Gulum.net



şarkı sözleri | biyografi | rüya | türkü | türkiye | sohbet | müzik | şiir şair | hikaye | fıkra | oyun | hazır mesaj | gül resimleri

Türk Halk Müziği Sanatçısı efkan şeşen biyografisi efkan şeşen hakkında biyografi efkan şeşen
Sohbet Odaları
Popüler Biyografiler
e kart
sohbet
güzel sözler
gazeteler



a  b  c  ç  d  e  f  g  h  ı  i  j  k  l  m  n  o  ö  p  r  s  ş  t  u  ü  v  y  z 
efkan şeşen

Efkan Şeşen

1963 yılında İstanbul`da doğan Efkan Şeşen, Arhavi`li bir ailenin oğludur. O yıllarda babası Hava Astsubayıdır ve çocukluğu Kadıköy`de geçer. İlk, orta ve liseyi başarıyla tamamlar.

70`li yılların sonunda dönemin gençlik hareketlerinde yer alır ve 1980-1987 yıllarını İstanbul Cezaevlerinde geçirir. Müziğe olan yetenek ve ilgisi burada açığa çıkar. 1986-1990 yıllarında Grup Yorum`un solistliğini yapar.




1991 yılında bu süreçten kopan sanatçı, yaşamını müzikle devam ettirir. Enstürman olarak Gitarı seçer. Kısa sürede öğrenir ve sözleri, ezgileri kendisine ait eserler üretmeye başlar. 1995 yılında Didar Şeşen ile evlenir.

Aynı yıl Dokuz Altı Yollarında adlı albümü Hades Müzik Yapım tarafından piyasaya sunulur. Sırasıyla; 1995 yılı sonunda Gün Ağarırken, 1996`da Göçer Oldum, 1997`de Merhaba, 1999`da Gözleri Hala Çocuk adlı albümleri çıkar. 2001 Ekiminde de son albümü Dar Kapılar piyasadadır.

1996 yılında eşi Didar Şeşen`in albümü Sitem, söz ve müzikleri, düzenleme ve yönetmenliği kendisine ait özel bir çalışmasıdır. Her ne kadar kendi çalışmaları dışında özel bir uğraş içinde olmasa da, 2001 yılında çıkan Engin Karademir`in Tuzak adlı albüm çalışmasının aranjörlük ve yönetmenliğini de yapmıştır.
Sanatçının Ezgi adında kızı, Sinan adında bir oğlu vardır.

Efkan Şeşen için en temel olgu Ailesi, gitarı ve emek verdiği üretimleridir. Gençlik yıllarının onda yarattığı kişilik, popüler kültürün dışında mütevazi aile yaşamı ve müziğe gönül vermişliğidir. Gerek yaşamında gerekse eserlerinde bu bütünlük gözden kaçmaz. Ona temel kazandıran bu geçmiş, çalışmalarında, kendi özgünlüğünü samimi sunmasını getirir.

Grup Yorum`la birlikte olduğu yıllarda, grubun özgün çıkışında sesiyle yeralan sanatçının bu özelliği her dönemin gençliğince belleklerde taze kalmıştır.
1991 yılında bu özelliğini, gitarda yoğunlaşıp, söz ve müzikleri kendisine ait eserler üretmekle bütünleştirir. Kısa sürede öğrendiği bu enstürmanla bir yıl özel bir müzik evinde kurslar verir.

İlk eserleri başlangıçta slowdur. Yoğun süreçlerin dışına çıkmış ve içinde yaşadığı koşullarda kendi iç dünyasını yansıtmıştır daha çok. Bu samimiyet sonraki albümlerinde de değişmeyen bir özelliktir ve Efkan Şeşen`in müzik piyasasının insanı koşullayan, kalıplara sokan handikaplarından uzak, popüler olmayan kendisine özgü bir üslup yakalaması ve devam ettirmesinin de nedenidir. Bu üslup, bir kısmının dışında olsa bile, gerçeğin bütününü gözeten ve kendisi gibi yaşayanların paylaştığı ve sevdiği üretimlerinin; konu, içerik, ezgi ve düzenleme biçimleri farklılıklar taşısada ( hatta albümler farklılaşsada ) bir ifade ortaklığını oluşturur. Çünkü yaşamın, her biri değişime uğrayan ( kendisinide içine alan ) farklılıklarının adı gerçek ise; üretimlerindeki değişmelerinde buna sadık kalış samimiyetide, değişmeyen özelliği olmuştur sanatçının. Kendisi, yaşamı, eserleri ve sevenleri kalıcı bir uyum oluşturmuştur.

