Kutsal Kitap Luka 12
Luka İncili'nin 12. bölümü, İsa'nın öğretileri ve uyarıları ile doludur.
Luka İncili'nin 12. bölümü, İsa'nın öğretileri ve uyarıları ile doludur. Bölüm şu şekilde özetlenebilir:
Ferisilere Karşı Uyarı (1-3): İsa, kalabalıklara Ferisilerin mayası olan ikiyüzlülüğe karşı dikkatli olmalarını söyler. Gizli olan her şeyin açığa çıkacağını ve saklı olan her şeyin bilineceğini belirtir.
Tanrı'dan Korkma (4-7): İsa, takipçilerine insanlardan korkmamalarını, çünkü insanların sadece bedeni öldürebileceğini, ama Tanrı'nın hem beden hem de ruh üzerinde yetkisi olduğunu öğretir. Tanrı'nın her şeyi bildiğini ve değerli olduklarını vurgular.
İsa'yı Açıkça Tanıma (8-12): İsa, kendisini insanlar önünde açıkça tanıyanları, kendisinin de Tanrı'nın melekleri önünde tanıyacağını söyler. Kutsal Ruh'a karşı söylenen sözlerin bağışlanmayacağını, ancak Ruh'un ne söyleyeceklerini öğretmesi için öğrencilerine güvenmelerini öğütler.
Zengin Ahmak Benzetmesi (13-21): Bir adam, İsa'dan kardeşiyle mirası paylaşmasını istemesini ister. İsa, bu fırsatı kullanarak bir benzetme anlatır: Zengin bir adam, ürünleri bol olduğu için yeni ambarlar yapar ve gelecekte rahat edeceğini düşünür. Ancak Tanrı, o gece canının alınacağını ve biriktirdiklerinin kime kalacağını sorar. İsa, kendileri için değil Tanrı için zengin olmaları gerektiğini belirtir.
Kaygı Üzerine Öğreti (22-34): İsa, takipçilerine yaşamları ve bedenleri için kaygılanmamalarını söyler. Kuşları ve çiçekleri örnek vererek, Tanrı'nın onlara nasıl baktığını ve onların da bu nedenle kaygılanmamaları gerektiğini öğretir. Tanrı'nın Krallığı'nı aramaları gerektiğini ve diğer şeylerin kendilerine verileceğini belirtir. Mal varlıklarını satıp sadaka vermelerini, göklerde tükenmeyen hazineler biriktirmelerini öğütler.
Dikkatli ve Hazır Olma (35-48): İsa, takipçilerine bel bağlayıp lambalarını yakmalarını ve efendilerini bekleyen hizmetkârlar gibi olmalarını söyler. Efendinin ne zaman geleceğini bilmediklerini ve bu yüzden her an hazır olmaları gerektiğini belirtir. İsa, sadık ve akıllı bir yöneticinin, efendisi tarafından hizmetkârlara bakması için görevlendirileceğini ve efendisinin geldiğinde işini yaparken bulursa ödüllendirileceğini anlatır. Ancak, kötü bir hizmetkâr, efendisinin geciktiğini düşünerek kötü davranırsa, efendisi beklemediği bir saatte gelir ve onu cezalandırır. Çok şey verilen kişiden çok şey isteneceğini belirtir.
İsa'nın Getirdiği Bölünme (49-53): İsa, yeryüzüne ateş getirmeye geldiğini ve bunun gerçekleşmesini arzuladığını söyler. Kendisine ait bir vaftiz olduğunu ve bunun tamamlanması gerektiğini belirtir. İsa, barış değil, bölünme getireceğini, bir evde beş kişinin ikiye karşı üç, üçe karşı iki bölüneceğini, aile içinde bile anlaşmazlıklar olacağını söyler.
Zamanın İşaretlerini Anlama (54-56): İsa, kalabalıklara hava durumunu yorumlayabildiklerini, ancak zamanın işaretlerini yorumlayamadıklarını söyler. Onları ikiyüzlülükle suçlar.
Hesaplaşma Uyarısı (57-59): İsa, insanlara doğru olanı kendiliğinden yargılamalarını söyler. Karşı tarafla yolda uzlaşmalarını, yoksa hâkime teslim edilip hapse atılacaklarını belirtir. Oradan, borcun son kuruşuna kadar ödenmeden çıkamayacaklarını söyler.
Bu bölüm, İsa'nın takipçilerine yönelik öğütler, uyarılar ve Tanrı'nın Krallığı'na hazırlık yapmaları gerektiğini vurgulayan çeşitli benzetmelerle doludur. İsa, kaygıdan uzak durmayı, hazır olmayı, sadık olmayı ve doğruyu tanımayı öğretir.
