Kutsal Kitap Vaiz 6

TAKİP ET

Vaiz 6, zenginlik ve uzun ömrün bile doyumsuzlukla anlamsızlaştığını vurgular; gerçek bilgelik, sınırları kabul edip elde olanla yetinebilmektir.

Doyumsuzluğun Boşluğu ve Hayatın Sınırı

Vaiz 6, zenginlik, uzun ömür ve onur gibi değerlerin bile anlamdan yoksun kalabileceğini çarpıcı örneklerle anlatır. Metin, Tanrı’nın insana mal, mülk ve saygınlık verdiği hâlde, bunlardan zevk alma gücünü vermediği durumun büyük bir kötülük olduğunu söyler. Böyle bir hayat, dışarıdan bakıldığında başarılı görünse de içten içe boş ve tatsızdır. Hatta Vaiz, hiç doğmamış olmanın bile bu tür bir yaşamdan daha huzurlu olabileceğini ifade ederek konunun ağırlığını artırır.

Bölüm, insan arzusunun sınır tanımazlığına dikkat çeker. Göz gördüğüyle, kulak duyduğuyla doymaz; istekler sürekli artar. Bu doyumsuzluk, bilgeyle akılsız arasında da fark bırakmaz. Sonunda herkes aynı yere gider. Bu nedenle Vaiz, hayali beklentilerin peşinden koşmayı değil, elde olanla yetinmeyi öğütler. İnsan geleceği bilemez, yarının ne getireceğini kontrol edemez.

Vaiz 6’nın temel mesajı nettir: Hayat, sadece sahip olmakla anlam kazanmaz. Gerçek bilgelik, sınırları kabul etmek ve verilenle yetinebilmektir.

VAİZ 6

1 Güneşin altında insana ağır gelen bir kötülük gördüm: 2 Adam vardır, Tanrı kendisine mal, mülk, saygınlık verir, yerine gelmeyecek isteği yoktur. Ama Tanrı yemesine izin vermez; bir yabancı yer. Bu da boş ve acı bir derttir.

3 Bir adam yüz çocuk babası olup uzun yıllar yaşamış, ama uzun ömrüne karşılık, zenginliğin tadını çıkaramamış, bir mezara bile gömülmemişse, düşük çocuk ondan iyidir derim. 4 Çünkü düşük çocuk boş yere doğuyor, karanlık içinde geçip gidiyor, adı karanlığa gömülüyor. 5-6 Ne güneş yüzü görüyor, ne de bir şey tanıyor. Öbür adam iki kez biner yıl yaşasa bile mutluluk duymaz, düşük çocuk ondan rahattır. Hepsi aynı yere gitmiyor mu?

7 İnsan hep boğazı için çalışır,

Yine de doymaz.

8 Bilgenin akılsızdan ne üstünlüğü var?

Yoksul başkasına nasıl davranacağını bilmekle ne yarar sağlar?

9 Gözün gördüğü gönlün çektiğinden iyidir.

Bu da boş ve rüzgarı kovalamaya kalkışmaktır.

10 Ne varsa, adı çoktan konmuştur,

İnsanın da ne olduğu biliniyor.

Kimse kendinden güçlü olanla çekişemez.

11 Söz çoğaldıkça anlam azalır,

Bunun kime yararı olur?

12 Çünkü gölge gibi gelip geçen kısa ve boş ömründe insana neyin yararlı olduğunu kim bilebilir? Bir adama kendisinden sonra güneşin altında neler olacağını kim söyleyebilir?