Kutsal Kitap Yeşaya 47

TAKİP ET

Yeşaya 47, Babil'in kibri ve zulmü nedeniyle uğrayacağı ani düşüşü; sahte güvenlerin yetersizliğini ve ilahi adaletin kaçınılmazlığını anlatır.

Babil’in Düşüşü ve İlahi Adalet

Yeşaya 47, kibir ve zulümle yükselen Babil’in kaçınılmaz düşüşünü ilan eden sert bir yargı bölümüdür. Metin, “bakire kız Babil” benzetmesiyle başlar ve şehrin görkemiyle övünmesinin son bulacağını bildirir. Lüks, güven ve dokunulmazlık algısı bir anda dağılacak; Babil utanç ve kölelikle yüzleşecektir. Tanrı, Babil’in İsrail’e acımasız davranışını ve merhametsizliğini açıkça hatırlatır.

Bölüm ilerledikçe Babil’in kendine güvenen sözleri ifşa edilir. “Benden başkası yok” iddiası, ilahi egemenliğe meydan okuma olarak sunulur. Büyücülük, falcılık ve gizli bilgilerin, yaklaşan felaketi engelleyemeyeceği vurgulanır. İnsan yapımı güven kaynakları, Tanrı’nın yargısı karşısında tamamen etkisiz kalır.

Yeşaya 47’nin sonunda yıkımın ani ve kaçınılmaz olacağı belirtilir. Hiçbir danışman, hiçbir bilgelik Babil’i kurtaramaz. Bölüm, gücün Tanrı’ya ait olduğunu ve kibirle kurulan düzenlerin sonunda çökeceğini güçlü bir uyarıyla ilan eder.

YEŞAYA 47

Babil'in Düşüşü

1 “Ey Babil, erden kız,

İn aşağı, toprağa otur.

Ey Kildani kızı,

Tahtın yok artık, yere otur.

Bundan böyle, ‘Nazik, narin’ demeyecekler sana.

2 Bir çift değirmen taşı al da un öğüt,

Çıkar peçeni, kaldır eteğini.

Baldırını aç, ırmaklardan geç.

3 Çıplaklığın sergilenecek, mahrem yerlerin görünecek.

Öç alacağım, kimseyi esirgemeyeceğim.”

4 Bizim kurtarıcımız

İsrail'in Kutsalı'dır.

O'nun adı Her Şeye Egemen RAB'dir.

5 RAB diyor ki, “Ey Kildani kızı,

Karanlığa çekilip sessizce otur.

Çünkü bundan böyle ‘Ülkeler kraliçesi’ demeyecekler sana.

6 Halkıma öfkelenmiş,

Mirasım olduğu halde onu bayağılaştırıp

Eline teslim etmiştim.

Ama sen onlara acımadın,

Yaşlılara bile çok ağır bir boyunduruk yükledin.

7 ‘Sonsuza dek kraliçe olacağım’ diye düşünüyordun,

Bunları aklına getirmedin, sonuçlarını düşünmedin.

8 “Ey şimdi güvenlikte yaşayan zevk düşkünü,

İçinden, ‘Kraliçe benim, başkası yok;

Hiç dul kalmayacak,

Evlat acısı görmeyeceğim’ diyorsun.

Dinle şimdi:

9 Bir gün içinde ikisi birden başına gelecek:

Çok sayıda büyüye, etkili muskalarına karşın

Hem dul kalacak,

Hem evlat acısını alabildiğine yaşayacaksın.

10 “Kötülüğüne güvendin,

‘Beni gören yok’ diye düşündün.

Bilgin ve bilgeliğin seni saptırdı.

İçinden, ‘Kraliçe benim, başkası yok’ diyordun.

11 Ne var ki, felakete uğrayacaksın.

Onu durduracak büyü yok elinde,

Başına gelecek belayı önleyemeyeceksin.

Üzerine ansızın hiç beklemediğin bir yıkım gelecek.

12 Gençliğinden beri emek verdiğin

Muskalarına, çok sayıda büyüye devam et;

Belki yararını görür,

Kimilerini titretirsin.

13 Aldığın öğütlerin çokluğu

Seni tüketti.

Yıldız falcıların, yıldızbilimcilerin,

Ay başlarında ne olacağını bildirenlerin,

Şimdi kalksınlar da

Başına geleceklerden seni kurtarsınlar.

14 “Bak, hepsi anızdan farksız,

Ateş yakacak onları.

Canlarını alevden kurtaramayacaklar.

Ne ısınmak için kor,

Ne de karşısında oturulacak ateş olacak.

15 Emek verdiğin adamlar böyle olacak.

Gençliğinden beri alışveriş ettiğin herkes

Kendi yoluna gidecek,

Seni kurtaran olmayacak.”