Gulum.net


şarkı sözleri | biyografi | rüya | türkü | türkiye | sohbet | müzik | şiir şair | hikaye | fıkra | oyun | hazır mesaj | gül resimleri
Hikaye Anasayfa
Sohbet Odaları
Hikaye Ekle
Aile Hikayeleri
Arkadaş Hikayeleri
Asker Hikayeleri
Aşk Hikayeleri
Başarı Hikayeleri
Bilim Kurgu Hikayeleri
Chat Hikayeleri
çoban hikayeleri
Çocuk Hikayeleri
Dede Korkut Hikayeleri
Deyim Hikayeleri
Diğer Hikayeler
Dini Hikayeler
Dostluk Hikayeleri
Duygusal Hikayeler
Futbol Hikayeleri
Gerçek Hikayeler
Güzel Hikayeler
Hayat Hikayeleri
hızır hikayeleri
ilginç hikayeler
Kadın Hikayeleri
Komik Hikayeler
Korku Hikayeleri
Kısa Hikayeler
kıssadan hisse
meczup hikayeleri
Mektuplar
Okul Hikayeleri
Oyun Hikayeleri
Romantik Hikayeler
Savaş Hikayeleri
Sevda Hikayeleri
Sevgi Hikayeleri
sevgililer günü hikayeleri
tarihi hikayeler
Tatil Hikayeleri
Türk Hikayeleri
Türkçe Hikayeler
Türkü Hikayeleri
yahudi hikayeleri
Yarış Hikayeleri
Yaşanmış Hikayeler



Ceza Olarak Eli Kesilen Şeyh

Ceza Olarak Eli Kesilen Şeyh

--------------------------------------------------------------------------------

Şeyh Hammad (Ebu'l - Hayr Tinati) Hazretlerinin bir eli kesikti. Bir gün mürüdlerinden biri küstahlık ederek ona elinin kesilmesine sebep olan şeyin ne olduğunu sordu. Şeyh Ebu'l - Hayr Tinati Hazretleri elinin kesilmesine sebep olan hadiseyi şöyle anlattı:

- Gençliğimde bir hünah işledim. Ondan dolayı elimi kestiler, buyurunca ne zaman olduğun sordular.

Hz.Şeyh de meseleyi başından anlatmaya başladı.

- Ben mağrip diyarında oturmakta idim. Sefere çıkmayı ve biraz gezmeyi arzuladım. Tınattan ayrılıp İskenderiye'ye geldim. Orada oniki sene kaldım. İskenderiye'den sonra Dimyat'a dökülen ırmak kenarına dağa kamıştan bir ev yapmıştım. O sıralarda Dimyat'a çok gelen- giden olurdu. Irmağın başına otururlar, yemeklerini yerler ve sofralarının artıklarını da kaleenin dibine dökerlerdi. Ben kimseden habersiz, oradaki köpeklerle beraber dökülen ekmeklere üşüşür ve nasibimi alırdım. Yaz mevsiminde bütün azığım bu idi.

Kış olunca ise evimin etrafında çok saz yetişirdi. Ben sazların kökünün tazesini ve beyazını alarak yerdim, kukrlarını atardım. Kışın da azığım bı idi. Bir gün hatırıma:

