Su İçmek Konusunda Az Bilinen 10 Madde
Su yaşamımızda hayati öneme sahip en önemli bileşendir. Sağlıklı ve uzun bir ömür sürebilmek için içtiğimiz suya dikkat etmemiz çok önemlidir. Bu yazıda su ve su içme konusunda az bilinen bazı bilgi kalıplarından bahsediyoruz.
Bileşiminde BPA Bulunan Şişeden Su İçmeyin
BPA, kimya sanayiinde bisfenol A olarak tanımlanan bileşenin kısaltılmış halidir. BPA suların satışa sunulduğu pet şişeler de dahil olmak üzere pek çok ürünün yapımında kullanılır. Konu üzerinde yapılan bilimsel araştırmalar, BPA'nın gıda ambalajlarından yiyeceklere ya da içeceklere karışabileceğini gösteriyor. BPA yüksek dozlarda alındığında vücutta birikebilir. Vücutta BPA’nın yol açabileceği başlıca sağlık problemleri şunlardır:
- Doğum kusurları
- Hormonal dengesizlik
- Yüksek tansiyon
- Tip 2 diyabet
- Çeşitli kardiyovasküler hastalıklar
Eğer pet şişeden su içecekseniz, şişenin bileşiminde BPA olmadığına emin olmanızda yarar vardır. Daha da iyisi su içmek için cam ya da paslanmaz çelik şişelerin tercih edilmesidir.
Soğuk Su Zararlı Değildir
Genel olarak soğuk su hakkında yaygın 2 mit bulunuyor. Bu mitler şunlardır:
- Soğuk su kan damarlarını büzerek, daraltır.
- Soğuk su yediklerinizin sindirilmesini zorlaştırır.
Bu önyargıların her ikisinin de hiçbir bilimsel dayanağı bulunmamaktadır. Sıcak yaz günlerinde soğuk su içmek serinlemek ve vücudun nemlendirilmesi için iyi bir yoldur.
İçme Suyuna Dilimlenmiş Meyve/Sebze İlavesi Yararlıdır
Suyunuza birkaç dilim meyve/sebze ilave ederek, daha lezzetli bir hale getirebilirsiniz. Fakat bunu yaparken, çok dikkatli olmalısınız. Aksi takdirde içme suyunuza Salmonella, E.coli gibi enfeksiyon etkeni mikroorganizmaların karışmasına yol açabilirsiniz. Eğer dilimlediğiniz meyve ve sebzenin dış kabuğunda mikrop bulaşışı varsa, dilimleme esnasında bu mikroorganizmalar meyvenin ya da sebzenin iç kısmına kolayca bulaşabilir.
Suya ilave etmek için meyve/sebze dilimlerken, daha önce üzerinde çiğ et kesilmiş bir kesme tahtası ya da et bıçağı kullanırsanız, gıda kaynaklı enfeksiyon etkenlerini önce meyve/sebze dilimlerine ardından da suyunuza taşıyabilirsiniz. Ayrıca eğer dilimlediğiniz meye sebzeler uygun sıcaklık derecelerinde saklanmamışlarsa, üzerlerinde çeşitli bozulmalar gerçekleşmiş olabilir.
Bütün bunların önüne geçebilmek için meyve /sebzeleri dilimlemeden önce akan suyun altında ovalayarak, iyice yıkayın ve kullandığınız kesme tahtası ile bıçağın temiz olmasına dikkat edin.
Alkol Alırken Su İçin
Kesin ispatlanmış bir gerçek varsa, o da alkollü içeceklerin diüretik özelliğe sahip olduğudur. Yani alkol tüketimi, daha fazla idrar yapılmasına yol açar. Çok fazla idrar yapılması da, vücutta dehidratasyona sebep olabilir. Bu tip istenmeyen bir durumun önüne geçebilmek için, alkollü içecekleri 1/1 oranında su ile eşleştirin. Yani her 1 bardak alkollü içecek için 1 bardak da su için. Böylece olası bir dehidratasyonun önüne geçebilirsiniz.
