Kutsal Kitap Markos 13
Markos 13. bölüm, İsa'nın son zamanlar ve gelecekle ilgili kehanetlerini içerir. Bu bölüm, Zeytin Dağı Konuşması olarak da bilinir.
Markos 13. bölüm, İsa'nın son zamanlar ve gelecekle ilgili kehanetlerini içerir. Bu bölüm, "Zeytin Dağı Konuşması" olarak da bilinir. İşte özet:
Tapınağın Yıkılışı: İsa, tapınaktan çıkarken, havarilerinden biri ona tapınağın büyük taş yapılarını gösterir. İsa, bu büyük yapıların yıkılacağını ve taş üstünde taş kalmayacağını söyler.
Son Zamanlar ve İşaretler: İsa, Zeytin Dağı'nda otururken Petrus, Yakup, Yuhanna ve Andreas ona ne zaman bu olayların gerçekleşeceğini ve ne gibi işaretler olacağını sorar. İsa, dikkatli olmalarını ve kimse tarafından aldatılmamalarını öğütler. Birçok sahte Mesih ve peygamberin ortaya çıkacağını, savaşlar ve savaş haberlerinin duyulacağını, depremler ve kıtlıklar olacağını belirtir. Bunların hepsi doğum sancılarının başlangıcıdır.
Takip ve Zulüm: İsa, havarilerini, kendileri için sıkıntılı zamanların geleceği konusunda uyarır. Onlar sinagoglarda yargılanacak, valiler ve krallar önüne çıkarılacak, aile üyeleri birbirine ihanet edecek ve birçok kişi nefret edecektir. Ancak İsa, sonuna kadar dayanmanın kurtuluş getireceğini söyler.
Büyük Sıkıntı: İsa, büyük bir sıkıntı döneminin geleceğini söyler. Bu dönem, Tanrı'nın yaratılışının başlangıcından beri görülmemiş bir sıkıntı olacaktır. O günlerde, sahte Mesihler ve peygamberler mucizeler yaparak mümkünse seçilmişleri bile saptırmaya çalışacaklardır. Ancak İsa, onların söylediklerine inanılmaması gerektiğini belirtir.
İnsanoğlunun Gelişi: İsa, o günlerde güneşin kararacağını, ayın ışık vermeyeceğini, yıldızların düşeceğini ve göklerin güçlerinin sarsılacağını söyler. O zaman İnsanoğlu'nun büyük güç ve ihtişamla bulutlar içinde geleceğini ve meleklerini göndererek dört bir yandan seçilmişleri toplayacağını belirtir.
İncir Ağacından Ders: İsa, incir ağacını örnek vererek, dalları yeşerip yapraklandığında yazın yakın olduğunu anlamalarını sağlar. Aynı şekilde, bu olayların gerçekleştiğini gördüklerinde Tanrı'nın krallığının yakın olduğunu bilmelerini söyler.
Dikkatli ve Hazır Olma: İsa, o günün ve saatin kimse tarafından bilinmeyeceğini, melekler veya Oğul tarafından bile değil, yalnızca Baba tarafından bilineceğini belirtir. Bu nedenle, dikkatli olmaları ve her an tetikte olmaları gerektiğini söyler. İsa, ev sahibi tarafından görev verilmiş hizmetçilerin, ev sahibinin ne zaman döneceğini bilmedikleri gibi, onların da hazır olması gerektiğini vurgular.
Markos 13. bölüm, İsa'nın son zamanlarla ilgili uyarıları ve kehanetlerini içerir. Bu bölümde, İsa, öğrencilerine dikkatli olmalarını, uyanık kalmalarını ve Tanrı'nın krallığının gelişine hazırlıklı olmalarını öğütler.
MARKOS 13
Sonun Belirtileri
1 İsa tapınaktan çıkarken öğrencilerinden biri O'na, “Öğretmenim” dedi, “Şu güzel taşlara, şu görkemli yapılara bak!”
2 İsa ona, “Bu büyük yapıları görüyor musun? Burada taş üstünde taş kalmayacak, hepsi yıkılacak!” dedi.
3-4 İsa, Zeytin Dağı'nda, tapınağın karşısında otururken Petrus, Yakup, Yuhanna ve Andreas özel olarak kendisine şunu sordular: “Söyle bize, bu dediklerin ne zaman olacak, bütün bunların gerçekleşmek üzere olduğunu gösteren belirti ne olacak?”