- Ey Ebu'l Hayr, sen kendini mütevekkil zannedersin. Halkın yapmadığın yapıyorum zannedersin ama otlaklarda otluyorsun, bir şeyler bulup yiyorsun, diye geldi. Kendi kendime:,dedim.Böylece 12 gün geçti, namazın farzını sünnetini ve nafileleri tamamen kılıyordum.
12 gün de sadece nafileleri terk ederek namaza devam ettim.Sonra sünneti terk ettim.12 gün sadece farz namazı kılmaya başladım.Sonra kıyamdan, daha sonra da oturarak da kılmaktan aciz kalarak farzları da eda edemez olmuştum.Sırrımla niyaz ederek: diye yalvardım.
Ansızın önümde iki yuvarlak daire görüldü.İçinde de birşey vardı.O iki yuvarlak kürs her gece bana gelir bende içindekini yer,gıdamı temin ederim. (Şeyh yediği şeyin ne olduğunu söylemediği gibi yanındakiler de ne olduğunu sorrmadılar.)
Böylece bir müddet devam ettikten sonra bana gaza için sınır boyuna gitmem işaret edildi.Buralarını müslümanlar ellerinde bulunduruyorlardı.Ben sınır boyuna gittim.Bir köye vardım.Cuma günü idi.
Mescidin kapısında bir kaç kişi toplanmışlar sohbet ediyorlar,birisi anlatıyor öbürleri dinliyorlardı.Anlatan Zekeriyya Aleyhisselamın ağaca saklandığını ve müşrikler tarafından destere ile kesildiğini anlatmakta idi.O'nun sabrından bahs ederken ben içimden şöyle geçirdim:
Oradan ayrılıp sınır boylarında Antakya'ya geldiğimde dostlarım bana bir kılınç-kalkan verdiler.Sonra sınır boyuna müteveccihen oradan ayrıldım.Düşmandan korkarak duvar arkalarına sığınmaktan Allah'tan haya ettiğimden oralardaki meşeliğe geçtim.Gece deniz kenarına gelir,abdest alır,namaz kılardım.Gündüz olunca da yine o meşeliğe geçer düşmanın gelmesini beklerdim.
Birgün meşelikte gezerken yemişlerinin bazısı olgunlaşmış,bazısı henüz olgunlaşmamış bir meyve ağacı gördüm.Bu çok hoşuma gitmişti.Allah'a verdiğim sözden o anda gafildim.Elimi uzatarak yemişlerden bir miktar topladım.Sonra birkaç tanesini yemeğe başladım.Bir kısmı ağzımda bir kısmı da elimde olduğu halde yeminim aklıma geldi.Hemen elimde olanları serptim,ağzımdakileri tükürdüm.Kendi kendime mihnet ve bela vakti yaklaştı,dedim.Kılıcımı-kalkanımı ve mızrağımı bir kenara attım,bir ağacın dibine varıp elim şakağımda düşünmeye başladım.Hatta işledim.Şimdi benim halim ne olucak diye düşünüyordum. Ben dalgın dalgın düşünmekte iken bir bölük atlı silahlı kişi gelerek etrafımı sardı.Sonra beni yaka-paça deniz kenarına emir (Reislerinin) yanına götürdüler.
Daha evvel bazı köylüler de benim gibi yakalanarak sultanın huzuruna getirilmiş,bekletiliyorlarmış. Sultan bana:
_Sen kimsin? Necisin? dedi.
Ben:
_Allahın kullarından bir kulum,deyince de orada bulunan esir köylülere tanıyıp tanımadıklarını sordu.
Tanımadıklarını söylediler.Onlara:
_Bu sizin büyüğünüz,fakat siz onu mazur göstermek için tanımadığınızı söylüyorsunuz,kendinizi feda ediyorsunuz,dedi.
Biraz sonra kararını verdi.O kalabalıktan birer birer ayrıp birer el, birer ayaklarını kestiler. Sıra bana gelince:
_Elini uzat! dediler.
Uzattım ve bir vuruşta sağ elimi kestiler.Ayağını da uzat dediklerinde sırtüstü yatarak ayağımı uzattım ve:
_Ya Rabbi! Elim günah işlemişti kestirdin,ayağımın ne suçu var!...diye içimden yalvardım.
O anda atlılardan biri atından atlayarak:
_Durun,kesmeyin,bu adam falan zattır!. Ne yapıyorsunuz, dünyayı başımıza mı yıkacaksınız.Ben bunu tanıyorum! diye bağırdı.
Bunun üzerine reis atından inerek o kesilen eli öptü.Bana da:
_Biz hata ettik,bizi affet,diye yalvardı.
Ben de:
_O suçlu bir eldi.Kestiniz,hakkımı helal ettim, dedim.
Ondan sonra çok ağladım.Çünkü bir anlık dalgınlık yüzünden hem elimden olmuş hemde o her zaman nereye gitsem beni bulan yuvarlak kürsten mahrum olmuştum.İşte bu elimin kesilmesi böyle bir hadise sonucu olmuştur.Bu bir suçlu eldir ve cezasını çekmiştir.Allah ahirette çektirmesin...


Kaynak: Büyük Dini Hikayeler, İ.Sıddık İmamoğlu, Osmanlı Yayınevi




10628 kez okundu

Gönderen: webmaster



Önceki Hikaye || Sonraki Hikaye
BU KATEGORİDE EN ÇOK OKUNAN 20 HİKAYE
1. Ebabil Kuşları
2. Nuh (a.s)'ın Gemisi
3. Ahde Vefa
4. Dul Kadın ve Yahudinin imanı
5. Alay Etmenin Cezası
6. Adalet
7. Allah Nasıl Misafir Edilir?
8. Doğruluk
9. Bir Kalpte Beş Sevgi
10. HABİL İLE KABİL
11. Alın Teri
12. şeytanın pisliği
13. Ağızdaki Taşın Hikmeti
14. Cehennemden Kurtulabilecek miyim?
15. Allah'tan Utanandan Her Şey Utanır
16. Akşama Kadar Yaşamak
17. Allah'ı Bilmeye Yüz Delil
18. Allah'ın Emaneti
19. Cami ve Kilise
20. Cürmüm İle Geldim Sana


.:: Gulum.NET ::. 2002 - 2017 © Kalp Sevmekten Yorulmaz

Mobil Oto Cam  |  Sohbet  |  Sohbet  |  sohbet  |  sık kullanılanlara ekle  |  açılış sayfası yap  |  tavsiye et  |  gizlilik politikası