İlaçları Bol Miktarda Su İle İçin
İlaçlarınızla birlikte su içerken, içtiğiniz su miktarının bol olmasını tercih edin. İlaçların bol su ile içilmesindeki amaç, sadece ilaçların boğazınızdan aşağı inmesini sağlamak değildir. İçilen su, vitaminlerin daha iyi çözünmesine ve ilaçların nemlendirilmesine de yardımcı olur. İlaç içerken bir bardak suyu bitirirseniz hem ilacın yemek borunuzu tahriş etmesini önlersiniz, hem de suda çözünen vitaminlerin daha iyi emilmesine imkan sağlarsınız.
İçme Suyuna Yapay Tatlandırıcı Eklemeyin
Sık sık olmamak koşuluyla bir miktar yapay tatlandırıcı tüketmenizde sakınca yoktur. Fakat bu durumu alışkanlık haline getirmeyin. Bilimsel çalışmalardan elde edilen sonuçlara göre yapay tatlandırıcılar, vücutta kanser ve tip 2 diyabet gelişimi için uygun zemin hazırlar. Üstelik yapay tatlandırıcılar, normalden daha kısa sürede açlık hissetmenize de yol açabilir.
Az tüketilmesi önerilen başlıca tatlandırıcılar şunlardır:
- Şeker
- Yüksek oranda früktoz içeren mısır şurubu
- Sükroloz
- Aspartam
Suyunuzu lezzetlendirmek istiyorsanız, bu sayılan yapay tatlandırıcı bileşenlerinin yerine nane, otlar, salatalık, limon ya da misket limonu dilimlerini tercih edin. Daha önceki bölümde de anlatıldığı gibi bu yiyecekleri dilimlemeden önce dikkatli ve özenli bir şekilde yıkayın.
Susuzluk ve Sürekli Yorgun Hissetmek Bağlantılı Olabilir
Sürekli olarak nedensiz bir yorgunluk içinde olmak, dehidratasyon işareti olabilir. Vücudunuz nefes alırken ya da tuvalet ihtiyacını giderirken dahi su harcar. Bu nedenle sadece ağır bir spor yaptığınızda ya da hasta olduğunuzda susuz kalacağınızı düşünmeyin.
Bir Anda Çok Su İçmek Yararlı Değildir
Sabah uyanır uyanmaz 1 ya da 2 bardak su içmek sizi rahatlatabilir. Ama bu durumu abartarak, uyanır uyanmaz bardaklar dolusu su içmenin size bir yararı olmaz. Ayrıca uykuya yatmadan önce bolca su içerseniz, bütün gece idrar yapma ihtiyacı duyabilirsiniz. Bu durum yeterli uykuyu almanıza engel olur. Gün içinde belli zamanlarda su içmeniz, sizin için daha iyi olacaktır. Bilim insanları saatte 1 litreden fazla su içilmesini önermiyorlar.
Irmak / Akarsulardan Su İçmeyin
Doğada akan suyun temiz olduğuna dair bir inanç vardır. Bu önyargı her zaman doğru değildir. Her ne kadar nehirden akan su pırıl pırıl görünse de, çeşitli faktörler nedeniyle kirlenmiş olabilir. İçme sularını sağlıksız hale getirebilen başlıca kontaminasyon kriterleri şunlardır:
- Zehirli bitkiler
- Hayvan dışkıları
- Çevredeki işyerlerinden gelen zehirli atıklar
Doğada akan suyu içmeden önce, filtre edilip edilmediğini öğrenin.
Az Su İçmenin Zararı
Vücudun büyük bir kısmı sudur. Suyun vücudunuzdaki başlıca işlevleri şunlardır:
- Sindirimi desteklemek
- Kabızlığı önlemek
- Toksinleri vücuttan uzaklaştırmak
- Böbrek taşı oluşumunu önlemek
- Cildi nemlendirmek
Bu kadar fazla işlevin yerine getirilebilmesi için her gün en az 8 bardak su içilmelidir. Su içmek sağlıklı beslenmenin önemli bir kriteridir. Yeteri kadar su içmemek vücudun işleyişinde çeşitli sorunlara yol açabilir.
Su içmek konusunda yukarıda belirtilen noktalara dikkat etmek istenmeyen bir sağlık sorunuyla karşılaşmanızı önleyebilir.
