Kutsal Kitap Hezekiel 9
Hezekiel 9, Yeruşalim'deki günahlar nedeniyle başlayan ilahi yargıyı, adaletin herkese uygulanışını ve sadıkların işaretlenerek korunmasını anlatır.
Hezekiel 9
Hezekiel 9. bölüm, Yeruşalim’de işlenen ağır günahlar nedeniyle Tanrı’nın yargısının kaçınılmaz hâle gelişini anlatır. Peygamber, tapınakta başlayan bir görümde, kenti cezalandırmakla görevli altı adamı ve yazı takımı taşıyan bir kişiyi görür. Yazıcıya, şehirde yapılan kötülüklerden dolayı içten içe üzülen ve yas tutanların alınlarına bir işaret koyması emredilir. Bu işaret, ilahi yargı sırasında korunacak olanları simgeler. Ardından diğer görevlilere, bu işareti taşımayan herkesi ayırt etmeksizin cezalandırmaları buyurulur. Yargının tapınaktan başlaması, kutsal sayılan mekânların bile sorumluluktan muaf olmadığını vurgular. Hezekiel’in korku ve yakarış dolu tepkisi, merhamet ile adalet arasındaki gerilimi yansıtır. Bölüm, Tanrı’nın adaletinin keyfi olmadığını, sadakat gösterenlerin ise göz ardı edilmediğini güçlü bir şekilde ortaya koyar.
HEZEKİEL 9
Yeruşalim Cezalandırılıyor
1 Sonra yüksek sesle, “Kenti cezalandıracak olanlar, ellerinde yok edici silahlarıyla buraya gelsin” diye seslendiğini duydum. 2 Kuzeye bakan yukarı kapı yolundan altı kişinin geldiğini gördüm. Her birinin elinde ölümcül bir silah vardı. Aralarında keten giysili, belinde yazı takımı olan bir adam vardı. İçeriye girip tunç sunağın yanında durdular.
3 İsrail Tanrısı'nın görkemi bulunduğu yerden, Keruvlar'ın* üzerinden ayrılıp tapınağın eşiğine gitti. RAB keten giysili, belinde yazı takımı olan adama seslendi: 4 “Yeruşalim Kenti'nin içinden geç, orada yapılan iğrenç şeylerden ötürü dövünüp ağlayanların alınlarına işaret koy” dedi.
5 Öbürlerine, “Kent boyunca onu izleyin ve kimseye acımadan, kimseyi esirgemeden öldürün” dediğini duydum. 6 “Yaşlıyı, genci, genç kızı, kadını, çocukları öldürün. Yalnız alınlarında işaret olanlara dokunmayın. İşe tapınağımdan başlayın.” Onlar da tapınağın önünde duran İsrail ileri gelenlerinden işe başladılar. 7 Onlara, “Tapınağı kirletin, avlularını cesetlerle doldurun. Haydi başlayın!” dedi. Bunun üzerine onlar gidip kenttekileri öldürmeye başladılar. 8 Onlar halkı öldürürken ben tek başıma kaldım. Yüzüstü yere kapanıp, “Ah, ey Egemen RAB! Öfkeni Yeruşalim üzerine boşaltırken, geri kalan bütün İsrailliler'i de mi yok edeceksin?” diye haykırdım.
9 “İsrail ve Yahuda halkının günahı pek büyük” diye karşılık verdi, “Ülke kan, kent haksızlık dolu. Onlar, ‘RAB ülkeyi bıraktı, RAB görmüyor’ diyorlar. 10 Ben de onlara acımayacak, onları esirgemeyeceğim. Yaptıklarını kendi başlarına getireceğim.”
11 Derken keten giysili, belinde yazı takımı olan adam, “Buyruklarını yerine getirdim” diye haber verdi.