Kutsal Kitap Matta 5

TAKİP ET

Matta 5. bölüm, İsa'nın Dağdaki Vaaz'ında verdiği öğretilerle Hristiyan ahlakı ve yaşam tarzı hakkında derin ve kapsamlı rehberlik sunar. İsa, sevgi, doğruluk, merhamet, barış ve adalet gibi değerlerin önemini vurgular ve takipçilerinin Tanrı'nın isteklerine uygun bir yaşam sürmelerini öğütler.

Matta Kitabı'nın 5. bölümü, İsa'nın Dağdaki Vaaz'ının başlangıcını içerir ve Hristiyanlık ahlakı ve yaşam tarzı hakkında önemli öğretiler sunar. Bu bölümde yer alan başlıca konular ve öğretiler şunlardır:

    Mutluluk Bildirileri (Beatitudes) (Matta 5:1-12):

    İsa, dağa çıkar ve oturur, öğrencileri yanına gelir ve İsa öğretmeye başlar.

    İsa, şu mutluluk bildirilerini (Beatitudes) sıralar:

    Ne mutlu ruhen yoksul olanlara! Çünkü göklerin egemenliği onlarındır.

    Ne mutlu yaslı olanlara! Çünkü teselli edilecekler.

    Ne mutlu yumuşak huylu olanlara! Çünkü yeryüzünü miras alacaklar.

    Ne mutlu doğruluğa acıkıp susayanlara! Çünkü doyurulacaklar.

    Ne mutlu merhametli olanlara! Çünkü merhamet bulacaklar.

    Ne mutlu yüreği temiz olanlara! Çünkü Tanrı'yı görecekler.

    Ne mutlu barışı sağlayanlara! Çünkü onlara Tanrı'nın çocukları denecek.

    Ne mutlu doğruluk uğruna zulüm görenlere! Çünkü göklerin egemenliği onlarındır.

    İnsanlar size hakaret ettiklerinde, zulmettiklerinde ve yalan yere size karşı her türlü kötü sözü söylediklerinde ne mutlu size! Sevinin ve coşun, çünkü göklerdeki ödülünüz büyüktür. Sizden önceki peygamberlere de böyle zulmettiler.

    Tuz ve Işık (Matta 5:13-16):

    İsa, öğrencilerinin dünyanın tuzu olduğunu söyler. Ancak tuz tadını yitirirse, artık bir işe yaramaz ve dışarı atılıp ayaklar altında çiğnenir.

    Öğrencilerin dünyanın ışığı olduğunu belirtir. Şehir, tepe üzerine kurulu olup gizlenemez. İnsanlar kandil yakıp tahıl ölçeği altına değil, şamdan üzerine koyar ki, herkes ışığını görsün.

    İsa, öğrencilerinin ışıklarının insanların önünde parlamasını, böylece insanların iyi işlerini görüp göklerdeki Babalarını yüceltmelerini söyler.

    Yasanın ve Peygamberlerin Tamamlanması (Matta 5:17-20):

    İsa, Yasa'yı ya da peygamberleri yıkmaya değil, onları tamamlamaya geldiğini belirtir.

    Yasa'dan en küçük bir harf ya da bir nokta, her şey gerçekleşene kadar geçerliliğini yitirmeyecektir.

    Bu nedenle, bu buyruklardan birini küçük bile olsa çiğneyen ve başkalarına da böyle yapmayı öğreten, göklerin egemenliğinde en küçük sayılacaktır. Ancak bu buyrukları yerine getiren ve öğreten, göklerin egemenliğinde büyük sayılacaktır.

    İsa, din bilginleri ve Ferisilerinkinden daha üstün bir doğruluğa sahip olmadıkça, kimsenin göklerin egemenliğine giremeyeceğini belirtir.

    Öfke ve Uzlaşma (Matta 5:21-26):

    İsa, "Adam öldürmeyeceksin" buyruğunu hatırlatır ve adam öldürenin yargılanacağını belirtir.

    Ancak İsa, kardeşine öfkelenenin de yargılanacağını, kardeşine hakaret edenin Yüksek Kurul'da yargılanacağını ve kardeşine aptal diyenin cehennem ateşini hak edeceğini söyler.

    İsa, birinin sunağa armağan sunarken kardeşiyle arasında bir sorun olduğunu hatırlarsa, armağanını orada bırakıp önce gidip kardeşiyle barışmasını ve sonra gelip armağanını sunmasını öğütler.

    Davalıyla yoldayken çabucak uzlaşmak gerektiğini, aksi takdirde davalının onu yargıca, yargıcın da gardiyana teslim edebileceğini ve hapse atılabileceğini belirtir. Hapse atılınca, son kuruşa kadar ödenmeden çıkılmayacaktır.

    Zina ve Boşanma (Matta 5:27-32):

    İsa, "Zina etmeyeceksin" buyruğunu hatırlatır ve bir kadına şehvetle bakan herkesin yüreğinde onunla zina ettiğini söyler.

    Eğer sağ göz birini günaha sokarsa, onu çıkarıp atmak gerektiğini, çünkü bütün bedenin cehenneme atılmasından daha iyi olduğunu belirtir. Aynı şekilde, sağ el birini günaha sokarsa, onu kesip atmak gerektiğini söyler.

