Kutsal Kitap Yeşaya 23
Yeşaya 23, ticaretin simgesi Sur'un düşüşü üzerinden maddi gücün geçiciliğini, insan gururunun kırılışını ve sonunda kazancın Tanrı'ya yönelişini anlatır.
Sur’un Düşüşü ve Geçici Güç
Yeşaya 23, deniz ticaretiyle zenginleşmiş Sur kentine yönelik yargıyı konu alan çarpıcı bir bölümdür. Metin, Sur’un yıkımı haberinin denizciler ve uzak limanlara yayılmasıyla başlar. Akdeniz ticaretinin kalbi sayılan bu kent, yalnızca ekonomik bir merkez değil; aynı zamanda insan gururunun ve maddi güce dayalı güvenin simgesidir. Sur’un düşüşü, ticaretle beslenen ihtişamın ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne serer.
Bölümde Sur’un müttefikleri ve ticari ortakları da bu yıkımdan etkilenir. Kıbrıs ve Tarşiş gibi denizci halklar şaşkınlık ve yas içindedir. Bu çöküş, rastlantı değil; Tanrı’nın ulusların gururunu kırmak için aldığı bilinçli bir karardır. İnsan onurunu yücelten düzenler, ilahi irade karşısında ayakta duramaz.
Yeşaya 23’ün son kısmında ise beklenmedik bir dönüşüm mesajı yer alır. Sur’un uzun bir süre sonra yeniden canlanacağı, ancak bu kez kazancının Tanrı’ya adanacağı belirtilir. Bu ifade, maddi gücün değil, Tanrı’ya yönelen bir yaşamın kalıcı değer taşıdığını vurgular. Bölüm, dünyevi zenginliğin geçiciliğini ve ilahi amaca yönelmenin üstünlüğünü hatırlatarak sona erer.
YEŞAYA 23
Sur Kenti'ne İlişkin Peygamberlik
1 Sur Kenti'yle ilgili bildiri:
Ey ticaret gemileri, feryat edin!
Çünkü Sur Kenti evleriyle,
Limanlarıyla birlikte yok oldu.
Kittim'den size haber geldi.
2 Ey kıyı halkı ve denizcilerin zenginleştirdiği
Sayda tüccarları, susun!
3 Şihor'un tahılı, Nil'in ürünü
Denizleri aşar, Sur'a gelir sağlardı.
Ulusların kârı ona akardı.
4 Utan, ey Sayda, ey deniz kıyısındaki kale!
Çünkü deniz sana sesleniyor:
“Ne doğum ağrısı çektim, ne de doğurdum.
Ne delikanlılar büyüttüm, ne de kızlar.”
5 Sur'un haberi Mısır'a ulaşınca,
Yüreği burkulacak insanların.
6 Tarşiş'e geçin, ey kıyıda oturanlar,
Feryat edin.
7 Uzak ülkeleri yurt edinmiş,
Eğlenceye düşkün halkınız,
Eski, tarihsel kentiniz bu mu?
8 Taçlar giydiren Sur'a karşı bu işi kim tasarladı?
O kent ki, tüccarları prenslerdi,
İş adamları dünyanın saygın kişileriydi.
9 Görkeminin sonucu olan gururunu kırmak,
Dünyaca ünlü bütün saygın kişilerini alçaltmak için
Her Şeye Egemen RAB tasarladı bunu.
10 Kendi topraklarını Nil gibi basıp geç,
Ey Tarşiş kızı, artık engel yok.
11 RAB denizin üzerine elini uzatıp ülkeleri titretti,
Kenan kalelerinin yıkılmasını buyurdu.
12 “Eğlencen sona erdi, ey Sayda, erden kız!” dedi,
“Kirletildin.
Kalk, Kittim'e geç,
Orada bile rahat yüzü görmeyeceksin.”
13 Kildan ülkesine bak!
O halk yok artık.
Asurlular onların ülkesini yabanıl hayvanlara verdi,
Kuşatma kuleleri diktiler, saraylarını soydular,
Ülkeyi viraneye çevirdiler.
14 Feryat edin, ey ticaret gemileri!
Çünkü sığınağınız harap oldu.
15 Bundan sonra Sur Kenti yetmiş yıl, bir kralın ömrü süresince unutulacak. Yetmiş yıl bitince, fahişe için bestelenen türküdeki gibi Sur'a şöyle denecek:
16 “Bir lir al, dolaş kenti,
Ey sen, unutulmuş fahişe!
Güzel çal seni anımsamaları için,
Türkü üstüne türkü söyle.”
17 Yetmiş yıl geçince RAB Sur'la ilgilenecek, ama Sur para için yine fahişeliğe dönecek. Dünyanın bütün krallıklarıyla fahişelik edecek. 18 Kentin ticaretten ve fuhuştan kazandıkları RAB'be adanacak. Bunlar biriktirilmeyecek, hazineye konmayacak. Ticaretten kazandıklarını doyuncaya dek yesinler, güzel güzel giyinsinler diye RAB'bin önünde yaşayanlara verilecek.