İlişkide Sessizleşen Kişinin Aslında Anlatmak İstediği Şey
Bir ilişkide birinin aniden sessizleşmesi çoğu zaman yanlış anlaşılır. “Artık ilgilenmiyor”, “Uzaklaşıyor” ya da “Soğudu” gibi düşünceler akla gelir. Oysa psikolojiye göre sessizlik, çoğu zaman uzaklaşma değil; duygusal yoğunluğu yönetme çabasıdır.
Sessizleşen kişi genellikle söyleyecek şeyi olmadığı için susmaz; söyleyecek çok şey olduğu için konuşamaz. Kırılmaktan, yanlış anlaşılmaktan ya da duygularını ifade ettikten sonra daha da incinmekten korkar. Beyin bu durumda kendini koruma moduna geçer ve kişi “duygusal tasarruf” yaparak iletişimi minimuma indirir.
Uzmanlara göre sessizlik, özellikle duygusal olarak yorulmuş kişilerde bir tür içsel mola işlevi görür. Kişi duygularını düzenlemeye, toparlamaya ve sakinleşmeye çalışır. Bu süreçte uzaklaşmak istemez; sadece enerjisini geri kazanmak ister.
Bazıları için sessizlik, “Ben artık acımı kelimelere dökemiyorum” demektir. Bazıları için “Kırılmamak için susuyorum.” Bazıları için ise “Seni seviyorum ama şu an kendimi taşımakta zorlanıyorum.”
Sessizleşmek bir bitiş değil; çoğu zaman görünmeyen bir yardım çağrısıdır.