Su yaşamımızda hayati öneme sahip en önemli bileşendir. Sağlıklı ve uzun bir ömür sürebilmek için içtiğimiz suya dikkat etmemiz çok önemlidir. Bu yazıda su ve su içme konusunda az bilinen bazı bilgi kalıplarından bahsediyoruz.
Bileşiminde BPA Bulunan Şişeden Su İçmeyin
BPA, kimya sanayiinde bisfenol A olarak tanımlanan bileşenin kısaltılmış halidir. BPA suların satışa sunulduğu pet şişeler de dahil olmak üzere pek çok ürünün yapımında kullanılır. Konu üzerinde yapılan bilimsel araştırmalar, BPA'nın gıda ambalajlarından yiyeceklere ya da içeceklere karışabileceğini gösteriyor. BPA yüksek dozlarda alındığında vücutta birikebilir. Vücutta BPA’nın yol açabileceği başlıca sağlık problemleri şunlardır:
- Doğum kusurları
- Hormonal dengesizlik
- Yüksek tansiyon
- Tip 2 diyabet
- Çeşitli kardiyovasküler hastalıklar
Eğer pet şişeden su içecekseniz, şişenin bileşiminde BPA olmadığına emin olmanızda yarar vardır. Daha da iyisi su içmek için cam ya da paslanmaz çelik şişelerin tercih edilmesidir.
Soğuk Su Zararlı Değildir
Genel olarak soğuk su hakkında yaygın 2 mit bulunuyor. Bu mitler şunlardır:
- Soğuk su kan damarlarını büzerek, daraltır.
- Soğuk su yediklerinizin sindirilmesini zorlaştırır.
Bu önyargıların her ikisinin de hiçbir bilimsel dayanağı bulunmamaktadır. Sıcak yaz günlerinde soğuk su içmek serinlemek ve vücudun nemlendirilmesi için iyi bir yoldur.
İçme Suyuna Dilimlenmiş Meyve/Sebze İlavesi Yararlıdır
Suyunuza birkaç dilim meyve/sebze ilave ederek, daha lezzetli bir hale getirebilirsiniz. Fakat bunu yaparken, çok dikkatli olmalısınız. Aksi takdirde içme suyunuza Salmonella, E.coli gibi enfeksiyon etkeni mikroorganizmaların karışmasına yol açabilirsiniz. Eğer dilimlediğiniz meyve ve sebzenin dış kabuğunda mikrop bulaşışı varsa, dilimleme esnasında bu mikroorganizmalar meyvenin ya da sebzenin iç kısmına kolayca bulaşabilir.
Suya ilave etmek için meyve/sebze dilimlerken, daha önce üzerinde çiğ et kesilmiş bir kesme tahtası ya da et bıçağı kullanırsanız, gıda kaynaklı enfeksiyon etkenlerini önce meyve/sebze dilimlerine ardından da suyunuza taşıyabilirsiniz. Ayrıca eğer dilimlediğiniz meye sebzeler uygun sıcaklık derecelerinde saklanmamışlarsa, üzerlerinde çeşitli bozulmalar gerçekleşmiş olabilir.
Bütün bunların önüne geçebilmek için meyve /sebzeleri dilimlemeden önce akan suyun altında ovalayarak, iyice yıkayın ve kullandığınız kesme tahtası ile bıçağın temiz olmasına dikkat edin.
Alkol Alırken Su İçin
Kesin ispatlanmış bir gerçek varsa, o da alkollü içeceklerin diüretik özelliğe sahip olduğudur. Yani alkol tüketimi, daha fazla idrar yapılmasına yol açar. Çok fazla idrar yapılması da, vücutta dehidratasyona sebep olabilir. Bu tip istenmeyen bir durumun önüne geçebilmek için, alkollü içecekleri 1/1 oranında su ile eşleştirin. Yani her 1 bardak alkollü içecek için 1 bardak da su için. Böylece olası bir dehidratasyonun önüne geçebilirsiniz.
