Kutsal Kitap Elçilerin İşleri 9

TAKİP ET

Elçilerin İşleri kitabının 9. bölümü, Saul'un dramatik dönüşümünü, ardından yaşanan olayları ve Petrus'un yaptığı mucizeleri anlatır.

Elçilerin İşleri kitabının 9. bölümü, Saul’un (daha sonra Pavlus olarak bilinir) dramatik dönüşümünü, ardından yaşanan olayları ve Petrus’un yaptığı mucizeleri anlatır. Bu bölümdeki ana olaylar şunlardır:

    Saul’un Dönüşümü:

    Saul, İsa'nın takipçilerini tutuklamak için Şam’a gitmeye karar verir ve başkâhinlerden yetki alır. Şam yolunda giderken aniden gökten gelen bir ışık etrafını aydınlatır ve Saul yere düşer.

    İsa, Saul’a seslenir: "Saul, Saul, neden bana zulmediyorsun?" Saul, "Sen kimsin, Rab?" diye sorar. İsa, "Ben, senin zulmettiğin İsa'yım" der ve ona kalkıp şehre gitmesini, orada ne yapması gerektiğinin kendisine bildirileceğini söyler.

    Saul, gözleri görmez hale gelir ve yanındakilerin yardımıyla Şam’a gider. Üç gün boyunca hiçbir şey görmez, yemez ve içmez.

    Hananya’nın Görevi:

    Şam’da yaşayan bir mümin olan Hananya’ya Rab bir görümde görünür ve Saul’a gitmesini söyler. Hananya başlangıçta tereddüt eder, çünkü Saul’un İsa’nın takipçilerine zulmettiğini duymuştur. Ancak Rab, Saul’un seçilmiş bir araç olduğunu ve O’nun adı uğruna birçok acı çekeceğini bildirir.

    Hananya, Saul’un yanına gider, ellerini onun üzerine koyar ve Saul’un gözleri açılır, vaftiz edilir ve tekrar güçlenir.

    Saul’un Hizmete Başlaması:

    Saul, hemen Şam’daki sinagoglarda İsa’nın Tanrı’nın Oğlu olduğunu ilan etmeye başlar. Bu durum, dinleyicileri şaşırtır çünkü Saul, İsa’nın takipçilerini tutuklamak için geldiği bilinmektedir.

    Yahudiler, Saul’u öldürmeye karar verirler, ancak Saul’un öğrencileri onu bir sepet içinde surların dışına indirerek kaçırırlar.

    Saul, Kudüs’e gider ve oradaki müminlerle katılmaya çalışır, ancak herkes ondan korkar ve ona inanmaz. Barnabas, Saul’u elçilere götürür ve onun Şam’daki deneyimlerini ve cesurca İsa’nın adını ilan ettiğini açıklar.

    Saul, Kudüs’te de açıkça vaaz verir, ancak Yahudi liderler tarafından öldürülmek istenince Sezariye’ye ve oradan da memleketi Tarsus’a gönderilir.

    Petrus’un Lida ve Yafa’daki Hizmetleri:

    Petrus, Lida’da Eneas adında sekiz yıldır felçli bir adamı iyileştirir. Eneas, Petrus’un “İsa Mesih seni iyileştiriyor” sözüyle hemen ayağa kalkar. Bu mucize, Lida ve Şaron’da yaşayan birçok kişinin iman etmesine neden olur.

    Yafa’da Tabita (Dorcas) adında hayırsever bir kadın hastalanıp ölür. Petrus, dua eder ve “Tabita, kalk!” der. Tabita dirilir ve bu olay Yafa’da büyük bir iman dalgası yaratır.

    Petrus, Yafa’da Simon adında bir dericinin evinde kalır.

