Kutsal Kitap Vahiy 9

TAKİP ET

İncil'in Vahiy Kitabı'nın 9. Bölümü, yedi borudan beşinci ve altıncı boruların çalınmasıyla ilgili vizyonları anlatır.

İncil'in Vahiy Kitabı'nın 9. Bölümü, yedi borudan beşinci ve altıncı boruların çalınmasıyla ilgili vizyonları anlatır. Bu bölümlerde Tanrı'nın yargısı ve adaletinin nasıl tezahür edeceği detaylı olarak betimlenir. İşte bu bölümdeki olayların özeti:

Beşinci Boru (Vahiy 9:1-12)

Dipsiz Kuyunun Açılması: Beşinci melek borusunu çaldığında, gökten düşmüş bir yıldız (muhtemelen bir melek) dipsiz kuyunun anahtarını aldı ve kuyuyu açtı. Kuyudan çıkan yoğun duman, güneşi ve havayı kararttı.

Çekirgeler: Kuyudan çıkan dumanın içinden çekirgeler ortaya çıktı. Bu çekirgeler, yerin akrepleri gibi insanlara zarar verme gücüne sahipti. Ancak, yalnızca Tanrı'nın mührünü taşımayan insanlara zarar verebilirlerdi. Çekirgeler, insanları öldürmek yerine beş ay boyunca büyük acılar vermekle görevlendirildi.

Çekirgelerin Tanımı: Çekirgeler savaşa hazırlanan atlara benzetilir; başlarında altın taçlar, yüzleri insan yüzüne, saçları kadın saçı gibi, dişleri aslan dişine benzer. Göğüslerinde demir zırhlar vardır ve kanatlarının sesi savaş arabalarının sesine benzer. Kuyruklarında akrep gibi sokucu iğneler bulunur.

Çekirgelerin Kralı: Çekirgelerin kralı olarak dipsiz kuyunun meleği olan "Apollyon" (İbranicede "Abaddon") adlandırılır. Bu isim "Yok Edici" anlamına gelir.

Altıncı Boru (Vahiy 9:13-21)

Dört Melek: Altıncı melek borusunu çaldığında, Tanrı'nın huzurundaki altın sunaktan gelen bir ses, Fırat Nehri'nin yanında bağlı olan dört meleği serbest bırakmasını söyledi. Bu dört melek, belirli bir saatte, günde, ayda ve yılda insanların üçte birini öldürmek üzere serbest bırakıldı.

İki Yüz Milyon Atlı Ordu: Serbest bırakılan bu melekler, iki yüz milyon kişilik bir atlı orduya önderlik eder. Bu atların göğüs zırhları ateş kırmızısı, gök mavisi ve kükürt sarısıdır. Atların başları aslan başına benzer ve ağızlarından ateş, duman ve kükürt çıkar. Bu üç belayla insanların üçte biri öldürülür.

İnsanların Tövbe Etmemesi: Bu büyük yıkıma rağmen, insanların geri kalanı putperestliklerinden, cinayetlerinden, büyücülüklerinden, cinsel ahlaksızlıklarından ve hırsızlıklarından tövbe etmezler.

Bu bölümde anlatılan vizyonlar, sembolik ve apokaliptik bir dil kullanılarak yazılmıştır ve Tanrı'nın yargısının güçlü ve korkunç bir şekilde tezahür edeceğini göstermektedir.

VAHİY 9

1 Beşinci melek borazanını çaldı. Gökten yere düşmüş bir yıldız gördüm. Dipsiz derinliklere açılan kuyunun anahtarı ona verildi. 2 Dipsiz derinliklerin kuyusunu açınca, kuyudan büyük bir ocağın dumanı gibi bir duman çıktı. Kuyunun dumanından güneş ve hava karardı. 3 Dumanın içinden yeryüzüne çekirgeler yağdı. Bunlara yeryüzündeki akreplerin gücüne benzer bir güç verilmişti. 4 Çekirgelere yeryüzündeki otlara, herhangi bir bitki ya da ağaca değil de, yalnız alınlarında Tanrı'nın mührü bulunmayan insanlara zarar vermeleri söylendi. 5 Bu insanları öldürmelerine değil, beş ay süreyle işkence etmelerine izin verildi. Yaptıkları işkence akrebin insanı soktuğu zaman verdiği acıya benziyordu. 6 O günlerde insanlar ölümü arayacak, ama bulamayacaklar. Ölümü özleyecekler, ama ölüm onlardan kaçacak.

7 Çekirgelerin görünümü, savaşa hazırlanmış atlara benziyordu. Başlarında altın taçlara benzer başlıklar vardı. Yüzleri insan yüzleri gibiydi. 8 Saçları kadın saçına, dişleri aslan dişine benziyordu. 9 Demir zırhlara benzer göğüs zırhları vardı. Kanatlarının sesi savaşa koşan çok sayıda atlı arabanın sesine benziyordu. 10 Akrebinkine benzer kuyrukları ve iğneleri vardı. Kuyruklarında, insanlara beş ay zarar verecek güce sahiptiler. 11 Başlarında kral olarak dipsiz derinliklerin meleği vardı. Bu meleğin İbranice adı Avaddon, Grekçe adıysa Apolyon'dur .

12 Birinci “vay” geçti, işte bundan sonra iki “vay” daha geliyor.

13 Altıncı melek borazanını çaldı. Tanrı'nın önündeki altın sunağın dört boynuzundan gelen bir ses işittim. 14 Ses, elinde borazan olan altıncı meleğe, “Büyük Fırat Irmağı'nın yanında bağlı duran dört meleği çöz” dedi. 15 Tam o saat, o gün, o ay, o yıl için hazır tutulan dört melek, insanların üçte birini öldürmek üzere çözüldü. 16 Atlı ordularının sayısı iki yüz milyondu, sayılarını duydum. 17 Görümümde atları ve binicilerini gördüm. Ateş, gökyakut ve kükürt renginde göğüs zırhları kuşanmışlardı. Atların başları aslan başına benziyordu. Ağızlarından ateş, duman, kükürt fışkırıyordu. 18 İnsanların üçte biri bunların ağzından fışkıran ateş, duman ve kükürtten, bu üç beladan öldü. 19 Atların gücü ağızlarında ve kuyruklarındadır. Yılanı andıran kuyruklarının başıyla zarar verirler.

20 Geriye kalan insanlar, yani bu belalardan ölmemiş olanlar, kendi elleriyle yaptıkları putlardan dönüp tövbe etmediler. Cinlere ve göremeyen, işitemeyen, yürüyemeyen altın, gümüş, tunç, taş, tahta putlara tapmaktan vazgeçmediler. 21 Adam öldürmekten, büyü, fuhuş, hırsızlık yapmaktan da tövbe etmediler.