Kutsal Kitap Yeşaya 46

TAKİP ET

Yeşaya 46, düşen putlarla yaşayan Tanrı'yı karşılaştırır; Tanrı'nın halkını doğumdan yaşlılığa taşıyan tek gerçek kurtarıcı olduğunu vurgular.

Taşıyan Tanrı ve Düşen Putlar

Yeşaya 46, insan yapımı putlarla yaşayan Tanrı arasındaki keskin farkı ortaya koyan güçlü bir bölümdür. Metin, Babil’in putları Bel ve Nebo’nun yere yıkılışıyla başlar. Bu sözde ilahlar, insan ve hayvanlar tarafından taşınmak zorundadır; yük olurlar ama kurtaramazlar. Bu sahne, putların çaresizliğini ve boşluğunu çarpıcı biçimde simgeler.

Buna karşılık Tanrı, İsrail halkına bambaşka bir gerçeklik sunar. O, halkını doğumdan yaşlılığa kadar taşıyan, destekleyen ve kurtaran Tanrı’dır. İnsanların Tanrı’yı taşımadığı, aksine Tanrı’nın insanı taşıdığı vurgulanır. Bu ifade, ilahi sadakatin sürekliliğini ve güvenilirliğini güçlü şekilde ortaya koyar.

Bölümün devamında Tanrı, kendisiyle hiçbir şeyin kıyaslanamayacağını açıkça ilan eder. O, başlangıcı ve sonu bilen, planlarını kesinlikle gerçekleştiren egemendir. İnsanların aceleci yargılarına rağmen Tanrı’nın kurtuluş planı gecikmeyecektir. Yeşaya 46, sahte güven kaynaklarından vazgeçip, her dönemde taşıyan ve kurtaran Tanrı’ya yönelme çağrısıyla sona erer.

YEŞAYA 46

1 “İlah Bel diz çökmüş, ilah Nebo sinmiş,

Putları hayvanlara, öküzlere yüklenmiş gidiyor.

Taşınan bu nesneleriniz ağırlık,

Yorgun hayvana yük oldu.

2 Birlikte sinmiş, diz çökmüşler,

Putlarını yük olmaktan kurtaramıyorlar.

Sürgüne gidecek onlar.

3 “Ey Yakup soyu, İsrail'in sağ kalanları,

Doğdunuz doğalı yüklendiğim,

Rahimden çıktınız çıkalı taşıdığım sizler,

Dinleyin beni:

4 Siz yaşlanıncaya dek ben O'yum;

Saçlarınız ağarıncaya dek

Ben yükleneceğim sizi.

Sizi ben yarattım, ben taşıyacağım,

Evet, sizi ben yüklenecek, ben kurtaracağım.

5 “Beni kime benzetecek,

Kime denk tutacaksınız?

Kiminle karşılaştıracaksınız ki, benzer olalım?

6 Kimisi bol keseden harcadığı altından,

Terazide tarttığı gümüşten

Ücret karşılığında kuyumcuya ilah yaptırır,

Önünde yere kapanıp tapınır.

7 Onu omuzlayıp taşır, yerine koyar.

Öylece durur put, yerinden kımıldamaz.

Kendisine yakarana yanıt veremez,

Onu sıkıntısından kurtaramaz.

8 “Bunu anımsayın, ey başkaldıranlar,

Adam olun, aklınızdan çıkarmayın!

9 Çok önceden beri olup bitenleri anımsayın.

Çünkü Tanrı benim, başkası yok.

Tanrı benim, benzerim yok.

10 Sonu ta başlangıçtan,

Henüz olmamış olayları çok önceden bildiren,

‘Tasarım gerçekleşecek,

İstediğim her şeyi yapacağım’ diyen benim.

11 Doğudan yırtıcı kuşu,

Uzak bir ülkeden

Tasarımı gerçekleştirecek adamı çağıran benim.

Evet, bunları söyledim,

Kesinlikle yerine getirecek,

Tasarladığımı yapacağım mutlaka.

12 “Ey dikbaşlılar, doğruluktan uzak olanlar,

Dinleyin beni!

13 Zaferim yaklaştı, uzak değil;

Kurtarışım gecikmeyecek.

Güzelliğim olan İsrail için

Siyon'u kurtaracağım.”