Bu bölüm, Saul’un dramatik dönüşümünü ve Hristiyan inancına geçişini, Petrus’un yaptığı mucizeleri ve Hristiyan topluluğunun büyümesini anlatır. Saul’un dönüşümü, Tanrı’nın lütfunun ve gücünün bir örneği olarak öne çıkar ve onun sonraki misyonerlik çalışmalarının temelini oluşturur. Ayrıca, Petrus’un mucizeleri Tanrı’nın gücünü ve inananların imanını pekiştirir.

ELÇİLERİN İŞLERİ 9

İsa Saul'a Görünüyor

1-2 Saul ise Rab'bin öğrencilerine karşı hâlâ tehdit ve ölüm soluyordu. Başkâhine gitti, Şam'daki havralara verilmek üzere mektuplar yazmasını istedi. Orada İsa'nın yolunda yürüyen kadın erkek, kimi bulsa tutuklayıp Yeruşalim'e getirmek niyetindeydi. 3 Yol alıp Şam'a yaklaştığı sırada, birdenbire gökten gelen bir ışık çevresini aydınlattı. 4 Yere yıkılan Saul, bir sesin kendisine, “Saul, Saul, neden bana zulmediyorsun?” dediğini işitti.

5 Saul, “Ey Efendim, sen kimsin?” dedi.

“Ben senin zulmettiğin İsa'yım” diye yanıt geldi. 6 “Haydi kalk ve kente gir, ne yapman gerektiği sana bildirilecek.”

7 Saul'la birlikte yolculuk eden adamların dilleri tutuldu, oldukları yerde kalakaldılar. Sesi duydularsa da, kimseyi göremediler. 8 Saul yerden kalktı, ama gözlerini açtığında hiçbir şey göremiyordu. Sonra kendisini elinden tutup Şam'a götürdüler. 9 Üç gün boyunca gözleri görmeyen Saul hiçbir şey yiyip içmedi.

10 Şam'da Hananya adında bir İsa öğrencisi vardı. Bir görümde Rab ona, “Hananya!” diye seslendi.

“Buradayım, ya Rab” dedi Hananya.

11 Rab ona, “Kalk” dedi, “Doğru Sokak denilen sokağa git ve Yahuda'nın evinde Saul adında Tarsuslu birini sor. Şu anda orada dua ediyor. 12 Görümünde yanına Hananya adlı birinin geldiğini ve gözlerini açmak için ellerini kendisinin üzerine koyduğunu görmüştür.”

13 Hananya şöyle karşılık verdi: “Ya Rab, birçoklarının bu adam hakkında neler anlattıklarını duydum. Yeruşalim'de senin kutsallarına nice kötülük yapmış! 14 Burada da senin adını anan herkesi tutuklamak için başkâhinlerden yetki almıştır.”

15 Rab ona, “Git!” dedi. “Bu adam, benim adımı öteki uluslara, krallara ve İsrailoğulları'na duyurmak üzere seçilmiş bir aracımdır. 16 Benim adım uğruna ne kadar sıkıntı çekmesi gerekeceğini ona göstereceğim.”

17 Bunun üzerine Hananya gitti, eve girdi ve ellerini Saul'un üzerine koydu. “Saul kardeş” dedi, “Sen buraya gelirken yolda sana görünen Rab, yani İsa, gözlerin açılsın ve Kutsal Ruh'la dolasın diye beni yolladı.” 18 O anda Saul'un gözlerinden balık pulunu andıran şeyler düştü. Saul yeniden görmeye başladı. Kalkıp vaftiz oldu. 19 Sonra yemek yiyip kuvvet buldu.

Saul birkaç gün Şam'daki öğrencilerin yanında kaldı.

Saul, Şam'da ve Yeruşalim'de

20 Havralarda İsa'nın Tanrı'nın Oğlu olduğunu hemen duyurmaya başladı. 21 Onu duyanların hepsi şaşkına döndü. “Yeruşalim'de bu adı ananları kırıp geçiren adam bu değil mi? Buraya da, öylelerini tutuklayıp başkâhinlere götürmek amacıyla gelmedi mi?” diyorlardı. 22 Saul ise günden güne güçleniyordu. İsa'nın Mesih olduğuna dair kanıtlar göstererek Şam'da yaşayan Yahudiler'i şaşkına çeviriyordu.

