Gulum.net



şarkı sözleri | biyografi | rüya | türkü | türkiye | sohbet | müzik | şiir şair | hikaye | fıkra | oyun | hazır mesaj | gül resimleri

» Saglik Rehberi
» Domuz Gribi
» Sohbet Odaları

» ALS HASTALIĞI
» ALS Nedir
» Als Hastası Ünlüler
» Als Nedenleri
» Als Belirtileri
» Als Teşhisi
» Als Tedavisi
a b c ç d e f g h ı i j k l m n o ö p r s ş t u ü v y z #

Sıcak bir şeyin veya yakıcı bir maddenin etkisiyle vücudun herhangi biryerinde meydana gelen hücre ve doku bozulmasına yanık denir. Kimyevi maddeler, kuru ısı, elektrik, alev, radyasyon ve benzeri fiziki tesirler sebebiyle meydana gelen doku hasarı. İleri memleketlerde her geçen gün yanık yaralanmalarında bir artma dikkati çekmektedir. Yanık; vücutta sistemik (genel) bozukluklar meydana getirmesi, hastaya olan aşırı hasarı ve meydana gelen psikolojik yönlerinin yanında aileye yüklediği masrafla büyük bir felaket olarak karşımıza çıkmaktadır. Kalp hastalığı ve kanser gibi hastalıklara nispetle ölüm sayısı düşük olmakla birlikte, yanıklı hastalarda kaybolan iş gücü süresi daha fazladır. Bunda yanıkların genç yaşlarda daha fazla görülmesinin de rolü vardır. Ülkemizde elektrik yanıkları oldukça sık görülür. Sıcak su yanıklarında ölüm, alev yanıklarından daha azdır. Küçük çocuklarda çok defa sıcak su ile haşlanma şeklinde yanıklar meydana gelmektedir. 3-14 yaşları arasındaki çocuklarda ise daha çok alev ve elektrikle olan yanıklara rastlanmaktadır. 15-60 yaşları arasındaki kimselerde iş kazaları sonucunda yanıklar olmaktadır. 45°C’lik bir ısı enerjisiyle olan yanıklar kolayca düzelirler. Bunun üstündeki enerjiler vücuttaki proteinlerin parçalanmasına, doku ölümlerine yol açarlar. Eğer yanık sathi ve küçük bir alanda ise kendiliğinden şifa bulur. Fakat bütün vücut sathının % 25-30’unu kaplayan bir yanık sözkonusu ise yaralının genel durumu bozulabilir, hatta hayatı tehlikeye girebilir. Bütün deri tabakalarını tutan yanıklarda ise enfeksiyon tehlikesi artmakta ve ayrıca nedbeleşmelere sebep olmaktadır. Bu gibi geniş ve derin yanıkların tedavisi, özel yanık merkezlerinde yapılabilir. Elektrik yanıklarında meydana gelen harabiyetin şiddetini çeşitli faktörler etkilemektedir. Vücut dokularının elektrik akımına karşı dirençleri çok farklılık gösterir. İletkenlik, doku, su muhtevası ile orantılıdır. Cildin direnci nemle azalır. Bu nem, hafif bir hasarla atlatılabilecek bir hadiseyi, öldürücü bir şoka çevirebilir. Temas esnasındaki topraklama da önemlidir, geçen akım miktarını azaltır. Temasın süresi de önemlidir. Şiddetli bir akımla temas sonucunda vücûdun dışında 10.000°C’a kadar yüksek sıcaklıklar meydana gelebilir, cilt ve altındaki dokularda yaygın kömürleşme ve yanıklara sebep olabilir. Bu tip yanıklar çok defa üstteki elbiseleri veya yakındaki eşyaları tutuşturarak alev yanıklarıyla sonuçlanırlar. Ayrıca dokuların elektrikle direkt ısınması sonucunda meydana gelen hasarlar vardır. Akımdan meydana gelen enerji cildi geçerken, cilde girdiği ve çıktığı noktalarda, geçtiği çizgili kas ve kan damarlarında doku ölümüne sebep olur. Damar kasları çoğu kere vücut sathından derinlerde pıhtılaşmalara yol açar. Bu durum bir elektrik yanığında ilk bakışta görülenden daha fazla doku yıkımının meydana gelişini izah etmektedir. Yanan bölgedeki damarların geçirgenliği bozulur ve sıvı kaybı başlar. İlk 8 saatte sıvı kaçağı fazla olur, 48 saatte kayıp azalır. Yanık büyükse sıvı kaybı hastayı şoka sokabilir. Serumdaki proteinler de damar dışına kaçar ve kanda protein azalır. Sıcağa hassas olan alyuvarlar parçalanır, anemi (kansızlık) meydana gelir. İleri devrede yanık bölgesinde bakteriler üremeye başlar. Yanıkta mevcut olan ölü dokular hastalık yapıcı mikroplar için çok iyi bir beslenme vasatıdır. Yanıklarda, geç devrede mikropların vücuda yayılması en sık ölüm sebebidir. Yeni meydana gelen bir yanık yaralanmasında hastalığın