Üzüntüyü Yenmenin Çareleri

TAKİP ET

Üzüntü aslında insanın sevdiği değer verdiği veya sahip olduklarının kaybından dolayı meydana gelen psikolojik bir hastalıktır, üzüntü nasıl yenilir.

Bu gibi durumlarda kişinin yapması gereken bu üzüntüsünden Kurtulup kurtulamayacağını tespit etmesi gerekir. Üstelik İnsanın sevdiği şeyi veya isteklerinin sonuna kadar elde etmesi veya ebedi olması mümkün değildir. Çünkü yaşamış olduğumuz dünyada değişmeyen veya sürekli olan hiçbir şey yoktur. İnsan için değişmeyen veya sürekli olan sadece akıl âlemidir. İnsan istek ve arzularından devam ve süreklilik istiyorsa aklı âlemi ile alakadar olmalıdır. Bununla beraber akli olan kavramların kendi aralarında ilişkili olduğunu ve kavramların süreklilik gösterdiğini görürüz. Peki süreklilik göstermeyene gelince bunlar duyularımız hazlarımızdır ve bunların devamlı olması imkansızdır.

Öyledir ki insan istekleri gerçekleşince mutlu olur. Bunun zıttı bir durum olduğu zaman ise mutsuz olur. Bunun için insan mutlu olması için elinden geleni yapmalı. Mutsuz olmaması için ise önlem almalıdır. İnsan mutsuz olmamak için sahip olmadığı şeylerin hayalini kurma malıdır. Ve kendini boş yere avutma malıdır. Veya insan kaybetti şeyler için çok fazla düşünerek kendini Üzmemesi gerekir. Ve insan her kaybettiği şeyi çok fazla düşünerek üzüleceği yere kendini mutlu eden ve hoşnut eden alışkanlıklar edilmelidir. Aslında insanın bu davranışları alışkanlıklarından kaynaklandığı da açıktır. Bununla beraber insanın Temel gereksinimleri olan yeme-içme, evlenme. Barınma ve benzeri durumlarla mutlu olan birey bunlardan birinin eksikliği durumunda bunu bir musibet olarak algılar. İnsan alışkanlığından ötürü kötü bir alışkanlık da olsa yaptığı davranıştan dolayı mutlu olabilir.

Örneğin bir eşkıya insanlara zarar verirken veya onları vahşice davranırken bile sonunda öldürüleceğini dahi bilse bu davranışı karşısında mutlu olur. Ve görüyoruz ki insan tabiatından değil de bu davranışının alışkanlıklarından kaynaklandığı görülür. İlk başta üzüntünün psikolojik bir hastalık olduğunu belirtmiştik ve bu durumlardan bedeni Kurtarmak gerekir. Bunu ise bedeni rahatlatan dağlama, sargı, kesme ve benzeri durumları uygulamaktır. Üzüntünün kaynağı olarak insanın kendi yaptığı veya karşısındakinin yaptığı şeylerden dolayıdır. Bu durumun kaynağı eğer İnsanın kendisi ise bu davranışından vazgeçmeli bizi üzdüğünü bildiğiniz halde bu davranışı yaparsak o halde istemediğimiz şeyi istiyor oluruz. Bu durum ise aklını kaçırmış olanların yapabileceği şeylerdir. eğer bizi üzen karşımızdaki kişi ise bu durum bizim lehimize olan bir durumsa ona engel olup kendimizi üzmemeliyiz belki de bizim üzüntümüze sebep olacak şeyden önce üzülür belki de bizim üzülmenize engel olacak bir güç buna engel olacak ama biz önceden üzüldüğümüz için boşa üzülmüş olacağız.Eğer üzüntü önlenemeyecek bir durum ise bu üzüntü oluşmadan önce insanın kendine verdiği üzüntü fazladır.Ve bu üzüntü kişinin kendine yapmış olduğu bir kötülüktür. Üstelik üzüntünün giderilmesi için bir çaba harcanması gerekir ve bu üzüntü çekilmemelidir.

Üzüntüyü yenmenin diğer bir çaresi de üzüntünün kaynağını belirlemek ve bunu kısımlara ayırmaktır. Üzüldüğümüz şeyin üstesinden gelmenin doğru bir yöntemi ise önceden yaşamış olduğumuz üzüntülerin artık bittiği ve üstesinden geldiğimiz Hatta bununla da kalmayıp başkalarının da bazı üzüntüler yaşayıp bunun üstesinden geldiğini düşünmektir. Başımıza gelen olayın Sadece bizim başımıza gelmediğini düşünmekte bunun üstesinden gelmemizi sağlar. Ve sahip olamadığımız şeyin sadece bize özel bir durum olmadığını düşünmek de faydalıdır.

