Gulum.net



şarkı sözleri | biyografi | rüya | türkü | türkiye | sohbet | müzik | şiir şair | hikaye | fıkra | oyun | hazır mesaj | gül resimleri



  ♥ Reklamlar




  ♥ Gülüm Menü

» Sohbet
» Gülüm Okey
» Sinema
» Cep Telefonları
» islamiyet
» Sağlık Rehberi
» Türkçe Lyrics
» Şarkılar
» Akor Akorlar
» Müzeler
» Astroloji
   Rüya Tabirleri
   Burç özellikleri
» Bioenerji
» Gazeteler
» üniversiteler
» Kadın
» Tatil
» özel günler
» bilmece
» Yemek Tarifleri
» Anne ve Bebek
» Deyimler
» Biliyormusunuz
» Web Siteleri
» Diyet
» Msn Yazıları


  ♥ Gülüm E Kart

» Günaydın Resimleri
» Cuma Resimleri
» Profil Resimleri
» Anneler Günü
» Araba Resimleri
» Arabalar
» Arkadaşlık Kartları
» Asker Resimleri
» Aşk Resimleri
» Atatürk Resimleri
» Babalar Günü Kart
» Bayram Kartları
» Bebek Resimleri
» Bulut Resimleri
» Doğa Resimleri
» Dağ Resimleri
» Doğum Günü Kartı
» Dini Resimler
» Gül Resimleri
» islami resimler
» Hayvan Resimleri
» Kalp Resimleri
» Kabe Resimleri
» Karadeniz Resimleri
» Kedi Resimleri
» Köprü Resimleri
» Komik Resimler
» Manzara Resimleri
» Masaüstü Resimleri
» Motor Resimleri
» Özür Dileme Kartı
» Özlem Hasret Kartı
» Hat Sanatları
» Regaib Kandili
» Mevlid Kandili
» Sevgi Resimleri
» Sevgililer Günü
» Yabancı Mankenler
» Yemek Resimleri
» Yeniyıl Kartları
» Msn Resimleri
» Film Poster
» Kırmızı Güller
» Sarı Güller
» Beyaz Güller
» Mavi Güller
» Pembe Güller
» Siyah Güller


  ♥ Gülüm Msn

» Msn Sözleri
» Msn Başlıkları



  ♥ öğretmenler günü



AÇIKLAMA -1-

Öğretmen; öğretme işini görev edinen kişiye denir. Öğretmenlik bir meslektir. Kişinin öğretmen olabilmesi için öğretmen yetiştiren bir okulu bitirmesi gerekir. İlkokullarda öğretmen Sınıf Öğretmenidir. Sınıfın bütün derslerini aynı öğretmen okutur. Ortaokul ve Liselerde ders öğretmenliği vardır. Meslek okullarında dersler özel şekilde yetiştirilmiş meslek öğretmenleri tarafından işlenir.

Eskiden öğretmene "Muallim", öğretmen yetiştiren okula da "Muallim Mektebi" denirdi. Ülkemizde öğretmen okulu ilk kez 16 Mart 1848'de açıldı.

Osmanlı İmparatorluğu döneminde eğitime ve öğretime önem verilmiyordu. Az sayıda okul vardı cumhuriyetin ilanıyla birlikte yurdumuzun her yanına yeni yeni okullar açıldı. Okul çağında olanlar bu okullarda okumaya başladı.

Atatürk, eğitimin, öğretimin yayılmasından, yaygınlaşmasından yanaydı. 1928 yılında Arap harflerinin kaldırılıp yerine bugün kullanmakta olduğumuz Türk harflerinin kabulü tüm yurtta sevinç yarattı. Halkın yeni harfleri kısa sürede öğrenip daha çok yurttaşın okur - yazar olmasını sağlamak amacıyla yoğun bir çalışma başladı. Okuma - yazmayı yaygınlaştırmak için okul çağı dışındaki yurttaşlara okuma - yazma öğreten okullar açıldı. Bunlara Millet Mektepleri adı verildi.

Atatürk, Ulus Okulları dediğimiz Millet Mektepleri'nde yazı tahtasının başına geçerek dersler verdi. Bakanlar kurulu 11.11.1928 günü yaptığı toplantıda Ata'ya Ulus Okullar Başöğretmenliği sanını verdi. 24 Kasım Atatürk'ün Millet Mektepleri Başöğretmenliğini kabul ettiği gündür.

Öğrencileri, öğretmenleri, okulu çok seven Atatürk yurt gezilerinde okullara uğrardı. Sınıflara girer, sıralara oturur, ders dinlerdi. Öğrencilere sorular sorardı. Öğretmenlerle konuşur, her yerde öğretmenliğin üstün bir meslek olduğunu anlatırdı.