seyri; yanığın derinliği, genişliği ve hastanın yaşına bağlıdır. Hastanın durumunu başlangıçta tespit etmek çok zordur. Ölüm oranı ilerliyen yaşla birlikte artar. Eskiden vücut sathının % 30’u yanık olan kimselerden çok azı kurtulup yaşayabilirdi. Bugün modern tedavi metodları ile % 50-60’ı yanık olan kimseler bile hayatta kalabilmektedirler. Fakat yine de vücut sathının % 40’ı yanmış olan kimselerde dikkatli olmak gerekmektedir. Yanığın genişliğinin tayin edilmesi: Dokuzlar kaidesi, erişkinlerde yanık yüzdesini tahmin etmekte kullanılan en kolay yoldur. Bu kaideye göre; baş ve boyun toplam vücut alanının % 9’unu, kolların her biri % 9’unu, gövde ön yüzü % 18’ini, gövdenin arka yüzü % 18’ini, bacakların herbiri % 18’ini, tenasül organları % 1’ini meydana getirmektedir. Çocukların başları büyük, kol-bacakları nispeten küçük olduğu için yanık genişliğini tayin etmede daha değişik bir yanık şeması kullanılır. Yanığın derinliğinin tayin edilmesi: Birinci derece yanıklar; genellikle uzun zaman güneşe maruz kalma, sıcak sıvılarla kısa zaman temasla ve gaz patlamaları ile meydana gelir. Ağrılı ve çok hassastırlar. Cilt kurudur, kızarıklık vardır. Bir haftada iyileşirler. Cilt hasarı çok sathidir. İkinci derece yanıklar ise biraz daha derindirler. Şiddetli parlayıcı sıcaklığa (aleve) kısa zaman maruz kalmakla, çok sıcak sıvılarla temastan meydana gelir. Bu yanıklarda sıvı toplanır, oldukça ağrılı ve hassastır. Üçüncü derece yanıklar: Alevler ve sıcak maddelerle uzunca müddet temas sonucunda meydana gelirler. Deri köseleşmiştir, kurudur. Ölü beyazı veya kömür gibidir. Yanığın şiddetinin tersine ağrı yoktur, çünkü sinir uçları da ölmüştür. El-ayak, yüz yanıkları, solunum sistemi harabiyeti olan yanıklar olup % 30’un üstü ikinci derece yanıklardır. % 10’un üstü üçüncü derece olan yanıklar ise kritik yanıklardır. Bunlar bir yanık merkezinde tedavi edilirler. Yanıkta ilk yardım (ilk 48 saat) ve yanıklı hastanın tedavisi: Âcil safha: A. Yanığın olduğu yerde yapılacak işlemler: 1. Yanıklı kimse yanık sebebinden hızla uzaklaştırılır. 2. Yanmış elbiseleri keserek çıkarılır (bilhassa sentetik giyecekler çıkarılmalıdır), mikropsuz veya temiz bir şeye sarılır (çarşaf vb.). 3. Kimyevi madde yanıklarında eğer imkan varsa yanmış bölge bol su ile uzun süre yıkanır. 4. İlk anlarda bağırarak yardım isteyen hastaya ağızdan bir şey vermemelidir. 5. Yanıklının doktorun bulunduğu yere hemen gönderilmesi sağlanır. B. Hastanede yapılacak işlemler: 1. Hastanın hava yolunun açık olması temin edilir. Yüz ve boyun derisi yanıklarında önceleri az olan solunum zorluğu ödemin artmasıyla saatler ilerledikçe artar. 2. Güvenilir bir damar yolu bulunup, sıvı vermeye başlanır ve kan örnekleri alınır. 3. Ağrı dindirilir. Ağır yanık vak’alarında uygun ağrı kesici ve uyuşturucuların erkenden verilmesi gereklidir. 4. Yanma zamanı ve yanık sebebi (etkeni) öğrenilip, yanığın değerlendirilebilmesi için basitçe durum tetkik edilir. Sıvı tedavisi planı, kazanın oluş zamanına göre yapılır, hastanın geliş zamanına bağlı değildir.Yanıklının ağırlığının ölçülmesi sıvı tedavisi için gereklidir. 5. Yanığın derinliğine ve genişliğine göre yanık tasnif edilir. Yanık genişliği yüzde oranı olarak değerlendirilir. Yanmış alanın genişliği tedavi planlaması için kesinlikle gereklidir. 6. Yanık sathı % 20’den fazla olan bütün yanıklarda idrar sondası uygulanmalıdır. Böylece böbreklerin fonksiyonları, idrar bileşimi, idrar miktarı gibi önemli bilgiler elde edilir. Saatte çıkarılan idrar miktarı verilecek sıvının hızı ve miktarında etkilidir. İhtiyaca göre sıvı verilmesi ayarlanır. 