Kutsal Kitap Luka 10

TAKİP ET

Luka İncili'nin 10. bölümü, İsa'nın müjdeyi yaymak üzere görevlendirdiği yetmiş iki öğrencinin gönderilmesi, iyi Samiriyeli benzetmesi ve Marta ile Meryem'in hikâyesi gibi önemli olayları içerir.

Luka İncili'nin 10. bölümü, İsa'nın müjdeyi yaymak üzere görevlendirdiği yetmiş iki öğrencinin gönderilmesi, iyi Samiriyeli benzetmesi ve Marta ile Meryem'in hikâyesi gibi önemli olayları içerir. Bölüm şu şekilde özetlenebilir:

    Yetmiş İki Öğrencinin Gönderilmesi (1-24):

    İsa, müjdeyi yaymak üzere yetmiş iki öğrenciyi ikişer ikişer gönderir. Gidecekleri her köye ve kente önceden haber vermelerini ister.

    Öğrencilere, "Hasat bol, ama işçi az" diyerek daha fazla işçi için dua etmelerini söyler.

    Onlara, yanlarına çanta, para veya ayakkabı almadan gitmelerini, gittikleri yerde barış dileyerek konaklamalarını ve kendilerine verilen yiyecekleri kabul etmelerini öğütler.

    Öğrenciler gittikleri yerlerde hastaları iyileştirecek ve Tanrı'nın Krallığı'nın yakın olduğunu duyuracaklardır.

    Öğrenciler geri döndüklerinde sevinçle İsa'ya, cinlerin bile adını anarak onlara boyun eğdiğini anlatırlar. İsa, Şeytan'ın gökten düşüşünü gördüğünü söyler ve öğrencilerine yılanlar ve akrepler üzerinde yetki verdiğini belirtir. Ancak, esas sevinmeleri gereken şeyin isimlerinin göklerde yazılı olduğunu hatırlatır.

    İyi Samiriyeli Benzetmesi (25-37):

    Bir din bilgini, İsa'ya ebedi yaşamı nasıl miras alacağını sorar. İsa, ona Yasa'da ne yazılı olduğunu sorar. Adam, Tanrı'yı tüm yüreğiyle, canıyla, gücüyle ve aklıyla sevmeyi ve komşusunu kendisi gibi sevmeyi söyler.

    İsa, doğru cevap verdiğini belirtir. Adam, "Komşum kimdir?" diye sorar. İsa, buna yanıt olarak iyi Samiriyeli benzetmesini anlatır: Bir adam, yolculuk ederken haydutlar tarafından soyulup dövülerek yol kenarına bırakılır. Bir kâhin ve bir Levili adamı görüp geçerler, ancak bir Samiriyeli ona yardım eder, yaralarını sarar ve onu bir hana götürüp bakımını üstlenir.

    İsa, bu hikâyeyi anlatarak komşunun, merhamet gösteren kişi olduğunu vurgular ve din bilginine, "Git ve sen de öyle yap" der.

    Marta ve Meryem'in Hikâyesi (38-42):

    İsa ve öğrencileri bir köye gider ve Marta adında bir kadın İsa'yı evine davet eder. Marta'nın kız kardeşi Meryem, İsa'nın ayakları dibine oturup onun sözlerini dinlerken, Marta hizmet etmekle meşgul olur.

    Marta, İsa'ya Meryem'in kendisine yardım etmediğini söyleyerek şikâyette bulunur. İsa, Marta'ya, "Marta, Marta, birçok şey için kaygılanıp üzülüyorsun. Oysa tek bir şey gereklidir. Meryem iyi olanı seçti ve bu ondan alınmayacak" diyerek yanıt verir.

Bu bölüm, İsa'nın müjdeyi yaymak için öğrencilerini görevlendirmesi, gerçek komşuluğun ne olduğunu vurgulayan iyi Samiriyeli benzetmesi ve hizmet etmekle dinlemek arasındaki dengeyi anlatan Marta ve Meryem'in hikâyesini içerir. İsa, bu öğretilerle Tanrı'nın Krallığı'nın doğasını ve gerçek bir takipçinin nasıl davranması gerektiğini açıklar.

LUKA 10

Yetmişler'in Görevlendirilmesi

1 Bu olaylardan sonra Rab yetmiş kişi daha görevlendirdi. Bunları ikişer ikişer, kendisinin gideceği her kente, her yere kendi önünden gönderdi. 2 Onlara, “Ürün bol, ama işçi az” dedi, “Bu nedenle ürünün sahibi Rab'be yalvarın, ürününü kaldıracak işçiler göndersin. 3 Haydi gidin! İşte, sizi kuzular gibi kurtların arasına gönderiyorum. 4 Yanınıza ne kese, ne torba, ne de çarık alın. Yolda hiç kimseyle selamlaşmayın. 5 Hangi eve girerseniz, önce, ‘Bu eve esenlik olsun!’ deyin. 6 Orada esenliksever biri varsa, dilediğiniz esenlik onun üzerinde kalacak; yoksa, size dönecektir. 7 Girdiğiniz evde kalın, size ne verirlerse onu yiyip için. Çünkü işçi ücretini hak eder. Evden eve taşınmayın.