Örneğin bir takım mala mülke sahip olan bir insanın bu varlıklara hiç sahip olmayan birini düşünerek onu kaybettiği zaman bununla teselli bulabilir. Veya bir insanın sürekli ulaşamayacağı şeyi istemesi de aslında var olmayan bir şeyi istediği için başarısızlığa sebep olur. Bu da insanın gelmesine neden olur. Üstelik insan sahip olduğu şeyleri elinden gidince de üzülmesi boşadır. Üstelik İnsan kendi başına gelen kötü bir olay karşısında başkasının da başına gelebileceğini düşünerek üzüntüsüne mani olabilir ya da insan kendi başına gelen kötü olayı başkasının da başına gelmesini istiyorsa kötü biri insan olmuş olur. Üstelik insanı sahip olduğu her şey Allah'ın insanlara verdiği birer emanet olduğu için isteğine göre bunu başkasına da verebilir tamamen alabilirde.

Tabii bunu düşünerek de insan kendini üzüntüye sokma malıdır. Allah insanlara lütfederek elimizden aldığı şeyler değersiz şeylerdir ve bu insanlar için bir lütuftur. Ve şükrederek Üzülmemek gerekir Bu durum karşısında eğer ki insan sürekli elinden giden şeyler için bir üzüntü içerisinde olurdu. Veyahut elde edemediği şeyler için bu durum kaçınılmaz olurdu. Ve insan sürekli bir üzüntü duygusu yaşardı insan sahip olsa da olmasa da bazı şeylere üzülmemesi gerekir ve bu durum akıllı olan bir insan için sahip olduğu ve olmadığı şey üzerinde çok fazla düşünmemesi gerekir. Ve insan şunu bilmesi gerekir ki elinden giden şeylerin yerini başka şeyler doldurur. Ve üzüntü boş yere olmuş olur. ve Allah kullarını kendi kendine yeterli bir şekilde yaratmıştır. İnsan kaybettikleri olsa bile kaybettikleri şeylerin yerine yenileri Mutlaka gelir. Üstelik örnekte anlatıldığı üzere bir gemide yolcular limana yaklaşır ve ihtiyaçlarını gidermek için burada durur gemi. Yolcuların bazıları gemiden ihtiyaçlarını gidermek üzere ayrılırken bir kısmı gemiden hiç ayrılmaz ve geminin en rahat yerine yerleşmiş olur. Diğer insanlar ise ihtiyaçlarını gidermek için veya ağaçlardan meyve toplamak için limandan kendilerine bir sürü yük edinirler. Kimileri ise oradan hiç ayrılmak istemezler ve sona kaldıkları için geminin en rahatsız, en engebeli yerinde kalmış olurlar. Ve yolculuk boyunca bu eşyaları kendilerine hem yük olur hem de rahatsız bir şekilde yolculuk yapmış olurlar.

Bu örneği gerçek hayata uyarlanırsa insanların bu güzel şeyleri kendine yük etmesi olumsuz bir durumdur. İnsan kötü olandan değil kötüden hoşlanmaması gerekir. Ve bu da oluyor ki duygularımızdan dolayı ortaya çıkan üzülme durumundan kurtulmak daha doğrudur. İnsanın aslında kötü olmadığı halde kötü sandığı ölüm ise aslında bakıldığında Kötü bir durum değildir insanlar için. Ve insan bunu düşünerek mutsuz olmamalıdır. Bundan yola çıkarak dünya âlemi dışında kalan insanın bütün maddi varlıkları elinden gidebilir ve bu olay kötü bir şey değildir aslında. Bunun aksine bunlara kederlenmek doğru değildir. Ve insan bu şekilde kendini üzmemelidir. Üzüntüden kurtulmanın başka bir yöntemi de sahip olunamayan şeyleri düşünmemektir. Bunun yanında bir de insan sahip olduklarının kaybolmasından endişe duyduğu üzüntüsü vardır. Ve insan üzüntünün çarelerini arar ve bundan kurtulursa mutluluğa ve huzura erer.