Gün Ağarırken albümü, onun eleştirileride görmezden gelmediğinin kanıtıdır. En çok sevilen albümüdür sanatçının. İlk albümünde daha çok bireyin iç dünyasını yansıtan sanatçı, bu çalışması ile toplumsal içeriği ön plana çıkarmış ve yalın bir düzenleme ile türkü formu ağırlıklı bir çalışma sergilemiştir.

Sanatçı, bir sonraki Göçer Oldum ile yenilik arayışlarına girmiş, düzenlemeleri ilk defa kendisi yapmış ve geniş bir alt yapı kullanmıştır. Ardından sırasıyla çıkan Merhaba ve Gözleri Hala Çocuk adlı albümler biraz daha dinamik ve popüler müziğe yakındır. Ama öz olarak, temel değerlere tutunma özelliği taşırlar. Seyrekte olsa dinleyicilerinden gelen bir eleştiri, Gün Ağarırken gibi bir çalışma olmayışı idi. Bu albümü sevenlerin çokluğu ve yaptıkları tercihe sanatçı, samimiyetini sunar: "Ben ne yaşıyor, ne görüyorsam onu hissediyor ve üretimlerime yansıtıyorum, bundan vazgeçemem". Yani, çevresinde, yaşamında ve kendindeki birbirine bağlı değişmelere, kısaca gerçeğe bağlı kalmak. Bunu umuda, yaşamın güzel tarafına sarılmayı ( acı ve hüzne rağmen ) ihmal etmeden yapmak. "Cilveloy", "Vakitsiz", "Yaralıyım", "Gözleri Hala Çoçuk", "Rüzgar Ol" vb eserler vazgeçilmez güzellikleri hüzün ve coşkuyla verir. Ama sanatçının da inkar etmediği bir sıkıntı vardır gizliden gizliye.. Yozlaşmanın , çürümenin boyutlarının daha bir derinleşmesi, toplumsal ve insani değerlerin, hızla yok olmaya yüz tutması.

Bunun yansımalarını son albümü olan Dar Kapılar`da çok net görmekteyiz. "Gitmeliyiz", "Mor Dağlar", "Yana Yüreğim Yana", "Ey Civan", "Döneceğim Birgün", "Dar Kapılar", "Sevgi", "İstemedin Ya", vb eserler, çürümek ile öz değerleri korumak ve onlara dönmek noktasındaki ikilemde kesin tercih zamanı olduğunu anlatır.
Efkan Şeşen, Artvin yöresi derlemelerini, enstürmantal bestelerini, türkü ve batı formundaki üretimlerini ayrı projeler şeklinde biçimlendirmeyi düşünürek çalışmalarını sürdürmekte. Ayrıca Anadolunun birçok yöresinde konserler vermeye ve etkinliklere katılmaya devam etmektedir.

Bu faaliyetler, zorluklara karşın, ticari bir olgu olmasındanöte daha çok gönül ve kültür işidir. Ama yaşamını müzikle sürdürmeye çalışan bir sanatçının, gittikçe bozulan bir organizasyon ahlakı karşısında ayakta kalması da zordur.

Efkan Şeşen, herşeye karşın, kendisini sevenlerle paylaştığı o güzel atmosfere duyduğu sevgi ve saygıyla yoluna devam ediyor.


Meslek: Türk Halk Müziği Sanatçısı

Gönderen: Editör


8466 kez okundu





.:: Gulum.NET ::. 2002 - 2014 © Kalp Sevmekten Yorulmaz

sohbet  |  sık kullanılanlara ekle  |  açılış sayfası yap  |  tavsiye et  |  gizlilik politikası  |