Atatürk, öğretmenlerin Ulusal Kurtuluş Savaşı'nda nasıl canla başla çalıştıklarını yakından izlemiştir. Yurdumuzun düşman tarafından paylaşıldığı sırada öğretmenler Öğüt Kurulları oluşturarak halka ulusal bağımsızlık, Ulusal Kurtuluş Savaşı düşüncelerini yayıyordu. Öğüt Kurulları dışında öğretmenler 14 eğitim kuruluşu ile birlikte Milli Kongre Cephesini kurdular. Milli Kongre Cephesi, düşmanların İzmir'i işgal ettikleri günlerde Sultanahmet Mitingini hazırladı. Bu mitingin konuşmacılarından çoğu öğretmenlerdi.

Başöğretmen Atatürk, öğretmenlerin Ulusal Kurtuluş Savaşı'nda gösterdikleri etkinliği hep övmüştür. Atatürk yeni Türkiye'nin yaratılmasında öğretmenlere büyük görevler düştüğü inancındaydı. Çağdaş bir ulus olmamız için eğitimin yaygınlaşması gereğine inanıyordu. Bu nedenle Atatürk "Ulusları kurtaracak olan yalnız ve ancak öğretmenlerdir." Sözleriyle öğretmene verdiği önemi ve duyduğu saygıyı en güzel biçimde belirtmiştir. Atatürk'ün 100. Doğum yıldönümü 1981 yılında, 24 Kasımın her yıl Öğretmenler Günü olarak kutlanması kararlaştırıldı.

Öğretmenler Günü'nde öğretmenin toplum içindeki yeri, değeri belirtilir. Öğretmen sorunları dile getirilir. Öğretmenler Günü'nde; eğitime, öğretime hizmet etmiş, saygınlık kazanmış öğretmenler anılır. Gençlerin yetişmesindeki katkıları anlatılır. Mesleğe yeni giren öğretmenler 24 Kasımda Öğretmen Andı içerek göreve başlarlar.

Öğretmen; yapıcı ve yaratıcıdır. İnsan haklarına saygılıdır. Öğretmen özverili, çevreye güven ve inanç veren, içi insan sevgisiyle dolu bir kişidir. Atatürk; "Öğretmenler, yeni nesil sizin eseriniz olacaktır." demekle öğretmene yüklediği sorumluluğu ve değeri anlatmıştır.

Öğretmenler sevgi dağıtır. İçimizi aydınlatır. Bizi doğruya yöneltir. Bilgili kişiler olmamız için çaba gösterir. Dünyayı tanıtır. Öğretmen her alanda yeniliği, yenileşmeyi savunur. Gerçekleri anlatır. Beceri ve yeteneklerimizin gelişmesine yardımcı olur. Kısaca analar doğurur, öğretmenler yetiştirir.

AÇIKLAMA -2-

Bir milletin milli, ahlâki ve kültürel yönden güçlü ve medeniyet bakımından kalkınmış olması öğretmenlerinin üstün çalışmalarına bağlıdır. Milli birlik ve beraberliğimizin teminatı öğretmenlerdir.

Bizleri ham bir madde olarak ele alan öğretmenler, üzerimizde titiz, dikkatli ve sabırlı çalışmalar yaparak bizi şekillendirirler. Duygularımıza, ruhumuza, fikirlerimize ve hayata bakışımıza en güzel desenleri verirler.

Bize doğruyu, güzeli, iyiyi, mertliği, milli duyguları ve Atatürk ilkelerine bağlılığı öğreten öğretmenlerimizdir. Biz onların eseriyiz. Sıhhatini, nefesini, enerjisini, gençlik yıllarının hepsini bizim için harcar.

ÖĞRETMENİM

"Öğrenci gözüyle öğretmen" adlı yarışmada birincilik ödülü alan yazı:

Ben bir öğretmen çocuğuyum. İlk öğretmenim de annemdir. Öbür çocuklar gibi okula başlarken yabancılık çektiğimi söyleyemem. Yaşamım okulda başlamıştı. Ancak okula başlamamla yeni bir sorun önüme çıktı. Annemi öbür çocuklarla paylaşmak zorunda kalmıştım. Evde benim üzerime kanat geren, bana bir çiçek gibi özen gösteren annem, okulda ve özellikle sınıfımızda bambaşka biri oluyor, tüm çocuklar onunmuş gibi onlara da aynı sevgiyi gösteriyordu.

Dahası, onların sorunlarını eve de getiriyor ve hepsiyle ayrı ayrı ilgileniyordu. Bu benim kıskançlığımı arttırıyordu. Özellikle "Ümmü" ile çok ilgileniyordu. Bu siyah saçlı, siyah gözlü, tombul yanaklı köy çocuğu pek konuşkan değildi. Teneffüslerde oyunlara da katılmazdı. İçine kapanık, sessiz bir tipti. Annem teneffüslerde "Ümmü" ile oynardı. Ümmü'nün sorununa çözüm bulabilmek için ailesi ile sıkı bir ilişki kurmuştu. Bu çalışma kısa sürede meyvesini verdi.

