Kutsal Kitap Vahiy 19

TAKİP ET

İncil, Vahiy 19. Bölümü, Kutsal Kitap'ta bulunan bir bölümdür ve genellikle Kuzu'nun Düğünü olarak bilinir.

İncil, Vahiy 19. Bölümü, Kutsal Kitap'ta bulunan bir bölümdür ve genellikle "Kuzu'nun Düğünü" olarak bilinir. Bu bölümde şunlar anlatılır:

    Övgü ve Sevinç: Bölüm, cennetteki büyük bir övgü ve sevinç şarkısı ile başlar. Bu şarkıda, Tanrı'nın hükümleri haklı ve doğrudur ve O'nun zaferi ilan edilir.

    Büyük Multeci: Bir başka önemli nokta, "büyük multeci" olarak adlandırılan bir grup insanın zaferini ilan eder. Bunlar, antik çağlardan beri Tanrı'ya sadık kalan ve O'nun yolunda savaşan kutsal kişilerdir.

    Kuzu'nun Düğünü: Bölümün ana teması, Kuzu'nun (İsa'nın) gelinle (kilise veya Tanrı'ya sadık olanlar) olan düğün törenidir. Bu düğün, Hristiyan geleneklerinde Tanrı'nın krallığına olan bağlılığın ve sonunda zaferin sembolü olarak görülür.

    Düşmanların Yıkımı: Vahiy 19:11-21'de, İsa'nın göğe açıkça geldiği ve düşmanlarını yendiği anlatılır. Bu, Tanrı'nın hükümlerinin yerine getirilmesi ve adaletin sağlanmasıyla ilgilidir.

    Son Kararlar: Bölüm, Tanrı'nın kararlılığını, doğruluğunu ve kutsal olanın zaferini vurgular. O, tüm krallıkların efendisi olarak gösterilir ve herkesin O'na itaat etmesi gerektiği vurgulanır.

Vahiy 19. Bölüm, İncil'in apokaliptik bölümlerinden biridir ve Hristiyan inancında son zamanlarda ve Tanrı'nın nihai zaferindeki önemli olayları anlatır.

VAHİY 19

Gökte Sevinç

1 Bundan sonra gökte büyük bir kalabalığın sesini andıran yüksek bir ses işittim.

“Haleluya !” diyorlardı.

“Kurtarış, yücelik ve güç Tanrımız'a özgüdür.

2 Çünkü O'nun yargıları doğru ve adildir.

Yeryüzünü fuhşuyla yozlaştıran

Büyük fahişeyi yargılayıp

Kendi kullarının kanının öcünü aldı.”

3 İkinci kez,

“Haleluya!

Onun dumanı sonsuzlara dek tütecek” dediler.

4 Yirmi dört ihtiyarla dört yaratık yere kapanıp, “Amin! Haleluya!” diyerek tahtta oturan Tanrı'ya tapındılar.

5 Sonra tahttan bir ses yükseldi:

“Ey Tanrımız'ın bütün kulları!

Küçük büyük, O'ndan korkan hepiniz,

O'nu övün!”

6 Ardından büyük bir kalabalığın, gürül gürül akan suların, güçlü gök gürlemelerinin sesine benzer sesler işittim.

“Haleluya!” diyorlardı.

“Çünkü Her Şeye Gücü Yeten Rab Tanrımız

Egemenlik sürüyor.

7 Sevinelim, coşalım!

O'nu yüceltelim!

Çünkü Kuzu'nun düğünü başlıyor,

Gelini hazırlandı.

8 Giymesi için ona temiz ve parlak

İnce keten giysiler verildi.”

İnce keten kutsalların adil işlerini simgeler.

9 Sonra melek bana, “Yaz!” dedi. “Ne mutlu Kuzu'nun düğün şölenine çağrılmış olanlara!” Ardından ekledi: “Bunlar gerçek sözlerdir, Tanrı'nın sözleridir.”

10 Ona tapınmak üzere ayaklarına kapandım. Ama o, “Sakın yapma!” dedi. “Ben de senin ve İsa'ya tanıklığını sürdüren kardeşlerin gibi bir Tanrı kuluyum. Tanrı'ya tap! Çünkü İsa'ya tanıklık, peygamberlik ruhunun özüdür.”

Beyaz Atın Binicisi

11 Bundan sonra göğün açılmış olduğunu, beyaz bir atın orada durduğunu gördüm. Binicisinin adı Sadık ve Gerçek'tir. Adaletle yargılar, savaşır. 12 Gözleri alev alev yanan ateş gibidir. Başında çok sayıda taç var. Üzerinde kendisinden başka kimsenin bilmediği bir ad yazılıdır. 13 Kana batırılmış bir kaftan giymişti. Tanrı'nın Sözü adıyla anılır. 14 Beyaz, temiz, ince ketene bürünmüş olan gökteki ordular, beyaz atlara binmiş O'nu izliyorlardı. 15 Ağzından ulusları vuracak keskin bir kılıç uzanıyor. Onları demir çomakla güdecek. Her Şeye Gücü Yeten Tanrı'nın ateşli gazabının şarabını üreten masarayı kendisi çiğneyecek. 16 Kaftanının ve kalçasının üzerinde şu ad yazılıydı:

KRALLARIN KRALI VE RABLERİN RABBİ

17-18 Bundan sonra güneşte duran bir melek gördüm. Göğün ortasında uçan bütün kuşları yüksek sesle çağırdı: “Kralların, komutanların, güçlü adamların, atlarla binicilerinin, özgür köle, küçük büyük, hepsinin etini yemek için toplanın, Tanrı'nın büyük şölenine gelin!”

19 Sonra canavarı, dünya krallarını ve onların ordularını, ata binmiş Olan'la O'nun ordusuna karşı savaşmak üzere toplanmış gördüm. 20 Canavarla onun önünde doğaüstü belirtiler gerçekleştiren sahte peygamber yakalandı. Sahte peygamber, canavarın işaretini alıp heykeline tapanları bu belirtilerle saptırmıştı. Her ikisi de kükürtle yanan ateş gölüne diri diri atıldı. 21 Geriye kalanlar, ata binmiş Olan'ın ağzından uzanan kılıçla öldürüldü. Bütün kuşlar bunların etiyle doydu.