    İsa, "Kim karısını boşarsa ona boşanma belgesi versin" buyruğunu hatırlatır, ancak karısını cinsel ahlaksızlık dışında bir nedenle boşayan herkesin, kadını zinaya ittiğini ve boşanmış kadınla evlenenin zina işlediğini belirtir.

    Yeminler (Matta 5:33-37):

    İsa, "Yalan yere ant içmeyeceksin, ama Rab'be içtiğin antları yerine getireceksin" buyruğunu hatırlatır.

    Ancak İsa, hiç yemin etmemeyi, ne gök üzerine (çünkü Tanrı'nın tahtıdır), ne yeryüzü üzerine (çünkü O'nun ayak taburesidir), ne de Yeruşalim üzerine (çünkü büyük Kral'ın kentidir) yemin etmemeyi öğütler.

    İsa, "Evet'iniz evet, hayır'ınız hayır olsun; bunun ötesi Şeytan'dandır" der.

    Öç Almamak (Matta 5:38-42):

    İsa, "Göze göz, dişe diş" buyruğunu hatırlatır.

    Ancak İsa, kötülüğe karşı koymamayı, birisi sağ yanağına vurursa ona öteki yanağını da çevirmeyi, birisi kendisiyle mahkemelik olup gömleğini almak isterse ona abasını da vermeyi, birisi kendisini bin adım yol yürümeye zorlarsa onunla iki bin adım gitmeyi öğütler.

    İsa, kendisinden bir şey dileyene verilmeyi ve borç isteyeni geri çevirmemeyi söyler.

    Düşmanları Sevmek (Matta 5:43-48):

    İsa, "Komşunu seveceksin ve düşmanından nefret edeceksin" buyruğunu hatırlatır.

    Ancak İsa, düşmanları sevmeyi ve kendilerine zulmedenler için dua etmeyi öğütler, böylece göklerdeki Babalarının çocukları olunacağını belirtir.

    Tanrı, güneşini hem kötülerin hem iyilerin üzerine doğdurur ve yağmurunu hem doğruların hem de haksızların üzerine yağdırır.

    İsa, sadece kendilerini sevenleri severlerse ne ödülleri olacağını, vergi görevlilerinin de aynı şeyi yaptığını, sadece kardeşlerini selamlarlarsa diğerlerinden ne üstünlükleri olacağını, putperestlerin de aynı şeyi yaptığını söyler.

    İsa, takipçilerinin kusursuz olmalarını, çünkü göksel Babalarının kusursuz olduğunu belirtir.

Matta 5. bölüm, İsa'nın Dağdaki Vaaz'ında verdiği öğretilerle Hristiyan ahlakı ve yaşam tarzı hakkında derin ve kapsamlı rehberlik sunar. İsa, sevgi, doğruluk, merhamet, barış ve adalet gibi değerlerin önemini vurgular ve takipçilerinin Tanrı'nın isteklerine uygun bir yaşam sürmelerini öğütler.

MATTA 5

Gerçek Mutluluk

1 İsa kalabalıkları görünce dağa çıktı. Oturunca öğrencileri yanına geldi. 2 İsa konuşmaya başlayıp onlara şunları öğretti:

3 “Ne mutlu ruhta yoksul olanlara!

Çünkü Göklerin Egemenliği onlarındır.

4 Ne mutlu yaslı olanlara!

Çünkü onlar teselli edilecekler.

5 Ne mutlu yumuşak huylu olanlara!

Çünkü onlar yeryüzünü miras alacaklar.

6 Ne mutlu doğruluğa acıkıp susayanlara!

Çünkü onlar doyurulacaklar.

7 Ne mutlu merhametli olanlara!

Çünkü onlar merhamet bulacaklar.

8 Ne mutlu yüreği temiz olanlara!

Çünkü onlar Tanrı'yı görecekler.

9 Ne mutlu barışı sağlayanlara!

Çünkü onlara Tanrı oğulları denecek.

10 Ne mutlu doğruluk uğruna zulüm görenlere!

Çünkü Göklerin Egemenliği onlarındır.

11 “Benim yüzümden insanlar size sövüp zulmettikleri, yalan yere size karşı her türlü kötü sözü söyledikleri zaman ne mutlu size! 12 Sevinin, sevinçle coşun! Çünkü göklerdeki ödülünüz büyüktür. Sizden önce yaşayan peygamberlere de böyle zulmettiler.”

Tuz ve Işık

13 “Yeryüzünün tuzu sizsiniz. Ama tuz tadını yitirirse, bir daha ona nasıl tuz tadı verilebilir? Artık dışarı atılıp ayak altında çiğnenmekten başka işe yaramaz.

14 “Dünyanın ışığı sizsiniz. Tepeye kurulan kent gizlenemez. 15 Kimse kandil yakıp tahıl ölçeğinin altına koymaz. Tersine, kandilliğe koyar; evdekilerin hepsine ışık sağlar. 16 Sizin ışığınız insanların önünde öyle parlasın ki, iyi işlerinizi görerek göklerdeki Babanız'ı yüceltsinler!”

