Ramazan Bayramı
“Allah’a ibadet edin ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anne-babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya ve elinizin altındakilere iyilik edin. Şüphesiz Allah, kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez.”
Ardından gelen hadis-i şerifin anlamı:
“Ey insanlar! Selâmı yayınız, yemek yediriniz, akrabalık bağlarını koruyunuz, insanlar uyurken namaz kılınız ki selametle cennete giresiniz.”
Bu ifadeler Kur’an-ı Kerim’de Nisâ Suresi 36. ayete ve Peygamber Efendimizin toplumsal ahlakı ve kardeşliği öğütleyen hadis-i şerifine dayanmaktadır.

Tarih: 20.03.2026
Muhterem Müslümanlar!
Bugün Ramazan Bayramı. Bir yandan Ramazan-ı şerifi idrak etmenin huzurunu, diğer yandan bayrama kavuşmanın sevincini yaşamaktayız.
Bayramlar; birlik ve beraberlik günleridir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), “Birbirinizle ilgi ve alakayı kesmeyin. Birbirinize sırt çevirmeyin. Birbirinize kin beslemeyin. Birbirinize haset etmeyin. Ey Allah’ın kulları! Kardeş olun” buyurarak bizleri kardeşliğe davet etmektedir. Ümmet-i Muhammed olarak bizler de aramızdaki küskünlükleri sonlandırabilir, ayrılık ve gayrılığı bir tarafa bırakabilirsek; bayramın neşe, sevinç ve mutluluğunu daha fazla hissedebiliriz. Aramıza fitne ve fesat tohumları ekmek isteyenlere karşı uyanık olur, gönlümüzü birbirimize samimiyetle açabilirsek her günümüzü bayram kılabiliriz.
Aziz Müminler!
Bayramlar; ailece bir arada olduğumuz, aynı havayı soluduğumuz, sevgi ve muhabbeti paylaştığımız özel günlerdir. Anne-babamızın hoşnutluğunu kazandığımız, ellerini öpüp hayır dualarını aldığımız bereket günleridir.
Bayramlar; Allah Resûlü (s.a.s)’in, “Ey insanlar! Selâmı aranızda yayın, yemek yedirin, akrabalık bağlarınızı gözetin, insanlar uykuda iken namaz kılın ve selametle cennete girin” tavsiyesine uyarak akrabalık ve komşuluk hukukumuzu gözettiğimiz günlerdir.
Kıymetli Müslümanlar!
Bayramlar; millet olarak Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in, “Kim, bir kardeşinin ihtiyacını giderirse Allah da onun ihtiyacını giderir” müjdesine nail olmak umuduyla ihtiyaç sahiplerinin sıkıntılarına çare, darda kalanların yaralarına merhem, zulüm altındaki kardeşlerimizin dertlerine derman olduğumuz günlerdir.
Bayramlar; aynı zamanda mukaddes değerler uğruna canından geçen aziz şehitlerimizin, ahirete irtihal eden kahraman gazilerimizin ve bu günlere gelmemize vesile olan geçmişlerimizin kabirlerini ziyaret edip onlar için dua ettiğimiz müstesna zamanlardır.
Değerli Müminler!
Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in, Uhud Savaşı’ndan sonra yetim kalan bir çocuğa, “Ben senin baban, Âişe de annen olsun istemez misin?” sözü, yetimlere karşı nasıl davranmamız gerektiğini bizlere öğretmektedir.
Bugün bizler de Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in güzel ahlakını kuşanarak yetim ve öksüzlere sahip çıkalım, onların bayram sevincini paylaşalım. Küçüğüyle büyüğüyle, genciyle yaşlısıyla, hastasıyla sağlıklısıyla; yetim, öksüz ve tüm çocuklarıyla bayramı hep birlikte bir sevinç gününe dönüştürelim.
Aziz Müslümanlar!
Başta Mescid-i Aksâ olmak üzere, mazlum coğrafyaların, zulüm altında inleyenlerin ve yurtsuz kalmış bütün insanların daha güzel günlere kavuşması temennisiyle Ramazan Bayramınızı tebrik ediyoruz.
Hutbemizi Yüce Rabbimizin şu ayetiyle bitirelim:
“Allah’a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya ve elinizin altındakilere iyilik edin. Şüphesiz Allah, kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez.”
(Nisâ, 4/36)
