Kadınların Bazen Sırf Kendileri İçin Süslenmesinin Psikolojisi
Süslenmek çoğu zaman dışarıya görünmekle ilişkilendirilir; oysa birçok kadın için süslenmek içsel bir deneyimdir. Makyaj yapmak, saçla uğraşmak, güzel bir elbise seçmek veya takı takmak; dış dünyaya mesaj vermekten çok, kendine dokunma ve kendini hatırlama ritüelidir.
Kadın bazı günler kimseye görünmeyecek olsa bile özen gösterir. Çünkü o an süslenmek, dışarıya değil kendine değer vermektir. “Bunu kendim için yapıyorum” cümlesi, kadının kendi varlığını onurlandırma halidir. Bu süreçte kadın, aynada sadece yüzünü değil, kendi merkezini bulur.
Süslenmek ayrıca duygusal bir düzenleyicidir.
Yorgun bir gün: hafif bir ruj moral verir.
Belirsiz ruh hali: kokunun sıcaklığı güven hissi yaratır.
Saçların şekil alması: kontrol ve toparlanmışlık duygusu uyandırır.
Bunların hepsi iç ritmi yeniden dengeye getirme çabasıdır.
Toplum çoğu zaman süslenmeyi “dışarıya beğenilme arzusu” olarak yorumlar.
Oysa birçok kadın için bu süreç bir öz-şefkat alanıdır.
Kendine incelikle yaklaşma, kendini önemseme ve ruhuna iyi gelme yöntemidir.
Kadın süslenirken kendine şunu söyler:
“Ben değerliyim. Kendimi görüyorum.”
Ve belki de en anlamlı güzellik tam olarak burada doğar.