LUKA 12
Uyarılar ve Teşvikler
1 O sırada halktan binlerce kişi birbirlerini ezercesine toplanmıştı. İsa önce kendi öğrencilerine şunları söylemeye başladı: “Ferisiler'in mayasından –yani, ikiyüzlülükten– kaçının. 2 Örtülü olup da açığa çıkarılmayacak, gizli olup da bilinmeyecek hiçbir şey yoktur. 3 Bunun için karanlıkta söylediğiniz her söz gün ışığında duyulacak, kapalı kapılar ardında kulağa fısıldadıklarınız damlardan duyurulacaktır.
4 “Siz dostlarıma söylüyorum, bedeni öldüren, ama ondan sonra başka bir şey yapamayanlardan korkmayın. 5 Kimden korkmanız gerektiğini size açıklayayım: Kişiyi öldürdükten sonra cehenneme atma yetkisine sahip olan Tanrı'dan korkun. Evet, size söylüyorum, O'ndan korkun. 6 Beş serçe iki meteliğe satılmıyor mu? Ama bunlardan bir teki bile Tanrı katında unutulmuş değildir. 7 Nitekim başınızdaki bütün saçlar bile sayılıdır. Korkmayın, siz birçok serçeden daha değerlisiniz.
8 “Size şunu söyleyeyim, insanların önünde beni açıkça kabul eden herkesi, İnsanoğlu da Tanrı'nın melekleri önünde açıkça kabul edecek. 9 Ama kim beni insanlar önünde inkâr ederse, kendisi de Tanrı'nın melekleri önünde inkâr edilecek. 10 İnsanoğlu'na karşı bir söz söyleyen herkes bağışlanacak. Oysa Kutsal Ruh'a küfreden bağışlanmayacaktır.
11 “Sizi havra topluluklarının, yöneticilerin ve yetkililerin önüne çıkardıklarında, ‘Kendimizi neyle, nasıl savunacağız?’ ya da, ‘Ne söyleyeceğiz?’ diye kaygılanmayın. 12 Kutsal Ruh o anda size ne söylemeniz gerektiğini öğretecektir.”
Zengin Budala
13 Kalabalığın içinden biri İsa'ya, “Öğretmenim, kardeşime söyle de mirası benimle paylaşsın” dedi.
14 İsa ona şöyle dedi: “Ey adam! Kim beni üzerinizde yargıç ya da hakem yaptı?” 15 Sonra onlara, “Dikkatli olun!” dedi. “Her türlü açgözlülükten sakının. Çünkü insanın yaşamı, malının çokluğuna bağlı değildir.”
16 İsa onlara şu benzetmeyi anlattı: “Zengin bir adamın toprakları bol ürün verdi. 17 Adam kendi kendine, ‘Ne yapacağım? Ürünlerimi koyacak yerim yok’ diye düşündü. 18 Sonra, ‘Şöyle yapacağım’ dedi. ‘Ambarlarımı yıkıp daha büyüklerini yapacağım, bütün tahıllarımı ve mallarımı oraya yığacağım. 19 Kendime, ey canım, yıllarca yetecek kadar bol malın var. Rahatına bak, ye, iç, yaşamın tadını çıkar diyeceğim.’
20 “Ama Tanrı ona, ‘Ey akılsız!’ dedi. ‘Bu gece canın senden istenecek. Biriktirdiğin bu şeyler kime kalacak?’
21 “Kendisi için servet biriktiren, ama Tanrı katında zengin olmayan kişinin sonu böyle olur.”
Kaygılanmayın
22 İsa öğrencilerine şöyle dedi: “Bu nedenle size şunu söylüyorum: ‘Ne yiyeceğiz?’ diye canınız için, ‘Ne giyeceğiz?’ diye bedeniniz için kaygılanmayın. 23 Can yiyecekten, beden de giyecekten daha önemlidir. 24 Kargalara bakın! Ne eker, ne biçerler; ne kilerleri, ne ambarları vardır. Tanrı yine de onları doyurur. Siz kuşlardan çok daha değerlisiniz! 25 Hangi biriniz kaygılanmakla ömrünü bir anlık uzatabilir? 26 Bu küçücük işe bile gücünüz yetmediğine göre, öbür konularda neden kaygılanıyorsunuz?
27 “Zambakların nasıl büyüdüğüne bakın! Ne çalışırlar, ne de iplik eğirirler. Ama size şunu söyleyeyim, bütün görkemine karşın Süleyman bile bunlardan biri gibi giyinmiş değildi. 28 Ey kıt imanlılar, bugün var olup yarın ocağa atılacak olan kır otunu böyle giydiren Tanrı'nın sizi de giydireceği çok daha kesindir. 29 ‘Ne yiyeceğiz, ne içeceğiz?’ diye düşünüp tasalanmayın. 30 Dünya ulusları hep bu şeylerin peşinden giderler. Oysa Babanız, bunlara gereksinmeniz olduğunu bilir. 31 Siz O'nun egemenliğinin ardından gidin, o zaman size bunlar da verilecektir.