7. Gereken sıvı ve plazma miktarı hesaplanır. Yanıklı hastalarda yanığın ağırlığıyla doğru orantılı olarak yanık yarasından vücut dışına plazma ve tuz kaybı olur. Plazma ve sıvı kaybı yanığın teşekkülüyle başlar, ilerleyerek sürer. Bu sebeple yanığın ilk 48 saatinde kaybedilen sıvı, plazma ve elektrolitlerin hızla yerine konulması gereklidir. Bu yapılmazsa şokun gelişmesi önlenemez. Gerekli sıvı tedavisinin planlanmasında birçok formül teklif edilmiştir. Formüller, gerekli sıvı miktarını belirlemede doktora yardımcı olur. 8. Tetanoz aşısı yapılır, ayrıca geniş yanıklarda gerekli antibiyotikler verilir. Had (akut) safha: A. Yara bakımı: Mevzii yara bakımının gayesi enfeksiyonun kontrolu ve yaranın elden geldiğince çabuk kapatılmasıdır. Yanıklı hastalar çoğunlukla 48 saat içinde doktora başvururlar. Daha önce anlatılan işlemler uygulandıktan ve sıvı tedavisine başlandıktan sonra bütün itina yara bakımına gösterilmelidir. Yara bakımında her işlem, mikrop bulaşmasını en aza indirecek ve cerrahi manada temiz ve yara meydana getirecek şekilde olmalıdır. Hasta yanık pansuman odasına alınıp, steril (mikropsuz) çarşaflar üzerine yerleştirilir. Hasta ılık ve steril suyla yıkanır, sonra cerrahi sabunlarla yıkanarak yara ve ölü dokular temizlenir. Yaranın üzerine antibakteriyel pomad sürülür, bunun üzerine de steril gaz bezi dolanır. (Sargısız açık pansumanı tercih eden merkezler de vardır.) Sızan sıvı emilmelidir, yoksa bu sıvıda bakteriler ürer. Temizleme yanık yarası iyileşinceye kadar gün aşırı yapılır. Eğer bir kol veya bacağın bütün çevresini saran derin bir yanık varsa yanmış deri gerilip bacağı kolu sıkabilir. Böylece dolaşım ileri derecede engellenir. Böyle durumlarda yanık deri üzerine uzunlamasına derin kesiler yapılmalıdır (eskaratomi). Yanık yarası tedavisinde yaraya sürülmek üzere gümüş nitrat çözeltisi, sulfamylon, gümüş sulfadiazin kullanılabilir. 15 gün ila 1 ay içinde yarada granülasyon dokusu gelişir. Bundan sonra greftleme (yama) ile yara korunabilir. B. Beslenme desteği: Yanıklı hasta ilk 24 saat damardan beslenmeye çalışılır. Bunlarda barsak düğümlenmesi sık olur. Sonra süt ve sıvı gıdalara başlanır. Bu hastalarda ilk hafta yeterli beslenme sağlanamaz. Üçüncü günden itibaren yumuşak gıdalar verilir. Birinci hafta sonunda normal beslenmeye geçilir Yanıklı hastada metabolik hız çok artmış olduğundan kalori açığının kapatılması gereklidir. Yanığa bağlı olarak ortaya çıkan diğer hastalıklar: A. Mikrobik hastalıklar: 1. Sepsis: Yara dokusunu işgal eden mikroorganizmaların vücûda yayılmasıyla meydana gelir. “Kan zehirlenmesi” de denen bu durum oldukça tehlikelidir. Tedavide dikkatli yara bakımı ve vakaya sebep olan yara dokusunun kazınması gereklidir. Hastalar ekseriya ölürler. 2. İltihabi tromboflebit: Bacaklardaki kirli kan damarlarının iltihaplanması sonucu meydana gelir. Tutulan damarın çıkarılması gereklidir. B. Sindirim sistemi hastalıkları: 1. İleus (Barsak düğümlenmesi): Geniş yanıklarda, potasyum eksikliğine bağlı olarak sık görülür. Üç-beş gün içinde iyileşir. 2. Mide kanaması: Yanık hastalarının % 12’sinde strese bağlı olarak üst sindirim sistemi kanamaları olabilir. Bundan korunmak için hastalara ülser ilaçları verilmeye başlanabilir. C. Nedbeleşme ve yanık yarasının kontraktürü (Büzüşme, şekil bozukluğu): Yanık iyileşmesi esnasında bağ dokusunun artışı büyük nedbe dokuları ve büzüşmelerin gelişmesine zemin hazırlar. Bağ dokusu hücrelerindeki kasılma özelliği sebebiyle yanık yarası kısalır. Eklemleri kat eden yanık yaraları, bu sebeple eklemlerin kasılmasına, açılmamasına sebep olur. Bunu önlemek için eklemler, büzüşmeye mani olacak şekilde uygun pozisyonlarda sarılmalı, yapılacak eksersizlerle hareket kabiliyeti korunmalı, basınçlı sargılar yapılmalıdır. Nedbe olgunlaştıktan sonraki geç safhada cerrahi olarak kontraktürler (büzüşmeler) düzeltilebilir.


Yanıklar nedir? Yanıklar hakkında konulu uzmana başvurunuz.








.:: Gulum.NET ::. 2002 - 2015 © Kalp Sevmekten Yorulmaz

Mobil Oto Cam  |  sohbet  |  sık kullanılanlara ekle  |  açılış sayfası yap  |  tavsiye et  |  gizlilik politikası