İlaçları Bol Miktarda Su İle İçin
İlaçlarınızla birlikte su içerken, içtiğiniz su miktarının bol olmasını tercih edin. İlaçların bol su ile içilmesindeki amaç, sadece ilaçların boğazınızdan aşağı inmesini sağlamak değildir. İçilen su, vitaminlerin daha iyi çözünmesine ve ilaçların nemlendirilmesine de yardımcı olur. İlaç içerken bir bardak suyu bitirirseniz hem ilacın yemek borunuzu tahriş etmesini önlersiniz, hem de suda çözünen vitaminlerin daha iyi emilmesine imkan sağlarsınız.
İçme Suyuna Yapay Tatlandırıcı Eklemeyin
Sık sık olmamak koşuluyla bir miktar yapay tatlandırıcı tüketmenizde sakınca yoktur. Fakat bu durumu alışkanlık haline getirmeyin. Bilimsel çalışmalardan elde edilen sonuçlara göre yapay tatlandırıcılar, vücutta kanser ve tip 2 diyabet gelişimi için uygun zemin hazırlar. Üstelik yapay tatlandırıcılar, normalden daha kısa sürede açlık hissetmenize de yol açabilir.
Az tüketilmesi önerilen başlıca tatlandırıcılar şunlardır:
- Şeker
- Yüksek oranda früktoz içeren mısır şurubu
- Sükroloz
- Aspartam
Suyunuzu lezzetlendirmek istiyorsanız, bu sayılan yapay tatlandırıcı bileşenlerinin yerine nane, otlar, salatalık, limon ya da misket limonu dilimlerini tercih edin. Daha önceki bölümde de anlatıldığı gibi bu yiyecekleri dilimlemeden önce dikkatli ve özenli bir şekilde yıkayın.
Susuzluk ve Sürekli Yorgun Hissetmek Bağlantılı Olabilir
Sürekli olarak nedensiz bir yorgunluk içinde olmak, dehidratasyon işareti olabilir. Vücudunuz nefes alırken ya da tuvalet ihtiyacını giderirken dahi su harcar. Bu nedenle sadece ağır bir spor yaptığınızda ya da hasta olduğunuzda susuz kalacağınızı düşünmeyin.
Bir Anda Çok Su İçmek Yararlı Değildir
Sabah uyanır uyanmaz 1 ya da 2 bardak su içmek sizi rahatlatabilir. Ama bu durumu abartarak, uyanır uyanmaz bardaklar dolusu su içmenin size bir yararı olmaz. Ayrıca uykuya yatmadan önce bolca su içerseniz, bütün gece idrar yapma ihtiyacı duyabilirsiniz. Bu durum yeterli uykuyu almanıza engel olur. Gün içinde belli zamanlarda su içmeniz, sizin için daha iyi olacaktır. Bilim insanları saatte 1 litreden fazla su içilmesini önermiyorlar.
Irmak / Akarsulardan Su İçmeyin
Doğada akan suyun temiz olduğuna dair bir inanç vardır. Bu önyargı her zaman doğru değildir. Her ne kadar nehirden akan su pırıl pırıl görünse de, çeşitli faktörler nedeniyle kirlenmiş olabilir. İçme sularını sağlıksız hale getirebilen başlıca kontaminasyon kriterleri şunlardır:
- Zehirli bitkiler
- Hayvan dışkıları
- Çevredeki işyerlerinden gelen zehirli atıklar
Doğada akan suyu içmeden önce, filtre edilip edilmediğini öğrenin.
Az Su İçmenin Zararı
Vücudun büyük bir kısmı sudur. Suyun vücudunuzdaki başlıca işlevleri şunlardır:
- Sindirimi desteklemek
- Kabızlığı önlemek
- Toksinleri vücuttan uzaklaştırmak
- Böbrek taşı oluşumunu önlemek
- Cildi nemlendirmek
Bu kadar fazla işlevin yerine getirilebilmesi için her gün en az 8 bardak su içilmelidir. Su içmek sağlıklı beslenmenin önemli bir kriteridir. Yeteri kadar su içmemek vücudun işleyişinde çeşitli sorunlara yol açabilir.
Su içmek konusunda yukarıda belirtilen noktalara dikkat etmek istenmeyen bir sağlık sorunuyla karşılaşmanızı önleyebilir.