Ümmü oyunlara bizim çağırmamızı beklemeden katılıyor, çalışmaları ile de kendini gösteriyordu. Annemin sevinci sonsuzdu. Bir ödül almışçasına "Ümmü'yü kazandım" diye seviniyordu. Fakat sevinci uzun sürmedi. Talihsiz bir olay Ümmü'nün yaşantısını alt üst etti. Soğuk bir kış günü evde yalnız kalan Ümmü, sobayı yakmak istemiş fakat yakamamış. Bakmış ki olmuyor, kızgın odunların üzerine gaz dökmüş ve kibriti yakmış. İşte ne oldu ise o zaman olmuş, sobadan fırlayan alevler Ümmü'yü sarmış. Dumanları gören komşular eve koşmuşlar. Ümmü'yü yarı baygın halde kurtarmışlar, yangını da bastırmışlar.

Ev kurtuldu. Fakat Ümmü geçirdiği korku nedeniyle konuşamaz oldu. Gösterildiği doktorlar Ümmü'yü ancak bir şokun konuşturabileceğini söylemişler. Annem Ümmü'yü sıkıntılı günlerinde yalnız bırakmadı. Sınıfa getiriyor, onunla yine ilgileniyordu.

Aradan iki ay geçti. Annem kalp çarpıntısı geçirerek derste rahatsızlandı. Rengi sararıyor, nefes almakta güçlük çekiyordu. Babam bir taksi getirdi, annemi bir battaniye içinde sarsmadan arabaya yerleştiriyorlardı ki; kekeleyen bir ses işitildi. "Öğretmenim ne olur iyi ol, seni çok seviyorum." Hepimizden önce annem tanıdı sesin sahibini. Ümmü'ydü bu.

Annem kapalı gözlerinin ardından sızan yaşlarla, "Ah ne güzel Tanrım. Ümmü de konuştu." dedi.

Ben de Başöğretmen Atatürk'ümün eğitim ordusunda öğretmen olacağım. Ben de bilgisizliğin karanlığına ışık tutacağım. Yurdumun çocuklarına bilgiden taç öreceğim. Öğrencilerimin gönüllerinde yaşayacağım.

Özlem ÖZTUĞ

  ♥ Gülüm Sözler

» Whatsapp Durumları
» Anlamlı Sözler
» Atasözleri
» Atatürk Sözleri Atatürk Mesajları
» Aile için Sözler
» Aşk Espirileri
» Aşk Sözleri
» Aşk Mesajları
» Asker Mesajları
» Anneler Günü Sms
» Ayrılık Mesajları
» Babalar Günü Sms
» Bayram Mesajları
» Cumhuriyet Bayramı Sözleri
» Dini Sözler
» Doğum Günü Sms
» Dostluk Mesajları
» Duvar Yazıları
» Erkek için Sözler
» Espirili Sözler
» Etkileyici Sözler
» Evlilik Sözleri
» Güzel Sözler
» Günaydın Mesajları
» Kadınlar için Sms
» Kandil Mesajları
» Kurban Bayramı
» Komik Mesajlar
» Komik Sözler
» Mani Sözleri
» özlem Mesajları
» özenli Sözler
» özlü Sözler
» özür Mesajları
» Ramazan Bayramı
» Sevgi Sözcükleri
» Sevgi Sözleri
» Sevgi Mesajları
» Sevgililer Günü
» Sitem Sözleri
» Spor Sözleri
» Telefon şakaları
» Teklif Mesajları
» Türkü Sözleri
» Yalnızlık Mesajları
» Yeniyıl Mesajları
» Ayrılık Sözleri
» Msn Mesajları
» Mevlana Sözleri
» Harbi Sözler
» Kamyon Sözleri
» çin atasözleri
» japon atasözleri
» Felsefi Sözler
» Romantik Sözler
» Araba Yazıları
» Bilgisayar Sözleri
» Takvim Sözleri
» Manalı Sözler
» Hasret Sözleri
» Hasret Mesajları
» Tebrik Mesajları
» Tatlı Mesajlar
» Nefret Sözleri
» Efsane Sözler
» Kurtlar Vadisi Sözleri
» Arabesk Sözler
» Hoş Sözler
» Kadir Gecesi Mesajları
» Kırgınlık Mesajları
» Kızgınlık Mesajları
» iyi geceler mesajları


  ♥ Gulum Diğer
» Genel Bilgiler
» ilginç bilgiler
» önemli buluşlar

  ♥ Msn Nickleri

» Anlamlı Nickler
» Ayrılık Nickleri
» Beşiktaş Nickleri
» Galatasaray Nickleri
» Komik Nickler
» şekilli nickler



.:: Gulum.NET ::. 2002 - 2017 © Kalp Sevmekten Yorulmaz

Mobil Oto Cam  |  Sohbet  |  Sohbet  |  sohbet  |  sık kullanılanlara ekle  |  açılış sayfası yap  |  tavsiye et  |  gizlilik politikası