Gulum.net


şarkı sözleri | biyografi | rüya | türkü | türkiye | sohbet | müzik | şiir şair | hikaye | fıkra | oyun | hazır mesaj | gül resimleri
Hikaye Anasayfa
Sohbet Odaları
Hikaye Ekle
Aile Hikayeleri
Arkadaş Hikayeleri
Asker Hikayeleri
Aşk Hikayeleri
Başarı Hikayeleri
Bilim Kurgu Hikayeleri
Chat Hikayeleri
çoban hikayeleri
Çocuk Hikayeleri
Dede Korkut Hikayeleri
Deyim Hikayeleri
Diğer Hikayeler
Dini Hikayeler
Dostluk Hikayeleri
Duygusal Hikayeler
Futbol Hikayeleri
Gerçek Hikayeler
Güzel Hikayeler
Hayat Hikayeleri
hızır hikayeleri
ilginç hikayeler
Kadın Hikayeleri
Komik Hikayeler
Korku Hikayeleri
Kısa Hikayeler
kıssadan hisse
meczup hikayeleri
Mektuplar
Okul Hikayeleri
Oyun Hikayeleri
Romantik Hikayeler
Savaş Hikayeleri
Sevda Hikayeleri
Sevgi Hikayeleri
sevgililer günü hikayeleri
tarihi hikayeler
Tatil Hikayeleri
Türk Hikayeleri
Türkçe Hikayeler
Türkü Hikayeleri
yahudi hikayeleri
Yarış Hikayeleri
Yaşanmış Hikayeler



bayramlık ayakkabılar

Feryatlar, ağıtlar ve hıçkırıklar yükseliyordu. Herkes ağlıyor, fakat içlerinden biri diğerlerini bastırıyordu. Onun ağlaması daha bir içli, daha bir yakıcıydı.

Kucağında bir çift ayakkabı vardı. Onları sımsıkı sarıyor ve bir bebek gibi bağrına basıyordu. Sonra kendi kendine konuşuyor,

- Giyemedin yavrum, giyemedin...diyordu acıyla.

Hadiseleri hatırladığıma göre, demek ki çok küçük değildim. Belki dokuz-on yaşlarındaydım, belki de biraz daha küçük. Ama, ayakkabılara sarılarak ağlayan o anneyi iyi hatırlıyorum.

Neden yavrusu gibi kucakladığını ise herkes biliyordu ne yazık!

Kanat gerdiği ayakkabılar, bayrama bir gün kala, traktör altında kalarak can veren oğluna aitti.

Bayramlık olarak alınan o bir çift ayakkabıyı, çocuğun bütün ısrarlarına ve yalvarmalarına rağmen, bayramdan önce giydirmemişler ve çocuktan sabretmesini istemişlerdi.

Kimse yakıştırmamıştı o küçücük yavruya ölümü. Kimse, bayrama varmadan ölebileceğini hesaplamamıştı. Hatta böyle bir ihtimal, kimsenin aklına gelmemişti.

Ama işte, yaşlı genç ayırmadan ansızın gelen ecel, ufacık bir çocuğu da buluvermişti.

....Ve ayakkabılar. O, her ısrarına rağmen çocuğa giydirilmeyen ayakkabılar, birdenbire, yavrucaktan arda kalan en acı hatıra oluvermişti.


*****


Kimse bilmez hangi anda can vereceğini. Büyük nimettir aslında bu bilmezlik. Büyük lütuftur. Bir o kadar da büyük imtihandır,herkes için.

Ölene de kalana da bir büyük derstir.

Lâkin, ölenler için vakit bitmiştir. Kalanlar için, ne kadar daha zaman olduğu ise, herkese meçhul bir bilgidir.


23704 kez okundu

Gönderen: editor



Önceki Hikaye || Sonraki Hikaye
BU KATEGORİDE EN ÇOK OKUNAN 20 HİKAYE
1. anne kalbi
2. affet babacığım
3. anne şefkati
4. evlilik
5. dostluğun öyküsü
6. hiç hayallerinizden sıfır aldınız mı
7. sesine ve sözüne hasret
8. ölüm
9. tebessüm
10. deniz fenerinin aşkı
11. gönül kapısı
12. hayata tebessümle bakabilmek
13. deniz yıldızı
14. baba olmak
15. bayramlık ayakkabılar
16. küçük kızın armağanı
17. O nun Gözünden Gördün Kendini
18. küçük dostum
19. gurbet çiçekleri


.:: Gulum.NET ::. 2002 - 2017 © Kalp Sevmekten Yorulmaz

Mobil Oto Cam  |  Sohbet  |  Şifalı Bitkiler  |  Sohbet  |  sohbet  |  sık kullanılanlara ekle  |  açılış sayfası yap  |  tavsiye et  |  gizlilik politikası