30.01.2026 Cuma Hutbesi
Tövbenin önemi, insanın hata ve günah karşısındaki sorumluluğu ve Allah'ın rahmetine yönelmenin gerekliliğini anlatan 30.01.2026 tarihli cuma hutbesi.
Tövbe’ye Yönelmek
“Onlar bir kötülük yaptıklarında veya kendilerine zulmettiklerinde Allah’ı hatırlar, hemen günahlarının bağışlanmasını isterler. Günahları Allah’tan başka kim bağışlayabilir ki? Onlar yaptıkları hatada bile bile ısrar etmezler.”
Ardından gelen hadis-i şerifin anlamı:
“Âdemoğlunun hepsi hata yapar. Hata yapanların en hayırlısı ise tövbe edenlerdir.”
Bu ifadeler Kur’an-ı Kerim’de Âl-i İmrân Suresi 135. ayete ve Peygamber Efendimizin tövbenin önemini anlatan hadis-i şerifine dayanmaktadır.
Tarih: 30.01.2026
Muhterem Müslümanlar!
Bir defasında Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), ölüm döşeğinde olan bir genci ziyaret etti ve ona, “Kendini nasıl hissediyorsun?” diye sordu. Genç şöyle cevap verdi: “Ey Allah’ın Resûlü! Rabbimin rahmetini ümit ediyorum; fakat günahlarımdan da korkuyorum.” Bunun üzerine Allah Resûlü (s.a.s) şöyle buyurdu:
“Bir kulun kalbinde ümit ve korku bir arada bulunursa, Allah ona umduğunu verir ve korktuğundan da onu emin kılar.”
Aziz Müminler!
İnsan beşerdir; unutur, yanılır ve hata eder. Kimi zaman Rabbimizin emir ve yasaklarına uymakta gevşek davranır, kimi zaman da kul ve kamu hakkını gözetmeyerek günaha düşer.
Ancak şu hususlar çok önemlidir:
Kişi günahlarını küçümsememelidir. Haramlarla övünmemelidir. Hata ve yanlışlarında ısrar etmemelidir.
Cenâb-ı Hak takva sahibi müminlerin bu özelliğini şöyle haber vermektedir:
“Onlar çirkin bir iş yaptıklarında veya kendilerine zulmettiklerinde Allah’ı hatırlar ve hemen günahlarının bağışlanmasını isterler. Günahları Allah’tan başka kim bağışlayabilir ki? Onlar yaptıkları hatada bile bile ısrar etmezler.”
(Âl-i İmrân, 3/135)
Değerli Müslümanlar!
Zaman hızla akıp gidiyor, ömür sermayemiz tükeniyor. Her geçen gün ahiret hayatına biraz daha yaklaşıyoruz. Dikkat edelim! Bu kısa dünya hayatının sonucu, ebedî mutluluk ya da büyük bir hüsran olabilir.
Bizim için en büyük kazanç; Rabbimizin razı olduğu amelleri yerine getirmek ve Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in güzel ahlakını hayatımıza taşımaktır. İyilikleri düstur edinmek, kötülüklerden uzak durmaktır.
En büyük kaybımız ise “Nasıl olsa Allah affeder” veya “Vakti gelince tövbe ederim” diyerek günahlara dalmak ve tövbeyi geciktirmektir.
Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) şöyle buyurmuştur:
“Her insan hata yapar. Hata yapanların en hayırlısı ise tövbe edenlerdir.”
Kıymetli Müminler!
Önümüzdeki Pazartesi’yi Salı’ya bağlayan gece, Ramazan ayının müjdecisi olan Berat Kandilini idrak edeceğiz. Bu mübarek geceyi hayatımız için yeni bir başlangıç vesilesi kılalım.
Hatalarımızı gözden geçirelim, işlediğimiz günahlara tövbe edelim. Ruhumuzu huzursuzluğa, ailemizi mutsuzluğa ve işlerimizi bereketsizliğe götüren her türlü haramdan uzak duralım.
Zaaflarımıza yenik düşüp günaha düştüğümüzde ise Yüce Rabbimizin affına ve merhametine sığınalım.
Unutmayalım ki günah, kalpte iz bırakan bir leke gibidir. Küçük görülen bu leke devam ederse büyür ve kalbin kararmasına sebep olur. Kalp kararınca akıl gerçeği idrak edemez; göz hakkı göremez, kulak hakikati duyamaz ve dil doğruyu söyleyemez hale gelir.
Bu vesileyle Berat Kandilinizi şimdiden tebrik ediyorum. Hutbemizi Yüce Rabbimizin şu müjdesiyle bitirelim:
“De ki: Ey kendi aleyhlerine günahta aşırı giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Şüphesiz Allah bütün günahları affeder. Çünkü O çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”
(Zümer, 39/53)