hayâsızlıktır. Cana kast etmek saygınlık değil, büyük bir günahtır.
Genç kardeşim! Sana zorbalık değil, nezaket ve zarafet yakışır.
Değerli Anne Babalar, Eğitimciler ve Aziz Kardeşlerim!
Allah Resûlü (s.a.s)’in şu uyarısı ortadayken bu kötü gidişata duyarsız kalamayız:
“Bakmakla yükümlü olduğu kimseleri ihmal etmesi kişiye günah olarak yeter.”
Merhamet duygusundan uzak olanların acımasız davranışlarına seyirci kalamayız. Gençlerimizi fitne ve fesat ateşi yakmak isteyen kötü niyetli yapıların insafına terk edemeyiz.
Aileler, okullar, camiler, kurumlar, medya ve toplumun tüm kesimleri olarak el ele vermeliyiz. İnsan hayatına zarar veren zorbalığa karşı birlikte mücadele etmeliyiz.
İyiliğin ve merhametin hâkim olduğu, can ve mal güvenliğinin sağlandığı bir toplum inşa etmek için sorumluluklarımızı yerine getirmeliyiz.
Hutbemizi Yüce Rabbimizin şu ayetiyle bitirelim:
“Onlar akıl sahipleridir; Allah’ın korunmasını emrettiği bağları gözetirler, Rablerine saygıda kusur etmezler ve ahiret hesabının kötü sonucundan korkarlar.”
(Ra’d, 13/21)
