27.03.2026 Cuma Hutbesi
Tevekkülün gerçek anlamı, sorumluluk bilinci, çalışma ve Allah'a güven dengesi üzerine mesajlar içeren 27.03.2026 tarihli cuma hutbesi.
Tevekkül
“İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır. Ve onun çalışması ileride mutlaka görülecektir.”
Ardından gelen hadis-i şerifin anlamı:
“‘Allah bize yeter, O ne güzel vekildir.’ deyiniz. Biz yalnızca Allah’a tevekkül ettik.”
Bu ifadeler Kur’an-ı Kerim’de Necm Suresi 39–40. ayetlere ve Peygamber Efendimizin tevekkülü öğütleyen hadis-i şerifine dayanmaktadır.
Tarih: 27.03.2026
Muhterem Müslümanlar!
Yüce dinimiz İslam’ın hayatımızın her alanına yansıtmamızı emrettiği ilkelerden biri tevekküldür. Tevekkül; Müslümanın, sorumluluklarını hakkıyla yerine getirip Allah’ın rahmet ve merhametine sığınmasıdır. Üzerine düşen tedbirleri alıp Allah’ın takdirini beklemesidir. Meşru isteklerine ulaşmak için sebeplere sarılması, aklını ve iradesini doğru yönde kullanması, Allah’a güvenip dayanmasıdır.
Aziz Müminler!
Tevekkül; bir ebeveynin, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in, “Hiçbir anne baba, çocuğuna güzel terbiyeden daha kıymetli bir bağışta bulunamaz” buyruğuna uyarak evlatlarına güzel örnek olması ve ardından onlardan erdem ve fazilet beklemesidir.
Bir gencin ise, “Yaptığınız işi güzel yapın. Allah işini güzel yapanları sever” ilkesi gereğince geleceğini ilim, sanat ve meslek çerçevesinde şekillendirmesi, sonra Allah’tan başarı istemesidir.
Kıymetli Müslümanlar!
Kimi zaman tevekkül; bir tüccarın ölçüyü ve tartıyı eksiksiz yaptıktan sonra Allah’tan hayırlı kazanç dilemesidir.
Kimi zaman da tevekkül; bir çiftçinin toprağı doğru işleyip, Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in, “Allah bize yeter, O ne güzel vekildir. Sadece Allah’a tevekkül ettik deyiniz” hadis-i şerifi gereğince hasadın bereketini Allah’a bırakmasıdır.
Değerli Müminler!
Tevekkül; tembelliğin sığınağı, miskinliğin bahanesi değildir. Aksine bir uyanış ve sorumluluk bilincidir.
Allah’ın yardımını ümit ederek fiilî dua etmek, çağın gereklerine uygun bilgi ve teknoloji üretmek, başarı için emek sarf etmek ve sonuç için Allah’a güvenmektir.
Zaferlerin emeksiz elde edilemeyeceği bilinciyle çalışmak, düşmanlara karşı güçlü olmak için gayret etmek ve Allah’tan yardım dilemek tevekkülün bir gereğidir.
Aziz Müslümanlar!
“Allah’ın dediği olur” diyerek tedbiri terk etmek, “Kaderde ne varsa o olur” anlayışıyla sorumlulukları ihmal etmek, “Allah rızkımı verir” diyerek çalışmayı bırakmak, İslam’ın tevekkül anlayışında asla yer bulmaz.
Müslümana düşen; “Tedbir kuldan, takdir Allah’tan” şuuruyla çalışmak ve gayret etmektir.
Yüce Rabbimiz şöyle buyurur:
“İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır ve çalışmasının sonucu ileride mutlaka görülecektir.”
(Necm, 53/39-40)
Kıymetli Kardeşlerim!
Kalplerimizin huzur bulması için hayatımızın her alanında tevekküle ihtiyacımız vardır. Okurken, çalışırken, ailemizin rızkını temin ederken ve zorluklarla mücadele ederken Allah’a güvenip dayanmalıyız.
Zaman; kendimize gelme, tevekkül anlayışımızı gözden geçirme ve hayatımızı yeniden düzene koyma zamanıdır.
Hutbemizi İstiklal Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un şu sözleriyle bitirelim:
“Allah’a dayan, sa’ye sarıl, hikmete râm ol;
Yol varsa budur, bilmiyorum başka çıkar yol!”