Gulum.net


şarkı sözleri | biyografi | rüya | türkü | türkiye | sohbet | müzik | şiir şair | hikaye | fıkra | oyun | hazır mesaj | gül resimleri
Hikaye Anasayfa
Sohbet Odaları
Hikaye Ekle
Aile Hikayeleri
Arkadaş Hikayeleri
Asker Hikayeleri
Aşk Hikayeleri
Başarı Hikayeleri
Bilim Kurgu Hikayeleri
Chat Hikayeleri
çoban hikayeleri
Çocuk Hikayeleri
Dede Korkut Hikayeleri
Deyim Hikayeleri
Diğer Hikayeler
Dini Hikayeler
Dostluk Hikayeleri
Duygusal Hikayeler
Futbol Hikayeleri
Gerçek Hikayeler
Güzel Hikayeler
Hayat Hikayeleri
hızır hikayeleri
ilginç hikayeler
Kadın Hikayeleri
Komik Hikayeler
Korku Hikayeleri
Kısa Hikayeler
kıssadan hisse
meczup hikayeleri
Mektuplar
Okul Hikayeleri
Oyun Hikayeleri
Romantik Hikayeler
Savaş Hikayeleri
Sevda Hikayeleri
Sevgi Hikayeleri
sevgililer günü hikayeleri
tarihi hikayeler
Tatil Hikayeleri
Türk Hikayeleri
Türkçe Hikayeler
Türkü Hikayeleri
yahudi hikayeleri
Yarış Hikayeleri
Yaşanmış Hikayeler



Hapisteki Kahraman

HAPİSTEKİ KAHRAMAN
Hz. Ömer r.a.'ın hilafeti zamanında hicri 14. yılda, İranlılarla müslüman Araplar arasında meşhur Kadisiye muharebesi vaki olmuştu. Bu sırada müslümanların komutanı Sa'd b. Ebî Vakkas r.a., bir hastalık sonucu vücudunda çıkan çıbanlardan dolayı ayakta duramıyordu. Bunun için ordu karargâhında yaptırdığı uygun bir yapının balkonuna çıkmış, göğsünü bir yastık üzerine koyarak oradan orduyu idare etmeye başlamıştı.
Bu binada zincirlere vurulup hapsedilmiş, Ebu Mihcen adında şairliğiyle de meşhur bir kahraman vardı. Geçmişte içki içtiği de bilinen bu şair, şarabı öven birkaç beyitlik bir şiirinde şöyle deyivermişti: 'Ölürsem üzüm asması dibine gömüver beni / Öldükten sonra kökleri ıslatsın kemiklerimi!'

Bu zat işlediği bazı hatalar ve şarabı öven sözleri yüzünden nezarethanede tutuluyordu.

Binanın çevresinde atların dolandığı gören Ebu Mihcen, savaşa katılmadığı için yerinde duramıyordu. Sa'd b. Ebî Vakkas Hazretleri'nin hanımından ricada bulundu ve şöyle dedi:
-Beni salıver. Sa'dın Belka isimli atını da bana emanet ediver. Şu harbe katılayım. Sana söz veriyorum sağ salim dönersem, tekrar hapse girip ayaklarımı bağlatırım.'

Ebu Mihcen'in bu ricasını önce kabul etmeyen kadın, onun okuduğu dokunaklı bir şiirden sonra daha fazla dayanamadı, serbest bıraktı. Ebu Mihcen ise tanınmayacak şekilde yüzünü kapatarak, Belka adındaki kısrağa binip muharebe sahasına daldı. Öyle bir dalış ki, düşman süvarilerini birbirine kattı, herkesi şaşkına çevirdi. Gece yarılarına kadar hayret verici bir kahramanlık gösterdi.

Kimse onu tanıyamadığı için, 'Melek midir, Hızır mıdır?' diye söyleşmeler olurken, Sa'd Hazretleri de, 'Ebu Mihcen hapiste olmasaydı, bu odur ve bindiği at da benim atım Belka'dır, derdim' diyordu. Ebu Mihcen geceleyin tekrar köşkteki nezarethaneye dönüp kendini zincire vurdu.

Sa'd bir ara ahır kısmına inince, atının terli olduğunu gördü ve sebebini sordu. Oradakiler de olanları anlattılar. Sa'd Hazretleri Ebu Mihcen'den memnun kaldı, onu serbest bıraktı. Ebu Mihcen de hataları için tevbe etti.


7735 kez okundu

Gönderen: webmaster



Önceki Hikaye || Sonraki Hikaye
BU KATEGORİDE EN ÇOK OKUNAN 20 HİKAYE
1. Ebabil Kuşları
2. Nuh (a.s)'ın Gemisi
3. Ahde Vefa
4. Dul Kadın ve Yahudinin imanı
5. Alay Etmenin Cezası
6. Adalet
7. Allah Nasıl Misafir Edilir?
8. Doğruluk
9. Bir Kalpte Beş Sevgi
10. HABİL İLE KABİL
11. Alın Teri
12. şeytanın pisliği
13. Ağızdaki Taşın Hikmeti
14. Allah'tan Utanandan Her Şey Utanır
15. Cehennemden Kurtulabilecek miyim?
16. Allah'ı Bilmeye Yüz Delil
17. Akşama Kadar Yaşamak
18. Allah'ın Emaneti
19. Cami ve Kilise
20. Cürmüm İle Geldim Sana


.:: Gulum.NET ::. 2002 - 2017 © Kalp Sevmekten Yorulmaz

Mobil Oto Cam  |  Sohbet  |  Şifalı Bitkiler  |  Sohbet  |  sohbet  |  sık kullanılanlara ekle  |  açılış sayfası yap  |  tavsiye et  |  gizlilik politikası