Gulum.net



şarkı sözleri | biyografi | rüya | türkü | türkiye | sohbet | müzik | şiir şair | hikaye | fıkra | oyun | hazır mesaj | gül resimleri


Şiir Anasayfa
Sohbet Odaları
Şiir Ekle
10 kasım şiirleri
19 mayıs şiirleri
23 nisan şiirleri
29 ekim şiirleri
30 ağustos şiirleri
aile şiirleri
akdeniz şiirleri
akrostiş şiirler
amatör şiirler
anadolu siirleri
ankara şiirleri
anlamlı şiirler
anne şiirleri
antalya şiirleri
arkadaşlık şiirleri
asker şiirleri
atatürk şiirleri
ayrılık şiirleri
aşk şiirleri
baba şiirleri
barış şiirleri
bayrak şiirleri
bayram şiirleri
bebek şiirleri
çanakkale şiirleri
çiçek şiirleri
çoçuk şiirleri
cumhuriyet bayramı şiirleri
deprem şiirleri
diğer şiirler
dini şiirler
doğa şiirleri
doğum günü şiirleri
dostluk şiirleri
dünya şiirleri
edebiyat şiirleri
eğitim şiirleri
evlilik şiirleri
gazi şiirleri
gece şiirleri
gurbet şiirleri
günaydın şiirleri
güzel şiirler
hasret şiirleri
hayat şiirleri
hayvan şiirleri
ihanet şiirleri
ilkbahar şiirleri
islami şiirler
istanbul şiirleri
izmir şiirleri
karadeniz şiirleri
kardeş şiirleri
kitap şiirleri
kısa şiirler
kızılay şiirleri
kış şiirleri
köy şiirleri
mehmetcik şiirleri
memleket şiirleri
meslek şiirleri
mutluluk şiirleri
müzik şiirleri
nefret siirleri
okul şiirleri
polis şiirleri
sağlık şiirleri
savaş şiirleri
sevgi şiirleri
sevgililer günü şiirleri
sevinç şiirleri
sitem şiirleri
sonbahar şiirleri
tıp sağlık şiirleri
türkiye şiirleri
vatan şiirleri
yalnızlık şiirleri
yeniyıl şiirleri
Yöresel Şiirler
öğretmen şiirleri
ölüm şiirleri
özgürlük şiirleri
özlem şiirleri






Baba

Anımsadım yine her bir anını,
Aldı beni kara düşünce, Baba!
Çalılar çizmişti dört bir yanını,
Saplanıp da kara, düşünce, Baba!

Samanlıkdere’den kestin odunu,
Zalim baltaladı kolun-budunu.
Bulamazsın anam gibi kadını,
Şikayet eyleme eş’ince, Baba!

Kızılgüney, köye fazla ıraktı,.
Gözlerinde keder, feryat, firaktı.
Yüksekçe kayalar sana duraktı,
Kan-terin içinde pişince, Baba!

Karlar, kaç kol idi şakaklarına,
Buzlar, mühür idi dudaklarına.
Bez sarardın ayak parmaklarına,
Ayağın morarıp şişince, Baba!

Bazen çoban idin, bazen sığırtmaç
Her çalı bir yerden açardı yırtmaç.
Bir gün tok gezersen, ikinci gün aç
Dağların başından aşınca, Baba!

Tabanların yarık idi nasırdan,
İki çulun yine biri hasırdan.
Farkın neydi sanki köle, esirden?
İstenen her emre koşunca, Baba!

Saman kıt olunca geven keserdik,
Üter, çarpar, deste deste basardık.
Bazen tartışırdık, bazen küserdik;
Sabrımız tükenip, taşınca, Baba!

“Ağaç dikin” diye vererek öğüt,
Deringöl’e diktin kavakla söğüt.
Götürmüştü seller, yakmıştın ağıt,
Derenin suları coşunca, Baba!

Hayvan dıçkısını suya bulardık,
Kavaklara boya gibi çalardık.
Gölet yapar zorla fidan sulardık,
Yemlek’te hep boşu boşunca, Baba!

Yazın sıcağında yanar solardık,
Arpa boy atmazdı, elle yolardık.
Sen yoksan tarlaya tırpan çalardık,
Neylersin iş başa düşünce, Baba!

Zam gelir derdine dertler katardın,
Pahalıya alır, ucuz satardın.
Eve gelir bize çalım satardın,
Söyleyim bunları peşince, Baba!

Hakkını helal et, bunu bileyim
Söyle sen gülmeden nasıl güleyim?
Seni çok üzdümse özür dileyim
Eski dertlerini deşince, Baba!

Halimi bilmeyen, belki bilen var
Bu sözümde söyle nerde yalan var?
Sözüme ağlayan, hem de gülen var
Dertlerim başımdan aşınca, Baba!

Ne tarifi vardı, ne söz yeterdi
Sanmasınlar destan bur’da biterdi.
Hep anlatsam beş yüz dörtlük tutardı,
Yüksel böylesine coşunca, Baba!

Ozan Bindebir (Yüksel KILIÇ)

Gönderen: Ozan Bindebir (Yüksel KILIÇ)





<< Önceki Şiir || Sonraki Şiir >>
BU KATEGORİDE EN ÇOK OKUNAN 5 ŞİİR
1. 19 Mayıs
2. 19 Mayıs Gençlik Marşı
3. 19 MAYIS
4. 19 MAYIS BENİM GÜNÜM
5. 19 MAYIS




Bu bölümde yayınlanan materyaller göndericiye aittir. Hiçbir şekilde gulum.net sorumlu değildir.





.:: Gulum.NET ::. 2002 - 2015 © Kalp Sevmekten Yorulmaz

Mobil Oto Cam  |  sohbet  |  sık kullanılanlara ekle  |  açılış sayfası yap  |  tavsiye et  |  gizlilik politikası