Gulum.net


şarkı sözleri | biyografi | rüya | türkü | türkiye | sohbet | müzik | şiir şair | hikaye | fıkra | oyun | hazır mesaj | gül resimleri
Hikaye Anasayfa
Sohbet Odaları
Hikaye Ekle
Aile Hikayeleri
Arkadaş Hikayeleri
Asker Hikayeleri
Aşk Hikayeleri
Başarı Hikayeleri
Bilim Kurgu Hikayeleri
Chat Hikayeleri
çoban hikayeleri
Çocuk Hikayeleri
Dede Korkut Hikayeleri
Deyim Hikayeleri
Diğer Hikayeler
Dini Hikayeler
Dostluk Hikayeleri
Duygusal Hikayeler
Futbol Hikayeleri
Gerçek Hikayeler
Güzel Hikayeler
Hayat Hikayeleri
hızır hikayeleri
ilginç hikayeler
Kadın Hikayeleri
Komik Hikayeler
Korku Hikayeleri
Kısa Hikayeler
kıssadan hisse
meczup hikayeleri
Mektuplar
Okul Hikayeleri
Oyun Hikayeleri
Romantik Hikayeler
Savaş Hikayeleri
Sevda Hikayeleri
Sevgi Hikayeleri
sevgililer günü hikayeleri
tarihi hikayeler
Tatil Hikayeleri
Türk Hikayeleri
Türkçe Hikayeler
Türkü Hikayeleri
yahudi hikayeleri
Yarış Hikayeleri
Yaşanmış Hikayeler



Münafıkın Gözü Olmasaydı

Bir gün öğle nemâzından sonra, Cebrâîl aleyhisselâm yetmişbin melek ile gelerek, En'âm sûresini getirdi. Resûlullah hazretleri o gece bütün Eshâb-ı kirâmı Âişe r.a hazretlerinin evinde topladı. Kandil yakıp, Sûre-i En'âmı okudular. Kandil ışıksız oldu.
Resûlullah hazretleri Ebû Bekr hazretlerine buyurdular ki,
- Yâ Ebâ Bekr, kandili ışıklandır.
Bir sâat sonra yine karardı.
Hazret-i Resûl-i ekrem yine buyurdu.
- Yâ Ebâ Bekr, kandilin ışığını çoğalt..
Hazret-i Ebû Bekr, kandili ışığını çoğaltmak için kalkdı. Bakdı ki kandilin yağı tükenmiş.
Dedi ki,
- Yâ Resûlallah! Kandilde yağ kalmamış. Bu gece yağ almak imkânımız da yokdur. Kandil bize lâzımdır, kelâm-ı Rabbilâlemîni okuyalım.
Hazret-i Resûlullah buyurdular ki,
- Bir mikdâr kendi ağzının tükrüğünden kandile damlat.
Âişe-i Sıddika hazretleri buyurur ki,
- Babam bir mikdâr ağzının suyunu, Resûlullah hazretlerinin emr-i şerîfi ile kandile damlatdı. Kandilin ışığı çoğaldı. Allahü tebâreke ve teâlâ hazretlerinin emr ve fermânı ile şiddetli bir ışık oldu ki, Eshâb-ı kirâmın gözlerini kamaşdırdı.
Server-i âlem 'sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem' hazretleri buyurdu ki:
- Bu kandili söndürmeyiniz!
Kırk gün kırk gece o kandil, Âişe-i Sıddîka hazretlerinin evinde yandı.
Bir münâfık hazret-i Âişenin evine geldi. O kandili gördü.
- Ne acâib kandil, kırkgün kırk gecedir sönmez, dedi.
O sâatde o kandil söndü. Cebrâîl aleyhisselâm geldi ve dedi:
- Yâ Muhammed! Allahü tebâreke ve teâlâ hazretleri buyurur:
"Ben çeşm-i bed [fenâ bakışlı] kullar da yaratdım. Eğer o münâfıkın gözü olmasaydı, kıyâmete kadar o kandil; Ebû Bekrin 'radıyallahü teâlâ anh' ağzının suyunun bereketi ile sönmez idi."

Kaynaklar:
1) Evliyalar Ansiklopedisi, İhlas
2) Menakıb-i Çihar Yar-i Güzin


2956 kez okundu

Gönderen: editor



Önceki Hikaye || Sonraki Hikaye
BU KATEGORİDE EN ÇOK OKUNAN 20 HİKAYE
1. Ebabil Kuşları
2. Nuh (a.s)'ın Gemisi
3. Ahde Vefa
4. Dul Kadın ve Yahudinin imanı
5. Alay Etmenin Cezası
6. Adalet
7. Allah Nasıl Misafir Edilir?
8. Doğruluk
9. Bir Kalpte Beş Sevgi
10. HABİL İLE KABİL
11. Alın Teri
12. şeytanın pisliği
13. Ağızdaki Taşın Hikmeti
14. Allah'tan Utanandan Her Şey Utanır
15. Cehennemden Kurtulabilecek miyim?
16. Allah'ı Bilmeye Yüz Delil
17. Akşama Kadar Yaşamak
18. Allah'ın Emaneti
19. Cami ve Kilise
20. Cürmüm İle Geldim Sana


.:: Gulum.NET ::. 2002 - 2017 © Kalp Sevmekten Yorulmaz

Mobil Oto Cam  |  Sohbet  |  Şifalı Bitkiler  |  Sohbet  |  sohbet  |  sık kullanılanlara ekle  |  açılış sayfası yap  |  tavsiye et  |  gizlilik politikası