5 İsa onlara anlatmaya başladı: “Sakın kimse sizi saptırmasın” dedi. 6 “Birçokları, ‘Ben O'yum’ diyerek benim adımla gelip birçok kişiyi saptıracaklar. 7 Savaş gürültüleri, savaş haberleri duyunca korkmayın. Bunların olması gerek, ama bu daha son demek değildir. 8 Ulus ulusa, devlet devlete savaş açacak; yer yer depremler, kıtlıklar olacak. Bunlar, doğum sancılarının başlangıcıdır.
9 “Ama siz kendinize dikkat edin! İnsanlar sizi mahkemelere verecek, havralarda dövecekler. Benden ötürü valilerin, kralların önüne çıkarılacak, böylece onlara tanıklık edeceksiniz. 10 Ne var ki, önce Müjde'nin bütün uluslara duyurulması gerekir. 11 Sizi tutuklayıp mahkemeye verdiklerinde, ‘Ne söyleyeceğiz?’ diye önceden kaygılanmayın. O anda size ne esinlenirse onu söyleyin. Çünkü konuşan siz değil, Kutsal Ruh olacak. 12 Kardeş kardeşi, baba çocuğunu ölüme teslim edecek. Çocuklar anne babalarına başkaldırıp onları öldürtecek. 13 Benim adımdan ötürü herkes sizden nefret edecek. Ama sonuna kadar dayanan kurtulacaktır.
14 “Yıkıcı iğrenç şeyin, bulunmaması gereken yerde dikildiğini gördüğünüz zaman –okuyan anlasın– Yahudiye'de bulunanlar dağlara kaçsın. 15 Damda olan, evinden bir şey almak için aşağı inmesin, içeri girmesin. 16 Tarlada olan, abasını almak için geri dönmesin. 17 O günlerde gebe olan, çocuk emziren kadınların vay haline! 18 Dua edin ki, kaçışınız kışa rastlamasın. 19 Çünkü o günlerde öyle bir sıkıntı olacak ki, Tanrı'nın var ettiği yaratılışın başlangıcından bu yana böylesi olmamış, bundan sonra da olmayacaktır. 20 Rab o günleri kısaltmamış olsaydı, hiç kimse kurtulamazdı. Ama Rab, seçilmiş olanlar, kendi seçtiği kişiler uğruna o günleri kısaltmıştır. 21 Eğer o zaman biri size, ‘İşte Mesih burada’, ya da, ‘İşte şurada’ derse, inanmayın. 22 Çünkü sahte mesihler, sahte peygamberler türeyecek; bunlar, belirtiler ve harikalar yapacaklar. Öyle ki, ellerinden gelse seçilmiş olanları saptıracaklar. 23 Ama siz dikkatli olun. İşte size her şeyi önceden söylüyorum.”
Mesih'in Görkemli Gelişi
24-25 “Ama o günlerde, o sıkıntıdan sonra,
‘Güneş kararacak,
Ay ışık vermez olacak,
Yıldızlar gökten düşecek,
Göksel güçler sarsılacak.’
26 “O zaman İnsanoğlu'nun* bulutlar içinde büyük güç ve görkemle geldiğini görecekler. 27 İnsanoğlu o zaman meleklerini gönderecek, seçtiklerini yeryüzünün bir ucundan göğün öbür ucuna dek, dünyanın dört bucağından toplayacak.
28 “İncir ağacından ders alın. Dalları filizlenip yaprakları sürünce, yaz mevsiminin yakın olduğunu anlarsınız. 29 Aynı şekilde, bu olayların gerçekleştiğini gördüğünüzde bilin ki Tanrı'nın Egemenliği yakındır, kapıdadır. 30 Size doğrusunu söyleyeyim, bütün bunlar olmadan bu kuşak ortadan kalkmayacak. 31 Yer ve gök ortadan kalkacak, ama benim sözlerim asla ortadan kalkmayacaktır.”
Bilinmeyen Gün ve Saat
32 “O günü ve o saati, ne gökteki melekler, ne de Oğul bilir; Baba'dan başka kimse bilmez. 33 Dikkat edin, uyanık kalın, dua edin. Çünkü o anın ne zaman geleceğini bilemezsiniz. 34 Bu, yolculuğa çıkan bir adamın durumuna benzer. Evinden ayrılırken kölelerine yetki ve görev verir, kapıdaki nöbetçiye de uyanık kalmasını buyurur. 35 Siz de uyanık kalın. Çünkü ev sahibi ne zaman gelecek, akşam mı, gece yarısı mı, horoz öttüğünde mi, sabaha doğru mu, bilemezsiniz. 36 Ansızın gelip sizi uykuda bulmasın! 37 Size söylediklerimi herkese söylüyorum; uyanık kalın!”