Kutsal Kitap Ezgiler Ezgisi 5

TAKİP ET

Ezgiler Ezgisi 5, geciken sevginin doğurduğu özlem ve pişmanlığı anlatır; arayışla derinleşen aşkın değerini şiirsel imgelerle vurgular.

Ezgiler Ezgisi’nin 5. bölümü, sevginin gecikme, özlem ve pişmanlıkla sınandığı bir süreci anlatır. Bu bölümde sevgili kapıyı çalar; ancak tereddüt, buluşmanın kaçırılmasına neden olur. Kapının açılmaması, sevginin ihmale geldiğinde nasıl kırılganlaştığını simgeler. Sevilenin ardından duyulan pişmanlık, aşkın değerinin kaybedilince daha derinden anlaşıldığını gösterir.

Özlem, Arayış ve Farkındalık

Sevgilinin şehir sokaklarında aranması, sevginin kolay vazgeçilen bir bağ olmadığını ortaya koyar. Karşılaşılan zorluklar ve incinmeler, aşkın bedel isteyen bir yolculuk olduğunu vurgular. Ardından gelen betimlemelerde sevgilinin fiziksel özellikleri ayrıntılı ve şiirsel bir dille anlatılır; bu anlatım, özlemin hayranlığa dönüşmesini simgeler. Sevgi artık sadece bir duygu değil, bilinçli bir değer hâlini alır. Ezgiler Ezgisi 5, aşkın ihmalle zedelense bile farkındalık ve içtenlikle yeniden yüceltilebileceğini güçlü imgelerle ortaya koyar.

EZGİLER EZGİSİ 5

1 Bahçeme girdim, kızkardeşim, yavuklum,

Mürümü topladım baharatımla,

Gümecimi, balımı yedim,

Şarabımı, sütümü içtim.

Yiyin, için, ey dostlar!

Mest olun aşktan, ey sevgililer!

2 Ben uyuyordum ama yüreğim uyanıktı.

Dinleyin! Sevgilim kapıyı vuruyor.

“Aç bana, kızkardeşim, aşkım, eşsiz güvercinim!

Sırılsıklam oldu başım çiyden,

Kaküllerim gecenin neminden.”

3 Entarimi çıkardım,

Yine giyinmeli miyim?

Ayaklarımı yıkadım,

Yine kirletmeli miyim?

4 Kapı deliğinden uzattı elini sevgilim,

Aşk duygularım kabardı onun için.

5 Kalktım, sevgilime kapıyı açayım diye,

Mür elimden damladı,

Parmaklarımdan aktı

Sürgü tokmakları üzerine.

6 Kapıyı açtım sevgilime,

Ama sevgilim yoktu, gitmişti!

Kendimden geçmişim o konuşurken.

Aradım onu, ama bulamadım,

Seslendim, ama yanıt vermedi.

7 Kenti dolaşan bekçiler buldu beni,

Dövüp yaraladılar.

Sur bekçileri alıp götürdü şalımı.

8 Size ant içiriyorum, ey Yeruşalim kızları!

Eğer sevgilimi bulursanız,

Söyleyin ona, aşk hastasıyım ben.

9 Farkı ne sevgilinin öbürlerinden,

Ey güzeller güzeli?

Farkı ne ki, bize böyle ant içiriyorsun?

10 Sevgilimin teni pembe-beyaz, ışıl ışıl yanıyor!

Göze çarpıyor on binler arasında.

11 Başı saf altın,

Kakülleri kıvır kıvır, kuzgun gibi siyah.

12 Akarsu kıyısındaki

Güvercinler gibi gözleri;

Sütle yıkanmış,

Yuvasındaki mücevher sanki.

13 Yanakları güzel kokulu tarhlar gibi,

Nefis kokular saçıyor.

Dudakları zambak gibi,

Mür yağı damlatıyor.

14 Elleri, üzerine sarı yakut kakılmış altın çubuklar,

Gövdesi laciverttaşıyla süslenmiş cilalı fildişi.

15 Mermer sütun bacakları

Saf altın ayaklıklar üzerine kurulmuş.

Boyu bosu Lübnan dağları gibi,

Lübnan'ın sedir ağaçları gibi eşsiz.

16 Ağzı çok tatlı,

Tepeden tırnağa güzel.

İşte böyledir sevgilim, böyledir yarim, ey Yeruşalim kızları!