32 “Korkma, ey küçük sürü! Çünkü Babanız, egemenliği size vermeyi uygun gördü. 33 Mallarınızı satın, sadaka olarak verin. Kendinize eskimeyen keseler, göklerde tükenmeyen bir hazine edinin. Orada ne hırsız ona yaklaşır, ne de güve onu yer. 34 Hazineniz neredeyse, yüreğiniz de orada olacaktır.”
Uyanık ve Hazırlıklı Olun
35 “Kuşaklarınız belinizde bağlı ve kandilleriniz yanar durumda hazır olun. 36 Düğün şenliğinden dönecek olan efendilerinin gelip kapıyı çaldığı an kapıyı açmak için hazır bekleyen köleler gibi olun. 37 Efendileri geldiğinde uyanık bulunan kölelere ne mutlu! Size doğrusunu söyleyeyim, efendileri beline kuşağını bağlayacak, kölelerini sofraya oturtacak ve gelip onlara hizmet edecek. 38 Efendi gecenin ister ikinci, ister üçüncü nöbetinde gelsin, uyanık bulacağı kölelere ne mutlu! 39 Ama şunu bilin ki, ev sahibi, hırsızın hangi saatte geleceğini bilse, evinin soyulmasına fırsat vermez. 40 Siz de hazır olun. Çünkü İnsanoğlu beklemediğiniz saatte gelecektir.”
41 Petrus, “Ya Rab” dedi, “Bu benzetmeyi bizim için mi anlatıyorsun, yoksa herkes için mi?”
42 Rab de şöyle dedi: “Efendinin, uşaklarına vaktinde azık vermek için başlarına atadığı güvenilir ve akıllı kâhya kimdir? 43 Efendisi eve döndüğünde işinin başında bulacağı o köleye ne mutlu! 44 Size gerçeği söyleyeyim, efendisi onu bütün malının üzerinde yetkili kılacak. 45-46 Ama o köle içinden, ‘Efendim gecikiyor’ der, kadın ve erkek hizmetkârları dövmeye, yiyip içip sarhoş olmaya başlarsa, efendisi, onun beklemediği günde, ummadığı saatte gelecek, onu şiddetle cezalandırıp imansızlarla bir tutacaktır.
47 “Efendisinin isteğini bilip de hazırlık yapmayan, onun isteğini yerine getirmeyen köle çok dayak yiyecek. 48 Oysa bilmeden dayağı hak eden davranışlarda bulunan, az dayak yiyecek. Kime çok verilmişse, ondan çok istenecek. Kime çok şey emanet edilmişse, kendisinden daha fazlası istenecektir.
49 “Ben dünyaya ateş yağdırmaya geldim. Keşke bu ateş daha şimdiden alevlenmiş olsaydı! 50 Katlanmam gereken bir vaftiz var. Bu vaftiz gerçekleşinceye dek nasıl da sıkıntı çekiyorum! 51 Yeryüzüne barış getirmeye mi geldiğimi sanıyorsunuz? Size hayır diyorum, ayrılık getirmeye geldim. 52 Bundan böyle bir evde beş kişi, ikiye karşı üç, üçe karşı iki bölünmüş olacak. 53 Baba oğluna karşı, oğul babasına karşı, anne kızına karşı, kız annesine karşı, kaynana gelinine karşı, gelin kaynanasına karşı olacaktır.”
Belirtileri Anlamak
54 İsa halka şunları da söyledi: “Batıda bir bulutun yükseldiğini görünce siz hemen, ‘Sağanak geliyor’ diyorsunuz, ve öyle oluyor. 55 Rüzgarın güneyden estiğini görünce, ‘Çok sıcak olacak’ diyorsunuz, ve öyle oluyor. 56 Sizi ikiyüzlüler! Yeryüzünün ve gökyüzünün görünümünden bir anlam çıkarabiliyorsunuz da, şimdiki zamanın anlamını nasıl oluyor da çıkaramıyorsunuz?
57 “Doğru olana neden kendiniz karar vermiyorsunuz? 58 Sizden davacı olanla birlikte yargıca giderken, yolda onunla anlaşmak için elinizden geleni yapın. Yoksa o sizi yargıcın önüne sürükler, yargıç gardiyanın eline verir, gardiyan da sizi hapse atar. 59 Size şunu söyleyeyim, borcunuzun son kuruşunu ödemedikçe oradan asla çıkamazsınız.”