8 “Bir kente girdiğinizde sizi kabul ederlerse, önünüze konulanı yiyin. 9 Orada bulunan hastaları iyileştirin ve kendilerine, ‘Tanrı'nın Egemenliği size yaklaştı’ deyin. 10-11 Ama bir kente girdiğinizde sizi kabul etmezlerse, o kentin caddelerine çıkıp şöyle deyin: ‘Kentinizden ayaklarımızda kalan tozu bile size karşı silkiyoruz. Yine de şunu bilin ki, Tanrı'nın Egemenliği yaklaştı.’ 12 Size şunu söyleyeyim, yargı günü o kentin hali Sodom Kenti'nin halinden beter olacaktır.

13 “Vay haline, ey Horazin! Vay haline, ey Beytsayda! Sizlerde yapılan mucizeler Sur ve Sayda'da yapılmış olsaydı, çoktan çul kuşanıp kül içinde oturarak tövbe etmiş olurlardı. 14 Ama yargı günü sizin haliniz Sur ve Sayda'nın halinden beter olacaktır. 15 Ya sen, ey Kefarnahum, göğe mi çıkarılacaksın? Hayır, ölüler diyarına indirileceksin!

16 “Sizi dinleyen beni dinlemiş olur, sizi reddeden beni reddetmiş olur. Beni reddeden de beni göndereni reddetmiş olur.”

17 Yetmişler sevinç içinde döndüler. “Ya Rab” dediler, “Senin adını andığımızda cinler bile bize boyun eğiyor.”

18 İsa onlara şöyle dedi: “Şeytan'ın gökten yıldırım gibi düştüğünü gördüm. 19 Ben size, yılanları ve akrepleri ayak altında ezmek ve düşmanın bütün gücünü alt etmek için yetki verdim. Hiçbir şey size zarar vermeyecektir. 20 Bununla birlikte, ruhların size boyun eğmesine sevinmeyin, adlarınızın gökte yazılmış olmasına sevinin.”

21 O anda İsa Kutsal Ruh'un etkisiyle coşarak şöyle dedi: “Baba, yerin ve göğün Rabbi! Bu gerçekleri bilge ve akıllı kişilerden gizleyip küçük çocuklara açtığın için sana şükrederim. Evet Baba, senin isteğin buydu.

22 “Babam her şeyi bana teslim etti. Oğul'un kim olduğunu Baba'dan başka kimse bilmez. Baba'nın kim olduğunu da Oğul'dan ve Oğul'un O'nu tanıtmak istediği kişilerden başkası bilmez.”

23 Sonra öğrencilerine dönüp özel olarak şöyle dedi: “Sizin gördüklerinizi gören gözlere ne mutlu! 24 Size şunu söyleyeyim, nice peygamberler, nice krallar sizin gördüklerinizi görmek istediler, ama göremediler. Sizin işittiklerinizi işitmek istediler, ama işitemediler.”

İyi Samiriyeli

25 Bir Kutsal Yasa uzmanı İsa'yı denemek amacıyla gelip şöyle dedi: “Öğretmenim, sonsuz yaşamı miras almak için ne yapmalıyım?”

26 İsa ona, “Kutsal Yasa'da ne yazılmıştır?” diye sordu. “Orada ne okuyorsun?”

27 Adam şöyle karşılık verdi: “Tanrın Rab'bi bütün yüreğinle, bütün canınla, bütün gücünle ve bütün aklınla seveceksin. Komşunu da kendin gibi seveceksin.”

28 İsa ona, “Doğru yanıt verdin” dedi. “Bunu yap ve yaşayacaksın.”

29 Oysa adam kendini haklı çıkarmak isteyerek İsa'ya, “Peki, komşum kim?” dedi.

30 İsa şöyle yanıt verdi: “Adamın biri Yeruşalim'den Eriha'ya inerken haydutların eline düştü. Onu soyup dövdüler, yarı ölü bırakıp gittiler. 31 Bir rastlantı olarak o yoldan bir kâhin geçiyordu. Adamı görünce yolun öbür yanından geçip gitti. 32 Bir Levili de oraya varıp adamı görünce aynı şekilde geçip gitti. 33 O yoldan geçen bir Samiriyeli ise adamın bulunduğu yere gelip onu görünce, yüreği sızladı. 34 Adamın yanına gitti, yaralarının üzerine yağla şarap dökerek sardı. Sonra adamı kendi hayvanına bindirip hana götürdü, onunla ilgilendi. 35 Ertesi gün iki dinar çıkararak hancıya verdi. ‘Ona iyi bak’ dedi, ‘Bundan fazla ne harcarsan, dönüşümde sana öderim.’

36 “Sence bu üç kişiden hangisi haydutlar arasına düşen adama komşu gibi davrandı?”

37 Yasa uzmanı, “Ona acıyıp yardım eden” dedi.

İsa, “Git, sen de öyle yap” dedi.

İsa, Marta ve Meryem'in Evinde

38 İsa, öğrencileriyle birlikte yola devam edip bir köye girdi. Marta adında bir kadın İsa'yı evinde konuk etti. 39 Marta'nın Meryem adındaki kızkardeşi, Rab'bin ayakları dibine oturmuş O'nun konuşmasını dinliyordu. 40 Marta ise işlerinin çokluğundan ötürü telaş içindeydi. İsa'nın yanına gelerek, “Ya Rab” dedi, “Kardeşimin beni hizmet işlerinde yalnız bırakmasına aldırmıyor musun? Ona söyle de bana yardım etsin.”

41 Rab ona şu karşılığı verdi: “Marta, Marta, sen çok şey için kaygılanıp telaşlanıyorsun. 42 Oysa gerekli olan tek bir şey vardır. Meryem iyi olanı seçti ve bu kendisinden alınmayacak.”