Kutsal Kitap Yeşaya 51
Yeşaya 51, Tanrı'ya güvenenlere teselli sunar; kurtuluşun kalıcılığını, insan korkusunun geçiciliğini ve Siyon için vaat edilen özgürlük umudunu anlatır.
Teselli, Umut ve İlahi Kurtuluş Sözü
Yeşaya 51, Tanrı’nın halkına yönelttiği güçlü bir teselli ve güven çağrısıdır. Metin, doğruluğu arayanlara ve Tanrı’ya yönelenlere seslenerek başlar. Halktan, kökenlerini hatırlamaları istenir; İbrahim ve Sara örneğiyle, Tanrı’nın küçük bir başlangıçtan büyük bir ulus oluşturma gücü vurgulanır. Bu hatırlatma, umudun yeniden filizlenmesini amaçlar.
Bölümde Tanrı’nın kurtarışı ve adaleti ön plana çıkar. Tanrı’nın doğruluğu kalıcı, kurtuluşu ise nesiller boyunca sürecektir. İnsan korkusunun geçici olduğu, Tanrı’nın sözüne güvenmenin ise kalıcı bir dayanak sunduğu belirtilir. Gökler ve yeryüzü yok olsa bile Tanrı’nın kurtarışı sarsılmayacaktır.
Yeşaya 51’in ilerleyen kısmında halkın acıları dile getirilir; esaret ve keder, dolu bir kâse benzetmesiyle anlatılır. Ancak Tanrı, bu kâseyi halkının elinden alacağını ve adaleti sağlayacağını bildirir. Bölüm, Siyon’un yeniden sevinç ve özgürlüğe kavuşacağı, Tanrı’nın halkını teselli edeceği güçlü bir umut mesajıyla sona erer.
YEŞAYA 51
Rab Siyon'u Avutuyor
1 “Doğruluğun ardından giden,
RAB'be yönelen sizler, beni dinleyin:
Yontulduğunuz kayaya,
Çıkarıldığınız taş ocağına bakın.
2 Atanız İbrahim'e, sizi doğuran Sara'ya bakın.
Çağırdığımda tek kişiydi İbrahim,
Ama ben onu kutsayıp çoğalttım.”
3 RAB Siyon'u ve bütün yıkıntılarını avutacak.
Siyon çölünü Aden'e, bozkırı RAB'bin bahçesine döndürecek.
Orada coşku, sevinç,
Şükran ve ezgi olacak.
4 “Beni dinle, ey halkım,
Bana kulak ver, ey ulusum!
Yasa benden çıkacak,
Halklara ışık olarak adaletimi yerleştireceğim.
5 Zaferim yaklaştı,
Kurtarışım ortaya çıktı.
Halkları gücümle yöneteceğim.
Kıyı halkları bana umut bağladı,
Umutla gücümü bekliyorlar.
6 Başınızı kaldırıp göklere bakın,
Aşağıya, yeryüzüne bakın.
Çünkü bu gökler duman gibi dağılacak,
Giysi gibi eskiyecek yeryüzü;
Üzerinde yaşayanlar sinek gibi ölecek.
Ama benim kurtarışım sonsuz olacak,
Ardı kesilmeyecek zaferimin.
7 “Ey sizler, doğru olanı bilenler,
Yasamı yüreğinde taşıyan halk, dinleyin beni!
İnsanların aşağılamalarından korkmayın,
Yılmayın sövgülerinden.
8 Güvenin yediği giysi gibi,
Kurtçuğun yediği yapağı gibi yitecekler.
Oysa zaferim sonsuza dek kalacak,
Kurtarışım kuşaklar boyu sürecek.”
9 Uyan, ey RAB'bin gücü, uyan, kudreti kuşan!
Eski günlerde, önceki kuşaklar döneminde olduğu gibi uyan!
Rahav'ı parçalayan,
Deniz canavarının bedenini deşen sen değil miydin?
10 Denizi, engin suların derinliklerini kurutan,
Kurtulanların geçmesi için
Denizin derinliklerini yola çeviren sen değil miydin?
11 RAB'bin kurtardıkları dönecek,
Sevinçle haykırarak Siyon'a varacaklar.
Yüzlerinde sonsuz sevinç olacak.
Onların olacak coşku ve sevinç,
Üzüntü ve inilti kaçacak.
12 RAB diyor ki,
“Sizi avutan benim, evet benim.
Siz kimsiniz ki, ölümlü insandan,
Ottan farksız insanoğlundan korkarsınız?
13 Sizi yaratan, gökleri geren,
Dünyanın temellerini atan RAB'bi
Nasıl olur da unutursunuz?
Sizi yok etmeye hazırlanan zalimin öfkesinden
Neden gün boyu yılıp duruyorsunuz?
Hani nerede zalimin gazabı?
14 Zincire vurulmuş tutsaklar
Çok yakında özgürlüğe kavuşacak.
Ölüm çukuruna inmeyecek,
Aç kalmayacaklar.
15 Tanrınız RAB benim.
Dalgalar gürlesin diye denizi çalkalayan benim.”
O'nun adı Her Şeye Egemen RAB'dir!
16 “Sözlerimi ağzına koydum,
Seni elimin gölgesiyle örttüm;
Gökleri yerleştirmen,
Yeryüzünün temellerini atman
Ve Siyon'a, ‘Halkım sensin’ demen için...”
Rab'bin Gazap Kâsesi
17 Uyan, ey Yeruşalim, uyan, kalk ayağa!
Sen ki, RAB'bin gazap kâsesini O'nun elinden içtin.
Tamamını içtin sersemleten kâsenin.
18 Doğurduğun bunca oğuldan sana yol gösteren yok,
Elinden tutan da yok büyüttüğün bunca oğuldan.
19 Başına çifte felaket geldi, kim başsağlığı dileyecek?
Yıkım ve kırım, kıtlık ve kılıç.
Nasıl avutayım seni?
20 Oğulların baygın, ağa düşmüş ahular gibi
Her sokak başında yatıyor.
RAB'bin öfkesine de
Tanrın'ın azarlayışına da doymuşlar.
21 Bu nedenle, ey ezilmiş Yeruşalim,
Şarapsız sarhoş olmuş halk, şunu dinle!
22 Egemenin RAB, kendi halkını savunan Tanrın diyor ki,
“Seni sersemleten kâseyi, gazabımın kâsesini
Elinden aldım.
Bir daha asla içmeyeceksin ondan.
23 Onu sana eziyet edenlerin eline vereceğim;
Onlar ki sana, ‘Yere yat da
Üzerinden geçelim’ dediklerinde,
Sırtını toprak, yol ettin.”