Merhamet Eğitimi
“Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle davet et…”
Ardından gelen hadis-i şerifin anlamı:
“Allah’ım! Bana öğrettiklerinle beni faydalandır. Bana faydalı olanı öğret ve ilmimi artır.”
Bu ifadeler Kur’an-ı Kerim’de Nahl Suresi 125. ayete ve Peygamber Efendimizin ilim ve fayda üzerine yaptığı duaya dayanmaktadır.

Tarih: 24.04.2026
Muhterem Müslümanlar!
Yüce dinimiz İslam’ın üzerinde hassasiyetle durduğu hususlardan biri de eğitimdir. Medeniyetimizde eğitim; ilimle hikmetin, bilgiyle ahlakın bir arada bulunduğu hakikat arayışı olarak görülür. İnsanı Allah’a yaklaştıran; sevgi, saygı ve şefkat gibi faziletlerle buluşturan bir eğitim anlayışı benimsenir.
Dünyalık başarının yanında kişinin; Rabbine, ailesine ve çevresine karşı sorumluluklarını yerine getirdiği bir eğitim bilinci hedeflenir. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in, “Allah’ım! Öğrettiklerinle beni faydalandır. Fayda verecek ilmi bana öğret ve ilmimi artır” duası bu anlayışın en güzel örneğidir.
Aziz Müminler!
Eğitim, ömür boyu devam eden bir süreçtir. Çünkü insan eğitimle şekillenir. Eşyanın hikmetini ve yaratılışın gayesini eğitimle kavrayabilir.
İyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan eğitimle ayırabilir. Dinin, canın, malın, neslin ve aklın korunduğu erdemli bir toplum ancak eğitimle inşa edilebilir. Adalet ve merhametin hâkim olduğu bir medeniyet ancak eğitimle kurulabilir.
Kıymetli Müslümanlar!
Bugün dünya, insanı insan yapan değerlerin zayıfladığı bir dönemden geçmektedir. Bu durumdan kurtuluş; insanın özüne dönmesi, vahyin rehberliğine sarılması ve Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in güzel ahlakını örnek almasıyla mümkündür.
Bizler; “Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle davet et” emrini kendine şiar edinmiş bir medeniyetin mensuplarıyız.
Aynı zamanda, merhamet eğitimiyle tüm insanlığa rehber olan Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s)’in ümmetiyiz.
Değerli Müminler!
Bugün her birimize düşen görev; bizi ayakta tutan değerlerimize sımsıkı sarılmaktır.
Çocuklarımızı ve gençlerimizi zararlı alışkanlıklardan, sapkın ideolojilerden ve yanlış yönlendirmelerden korumak için daha fazla gayret göstermeliyiz.
Onların zihinlerine ilmi, kalplerine imanı, hayatlarına ibadet ve güzel ahlakı yerleştirmeliyiz.
Hutbemizi Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in şu duası ile bitiriyoruz:
“Allah’ım! Huşû duymayan kalpten, doymayan nefisten, fayda vermeyen ilimden ve kabul olunmayan duadan sana sığınırım.”
