Kutsal Kitap Yeşaya 29

TAKİP ET

Yeşaya 29, yüzeysel inanç ve ruhsal körlüğe karşı uyarır; Tanrı'nın bilgeliğiyle gelen uyanışı, alçakgönüllüler için vaat edilen yenilenmeyi anlatır.

Körlükten Uyanışa Çağrı

Yeşaya 29, Yeruşalim’e yönelik hem uyarı hem de umut barındıran çarpıcı bir bölümdür. Metin, “Ariel” olarak adlandırılan kente seslenerek başlar ve yaklaşan kuşatma ile sıkıntının kaçınılmaz olduğunu bildirir. Dıştan bakıldığında güçlü görünen şehir, ruhsal olarak derin bir körlük içindedir. Tanrı’nın uyarıları duyulmaz, ibadet ise alışkanlığa dönüşmüştür.

Bölümde halkın Tanrı’ya dudaklarıyla yaklaştığı, ancak yüreklerinin O’ndan uzak olduğu vurgulanır. Bu yüzeysellik, Tanrı’nın hoşnutsuzluğunun temel nedenidir. İnsan bilgeliğine güvenenler eleştirilir; gizli planlar Tanrı’dan saklanamaz. İlahi bilgelik, insan aklının çok ötesindedir.

Yeşaya 29’un ilerleyen kısmında ise güçlü bir dönüş vaadi yer alır. Körlerin görmesi, sağırların duyması gibi imgelerle ruhsal uyanış anlatılır. Alçakgönüllüler sevinç bulacak, haksızlık ortadan kalkacaktır. Tanrı, halkını yeniden şekillendirecek ve utanç yerini anlayışa bırakacaktır. Bölüm, yargının ardından gelen yenilenmenin mümkün olduğunu ilan eden umut dolu bir mesajla sona erer.

YEŞAYA 29

Davut Kenti'nin Vay Haline!

1 Ariel , Ariel,

Davut'un ordugah kurduğu kent, vay haline!

Sen yıla yıl kat, bayramların süredursun.

2 Ama seni sıkıntıya sokacağım.

Feryat, figan edeceksin,

Benim için sunak ocağı gibi olacaksın.

3 Sana karşı çepeçevre ordugah kuracak,

Çevreni rampalarla, kulelerle kuşatacağım.

4 Alçaltılacaksın, yerin altından konuşacak,

Toz toprak içinden boğuk boğuk sesleneceksin.

Sesin ölü sesi gibi yerden,

Sözlerin fısıltı gibi toprağın içinden çıkacak.

5 Ama sayısız düşmanların ince toz,

Acımasız orduları savrulmuş saman ufağı gibi olacak.

Bir anda, ansızın,

6 Her Şeye Egemen RAB gök gürlemesiyle,

Depremle, büyük gümbürtü, kasırga ve fırtınayla,

Her şeyi yiyip bitiren ateş aleviyle seni cezalandıracak.

7 Sonra Ariel'e karşı savaşan çok sayıda ulus,

Ona ve kalesine saldıranların hepsi,

Onu sıkıntıya sokanlar bir rüya gibi,

Gece görülen görüm gibi yok olup gidecekler.

8 Rüyada yemek yediğini gören aç kişi,

Uyandığında hâlâ açtır;

Rüyada su içtiğini gören susuz kişi,

Uyandığında susuzluktan hâlâ baygındır.

İşte Siyon Dağı'na karşı savaşan

Kalabalık uluslar da böyle olacak.

9 Şaşırın, şaşkına dönün,

Kendinizi kör edin, görmez olun.

Şarap içmeden sarhoş olun,

İçki içmeden sendeleyin.

10 Çünkü RAB size uyuşukluk ruhu verdi;

Gözlerinizi mühürledi, ey peygamberler,

Başlarınızı örttü, ey biliciler.

11 Sizin için bütün görüm

Mühürlenmiş bir kitabın sözleri gibi oldu.

İnsanlar böyle bir kitabı

Okuma bilen birine verip,

“Rica etsek şunu okur musun?” diye sorduklarında,

“Okuyamam, çünkü mühürlenmiş” yanıtını alırlar.

12 Kitabı okuma bilmeyen birine verip,

“Rica etsek şunu okur musun?” diye sorduklarında ise,

“Okuma bilmem” yanıtını alırlar.

13 Rab diyor ki, “Bu halk bana yaklaşıp

Ağızlarıyla, dudaklarıyla beni sayar,

Ama yürekleri benden uzak.

Benden korkmaları da

İnsanlardan öğrendikleri buyrukların sonucudur.

14 Onun için ben de bu halkın arasında yine bir harika,

Evet, şaşılacak bir şey yapacağım.

Bilgelerin bilgeliği yok olacak,

Akıllının aklı duracak.”

15 Tasarılarını RAB'den gizlemeye uğraşanların vay haline!

Karanlıkta iş gören bu adamlar,

“Bizi kim görecek, kim tanıyacak?” diye düşünürler.

16 Ne kadar ters düşünceler!

Çömlekçi balçıkla bir tutulur mu?

Yapı, kendini yapan için,

“Beni o yapmadı” diyebilir mi?

Çömlek kendine biçim veren için,

“O bir şeyden anlamaz” diyebilir mi?

17 Lübnan pek yakında meyve bahçesine,

Meyve bahçesi ormana dönmeyecek mi?

18 O gün sağırlar kitabın sözlerini işitecek,

Körler koyu karanlıkta görecek.

19 Düşkünlerin RAB'de buldukları sevinç artacak,

Yoksullar İsrail'in Kutsalı sayesinde coşacak.

20 Çünkü acımasızlar yok olacak, alaycılar silinecek,

Kötülüğe fırsat kollayanların hepsi kesilip atılacak.

21 Onlar ki, insanı tek sözle davasında suçlu çıkarır,

Kent kapısında haksızı azarlayana tuzak kurar,

Yok yere haklının hakkını çiğnerler.

22 Bundan dolayı, İbrahim'i kurtarmış olan RAB

Yakup soyuna diyor ki,

“Yakup soyu artık utanmayacak,

Yüzleri korkudan sararmayacak.

23 Elimin yapıtı olan çocuklarını

Aralarında gördüklerinde

Adımı kutsal sayacaklar;

Evet, Yakup'un Kutsalı'nı kutsal sayacak,

İsrail'in Tanrısı'ndan korkacaklar.

24 Yoldan sapmış olanlar kavrayışa,

Yakınıp duranlar bilgiye kavuşacak.”