23 Aradan günler geçti. Yahudiler Saul'u öldürmek için bir düzen kurdular. 24 Ne var ki, kurdukları düzenle ilgili haber Saul'a ulaştı. Yahudiler onu öldürmek için gece gündüz kentin kapılarını gözlüyorlardı. 25 Ama Saul'un öğrencileri geceleyin kendisini aldılar, kentin surlarından sarkıttıkları bir küfe içinde aşağı indirdiler.

26 Saul Yeruşalim'e varınca oradaki öğrencilere katılmaya çalıştı. Ama hepsi ondan korkuyor, İsa'nın öğrencisi olduğuna inanamıyorlardı. 27 O zaman Barnaba onu alıp elçilere götürdü. Onlara, Saul'un Şam yolunda Rab'bi nasıl gördüğünü, Rab'bin de onunla konuştuğunu, Şam'da ise onun İsa adını nasıl korkusuzca duyurduğunu anlattı. 28 Böylelikle Saul, Yeruşalim'de girip çıktıkları her yerde öğrencilerle birlikte bulunarak Rab'bin adını korkusuzca duyurmaya başladı. 29 Dili Grekçe olan Yahudiler'le konuşup tartışıyordu. Ama onlar onu öldürmeyi tasarlıyorlardı. 30 Kardeşler bunu öğrenince onu Sezariye'ye götürüp oradan Tarsus'a yolladılar.

31 Bütün Yahudiye, Celile ve Samiriye'deki* inanlılar topluluğu esenliğe kavuştu. Gelişen ve Rab korkusu içinde yaşayan topluluk Kutsal Ruh'un yardımıyla sayıca büyüyordu.

Eneas ve Tabita

32 Bu arada her tarafı dolaşan Petrus, Lidda'da yaşayan kutsallara da uğradı. 33 Orada Eneas adında birine rastladı. Eneas felçliydi. Sekiz yıldan beri yatalaktı. 34 Petrus ona, “Eneas, İsa Mesih seni iyileştiriyor” dedi. “Kalk, yatağını topla.” Eneas hemen ayağa kalktı. 35 Lidda ve Şaron'da yaşayan herkes onu gördü ve Rab'be döndü.

36 Yafa'da, İsa öğrencisi olan Tabita adında bir kadın vardı. Tabita, ceylan anlamına gelir. Bu kadın her zaman iyilik yapıp yoksullara yardım ederdi. 37 O günlerde hastalanıp öldü. Ölüsünü yıkayıp üst kattaki odaya koydular. 38 Lidda Yafa'ya yakın olduğundan, Petrus'un Lidda'da bulunduğunu duyan öğrenciler ona iki kişi yollayıp, “Vakit kaybetmeden yanımıza gel” diye yalvardılar.

39 Petrus kalkıp onlarla birlikte gitti. Eve varınca onu üst kattaki odaya çıkardılar. Bütün dul kadınlar ağlayarak Petrus'un çevresinde toplandılar. Ona, Ceylan'ın kendileriyle birlikteyken diktiği entarilerle üstlükleri gösterdiler. 40 Petrus, herkesi dışarı çıkarttı, diz çöküp dua etti. Sonra ölüye doğru dönerek, “Tabita, kalk” dedi. Kadın gözlerini açtı, Petrus'u görünce doğrulup oturdu. 41 Petrus elini uzatarak onu ayağa kaldırdı. Sonra kutsallarla dul kadınları çağırdı, Ceylan'ı diri olarak onlara teslim etti. 42 Bu olayın haberi bütün Yafa'ya yayıldı ve birçokları Rab'be inandı. 43 Petrus uzunca bir süre Yafa'da, Simun adında bir dericinin evinde kaldı.