Kadınların “Göz Teması”yla İletişim Kurma Gücü
Göz teması, kelimelerden önce gelir. Kadınlar çoğu zaman konuşmadan bile duygu aktarabilir; çünkü gözler, iç dünyanın en açık penceresidir. Bir kadın birine bakarken, yalnızca görmekle kalmaz; duyguyu, niyeti, güveni ve uzaklığı aynı anda hissettirir. Bu, sezgiyle birleşen duygusal zeka sayesinde gerçekleşir.
Kadınlar sosyal ilişkilerde, göz temasıyla hem bir alan açar hem de o alanın sınırlarını belirler. Bir bakış, “Yakınım,” diyebilir. Bir başkası ise “Mesafe istiyorum,” mesajını taşıyabilir. Bu sözsüz iletişim, kadınların duygulara kulak veren algısının doğal sonucudur. Yumuşak bir bakış, şefkati çağırır. Net ve sabit bir bakış, kararlılığı. Kaçan bir bakış ise incinmişliği ya da korunma ihtiyacını gösterebilir.
Göz teması, kadınların empati kurma biçiminin de önemli bir parçasıdır. Birinin canının yandığını, üzgün olduğunu ya da yorgunluğunu kelime duymadan fark ederler. Çünkü göz, ifade edilmemiş duyguların izlerini saklamaz.
Bu nedenle, kadınların gözleri çoğu zaman cümlelerden daha yüksek konuşur.
Ses bazen sessizleşir, kelimeler bulunmaz; ama bakış her şeyi olduğu gibi anlatır.
Kısacası, kadınlar göz temasıyla yalnızca iletişim kurmaz;
dünyayı duygusal olarak okur ve yeniden tanımlar.