Kutsal Yasa

17 “Kutsal Yasa'yı* ya da peygamberlerin sözlerini geçersiz kılmak için geldiğimi sanmayın. Ben geçersiz kılmaya değil, tamamlamaya geldim. 18 Size doğrusunu söyleyeyim, yer ve gök ortadan kalkmadan, her şey gerçekleşmeden, Kutsal Yasa'dan ufacık bir harf ya da bir nokta bile yok olmayacak. 19 Bu nedenle, bu buyrukların en küçüğünden birini kim çiğner ve başkalarına öyle öğretirse, Göklerin Egemenliği'nde en küçük sayılacak. Ama bu buyrukları kim yerine getirir ve başkalarına öğretirse, Göklerin Egemenliği'nde büyük sayılacak. 20 Size şunu söyleyeyim: Doğruluğunuz din bilginleriyle Ferisiler'inkini* aşmadıkça, Göklerin Egemenliği'ne asla giremezsiniz!”

Öfke ve Cinayet

21 “Atalarımıza, ‘Adam öldürmeyeceksin. Öldüren yargılanacak’ dendiğini duydunuz. 22 Ama ben size diyorum ki, kardeşine öfkelenen herkes yargılanacaktır. Kim kardeşine aşağılayıcı bir söz söylerse, Yüksek Kurul'da* yargılanacaktır. Kim kardeşine ahmak derse, cehennem ateşini hak edecektir. 23-24 Bu yüzden, sunakta adak sunarken kardeşinin sana karşı bir şikâyeti olduğunu anımsarsan, adağını orada, sunağın önünde bırak, git önce kardeşinle barış; sonra gelip adağını sun. 25 Senden davacı olanla daha yoldayken çabucak anlaş. Yoksa o seni yargıca, yargıç da gardiyana teslim edebilir; sonunda da hapse atılabilirsin. 26 Sana doğrusunu söyleyeyim, borcunun son kuruşunu ödemeden oradan asla çıkamazsın.”

Zina ve Boşanma

27 “ ‘Zina etmeyeceksin’ dendiğini duydunuz. 28 Ama ben size diyorum ki, bir kadına şehvetle bakan her adam, yüreğinde o kadınla zina etmiş olur. 29 Eğer sağ gözün günah işlemene neden olursa, onu çıkar at. Çünkü vücudunun bir üyesinin yok olması, bütün vücudunun cehenneme atılmasından iyidir. 30 Eğer sağ elin günah işlemene neden olursa, onu kes at. Çünkü vücudunun bir üyesinin yok olması, bütün vücudunun cehenneme gitmesinden iyidir.

31 “ ‘Kim karısını boşarsa ona boşanma belgesi versin’ denmiştir. 32 Ama ben size diyorum ki, karısını fuhuş dışında bir nedenle boşayan onu zinaya itmiş olur. Boşanmış bir kadınla evlenen de zina etmiş olur.”

Ant İçmek

33 “Yine atalarımıza, ‘Yalan yere ant içmeyeceksin, ama Rab'bin önünde içtiğin antları yerine getireceksin’ dendiğini duydunuz. 34-35 Oysa ben size diyorum ki, hiç ant içmeyin: Ne gök üzerine, çünkü orası Tanrı'nın tahtıdır; ne yer üzerine, çünkü orası O'nun ayak taburesidir; ne de Yeruşalim üzerine, çünkü orası Büyük Kral'ın kentidir. 36 Başınızın üzerine de ant içmeyin. Çünkü saçınızın tek telini ak ya da kara edemezsiniz. 37 ‘Evet’iniz evet, ‘hayır’ınız hayır olsun. Bundan fazlası Şeytan'dandır .”

Göze Göz, Dişe Diş

38 “ ‘Göze göz, dişe diş’ dendiğini duydunuz. 39 Ama ben size diyorum ki, kötüye karşı direnmeyin. Sağ yanağınıza bir tokat atana öbür yanağınızı da çevirin. 40 Size karşı davacı olup mintanınızı almak isteyene abanızı da verin. 41 Sizi bin adım yol yürümeye zorlayanla iki bin adım yürüyün. 42 Sizden bir şey dileyene verin, sizden ödünç isteyeni geri çevirmeyin.”

Düşmanlarınızı Sevin

43 “ ‘Komşunu seveceksin, düşmanından nefret edeceksin’ dendiğini duydunuz. 44 Ama ben size diyorum ki, düşmanlarınızı sevin, size zulmedenler için dua edin. 45 Öyle ki, göklerdeki Babanız'ın oğulları olasınız. Çünkü O, güneşini hem kötülerin hem iyilerin üzerine doğdurur; yağmurunu hem doğruların hem eğrilerin üzerine yağdırır. 46 Eğer yalnız sizi sevenleri severseniz, ne ödülünüz olur? Vergi görevlileri de öyle yapmıyor mu? 47 Yalnız kardeşlerinize selam verirseniz, fazladan ne yapmış olursunuz? Putperestler de öyle yapmıyor mu? 48 Bu nedenle, göksel Babanız yetkin olduğu gibi, siz de yetkin olun.”